| Konu: | AÇIKLAMALAR |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 22.10.2026 |
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te bu yüce çatıda yaptığı tarihî çağrının üzerinden tam iki yıl geçti. 1 Ekimde Meclis zemininde atılan o kararlı adımla başlayan süreç Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet duruşu, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin tavizsiz devlet aklı ve cesareti, Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yüksek kararlılığı, kurumlarımızın titiz çalışmalarıyla bugün kurumsal ve tarihî bir zemine kavuşmuştur. Bilge liderimiz Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024'te yaptığı o tarihî seslenişle şunu ifade etmişti: "Dünyanın acılar içinde kaosa sürükleneceğini şimdiden görüyorum; bu nedenle, Nuh'un Gemisi'ni yeniden inşa etmek ve tarihi yeniden yazmak vaktidir." O milat çok kısa sürede Türkiye'yle birlikte bölgemizin ve insanlığın da kurtuluş rehberine dönüştü. Sayın Devlet Bahçeli su misali, kararlı, berrak, güçlü, sabırlı ve bereketli ruhuyla milyonlarca yüreğe dokunmuş ve asırlık acıları dindirecek huzur fidanlarını yeşertmişti ve terörsüz Türkiye 2'nci yılında milyonlarca annenin tomurcuklar açan yüreğine de vesile oldu kardelenler misali.
Terörsüz Türkiye vizyonu salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade, devletin bekası, iç cephemizin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı da kapsayan; toplumsal bütünlüğü, kardeşliği, millî dayanışmayı ve ülkemizin stratejik geleceğini esas alan, kapsamlı bir devlet politikasıdır. Devletin zamana ve şartlara göre değişen yapıları ve tutumları olabiliyor ancak değişmeyen tek bir ruhu vardır; o da ebet müddet devlet aklı, millet ebet müddet. Bizim yolumuz, Orhun Abideleri'nden seslenen Bilge Kağan'ın, Söğüt'te kutlu sancağı açan Ertuğrul Gazi'nin, İstanbul surlarını aşan Fatih Sultan Mehmet'in ve istiklal mücadelesini zaferle sonuçlandırıp, düşmanı İzmir'de denize döken ve bu zaferi cumhuriyetle taçlandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yoludur. Bizim zihnimiz ve kalbimiz, Oğuz Kağan'ın "Gök çadırımız, güneş tuğumuz olsun." kızıl elmasıyla, Yunus Emre'nin, Hacı Bektaş Veli'nin, Hacı Bayram Veli'nin, Âşık Veysel'in, Melaye Ciziri'nin erdemli meşalesini rehber edinen düşüncelerle doludur. Bugün çatışmalı şiddet ortamlarını kardeşlik zeminine çeken, kırk yıllık terörle mücadele birikimimizden süzülen, bu tecrübeyle süzülen bu özgün sentez ilmik ilmik görülen Devlet Bahçeli modelidir, Türkiye modelidir, millî bir modeldir. Bu model, ithal reçeteleri elinin tersiyle iten, üçüncü gözü reddeden, milletimizin kendi sosyolojisinden, tarihinden ve devlet geleneğinden doğan, yarın dünya akademilerinde ve uluslararası krizlerde barışın anahtarı olarak okutulacak yerli ve millî bir örnektir. Bu kutlu yürüyüşün en somut nişanesi önce Meclisimizde Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve ardından 467 milletvekilimizin yüksek iradesiyle Gazi Meclisimizde kabul edilen, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7595 sayılı Kanun olmuştur. Bu Kanun ceza adalet sistemi ve infaz hukuku çerçevesinde sistematik terörü tamamen tarihe gömmeyi amaçlayan, iç cephemizi tahkim eden, sınırlı ve koşullu stratejik ve önemli bir adımdır.
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Bu Kanun yalnızca teknik bir mevzuat maddesi olarak değil ortak gelecek irademizin ve kardeşlik hukukunun tescili olarak da okunmalıdır. Terörsüz Türkiye anaların gözyaşının dindiği, kaynaklarımızın terör baronlarına değil üretime, teknolojiye, eğitime aktığı bir Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye İlayıkelimetullah davasıyla mazlum milletlerin yegâne ümidi olan Türkiye'mizi küresel bir güç merkezine dönüştürme ve barışın öncüsü olma kararlılığıdır. Yürüyecek yolumuz, varacak kutlu menzilimiz vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefi millî ve üniter devlet çatısı altında korunacaktır. Hedefimiz berrak, irademiz kesindir: Güçlü devlet, yekvücut, huzurlu, güvenli millet ve ebediyen payidar kalacak Türkiye Cumhuriyeti diyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk dünyası, ortak tarihimizin ve kültürel hafızamızın ötesinde, geleceğe yönelik büyük bir iş birliği imkânını ifade etmektedir. Geniş bir coğrafyaya uzanan tarihî bağlarımızı günümüzün ekonomik, teknolojik ve stratejik şartlarıyla buluşturmak önümüzdeki dönemin önemli hedeflerinden biridir. Bu hedefe ulaşmak için kardeşlik söylemini somut projelerle güçlendirmeliyiz. Ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve üniversiteler arası iş birliğinin artırılması bu bakımdan büyük önem arz etmektedir.
Türk devletlerinin her biri kendi egemenliğine ve millî çıkarlarına sahiptir. Güçlü iş birliği, bu egemenlikleri gölgelemek yerine ortak imkânları büyütmelidir. Türkiye'nin tarihî ve kültürel sorumluluğu da bu anlayışla değerlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki ortak tarihimiz bize bir miras bırakmıştır. Bu mirası ortak refaha, güvenliğe, dayanışmaya ve uluslararası etkinliğe dönüştürmek ise bugünün nesillerinin ve hepimizin sorumluluğudur diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.