GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:9
Tarih:21.10.2026

ELİF ESEN (İstanbul) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada aileleriyle birlikte milyonlar için sonu hüsranla biten Türkiye Yüzyılı'nın fon dolandırıcılığını, üç maymun hikâyesini konuşuyoruz. Organize bir suç örgütünün üyelerinin, üst düzey partili abilerinin, babalarının, tanıdıklarının desteğiyle sermaye piyasası sisteminin boşluklarında nasıl doludizgin at koşturduklarını, boş fonları balon gibi şişirdiklerini ve çoğu enflasyon karşısında eriyen helal kazançlarıyla fonlara dâhil olan vatandaşların âdeta bal küpüne çekilen arılar gibi nasıl kandırıldıklarını, dolandırıldıklarını, soyulduklarını ve daha da önemlisi kimlerin neden buna göz yumduğunu konuşuyoruz. Devletin denetim mekanizmaları neden sustu, görevini yapmadı? Müdahale etmek isteyenler neden gönderildi? Kim gönderdi? Dahası, hangi sorumlu sorumsuzlar işini yapmadı da meydan bu dolandırıcılara kaldı konuşuyoruz. Bir yandan da yüzyılın dolandırıcılığın boyutunun da iyi anlaşılması lazım. Bu kadarla sınırlı kalmıyor maalesef skandal, Genel Başkanımız Ali Babacan bugün bahsetti, fonlarda parası olanların haricinde skandal patladığı anda borsada parası olan 7 milyon bireysel yatırımcı da zarar etti bu süreçte. Türkiye'de 27 milyon hane var ve bunların arasında 7 milyon hane etkilendi demek oluyor bu işten yani her 4 aileden 1'i demek bu. Oysa, dolandırıcıların kol gezdiği devlet güvencesindeki sermaye piyasasında bu uçup giden helal paralar kimi için bir ev hayaliydi, kiminin çocuğunun eğitim masrafıydı, kiminin engellisinin bakım masrafıydı, kiminin işletmesinin dönecek sermayesiydi, kimi gencin de gelecek hayali, belki de evlilik parasıydı, uçup gitti. Halka açık olsun veya olmasın, Borsa İstanbulda işlem gören şirketlerin toplam değeri 100 milyar dolar olarak düştü. Peki, 100 milyar dolar ne demek? Bunu bir büyüklük olarak da görelim; 1 milyon 400 bin ton çay demek ve yıllara sari bakıldığında, çay üreticisinin alın teriyle, emeğiyle, helal kazancıyla yüz yıllık emeği demek bu fonda uçup giden paralar. Bu kadar büyük bir vurgundan bahsediyoruz.

Şimdi, iktidarın vatandaşlarımızın zararını nasıl gidermeyi planladığına bir bakalım. Öncelikle, komisyon kurulması, kanunun Mecliste şeffaflıkla ele alınması talep ve ısrarımız iktidar tarafından reddedildi. Bir kere, bu, toplumda şüpheleri kuvvetlendiren bir tavırdır. Ardından gelen kanun teklifini gördük ki pek çok eksikle dolu, derde derman olacak kapsamda değil. Plan ve Bütçe Komisyonunda da görüldü ki ne doğru düzgün anlayan ne de anlatabilen, cevaplayabilen vardı. Uzmanlardan oluşan etkili bir görev gücü kurun dedik ama iki yönetici hariç asrın dolandırıcılığına karışan tüm sorumsuz yetkililer koltuklarında oturmaya devam ediyor, hem de göz yumdukları dolandırıcılığı bu kez çözmek üzere, ne âlâ! Oysa bu işin patladığı gece derhâl hepsi görevden alınmalıydı. Şeffaf olun dedik, şu listeyi açıklayın dedik, açıklamıyorsanız demek ki ucu birilerine dokunuyor dedik; birkaç tıkla görülebilecek liste hâlâ ortada yok. Ne saklıyorsunuz bizlerden, gerçekten çok merak ediyoruz ama bizden çok, bizi şimdi takip eden fonzedeler merak ediyor.

İktidar ne yaptı? "Fazla kazandığını düşünüyorsan iade et." dedi vatandaşlara. "Gönüllü iade" ne demek Allah aşkına? Hırsıza böyle mi söylüyorsunuz? "Çaldığını geri getir, seni cezalandırmayalım." Allah aşkına, bir hukuk devletinde olacak iş midir bu? Böyle devlet mi yönetilir? Bu hem ülkeye hem de sıkıntı içinde kıvranan aileleriyle birlikte milyonlara karşı işlenen bir yönetim beceriksizliği, basiretsizliği ve vebalidir; bunu unutmayalım.

Değerli milletvekilleri, sıkıntı içindeki vatandaşların talebi açık: Şeffaf, adaletli bir çözüm bekliyorlar, ana para iadesi ve TÜFE farkıyla.

5'inci maddeyle yatırımcıya ara ödeme yapılmasının önünün açılmasını elbette gerekli görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Esen, buyurun, devam edin.

ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkürler Başkanım.

Ancak vatandaşın hakkını korumayan, alacağını belirsizliğe mahkûm eden bu topal sistemi ve kanunla önerilen hükümleri de kabul edilebilir bulmuyoruz. Ara ödemede endekslenmemiş tutarın esas alınması vatandaşın alması gereken tutar ile alacağı tutarın arasındaki uçurumu büyütebilecek bir sonuç doğuruyor. Vatandaşın parası bekledikçe değer kaybediyor. Peki, bu kaybı kim üstlenecek, vatandaş mı? 1 milyon liralık ödeme yapılacağı söyleniyor. Oysa kanun teklifi metni bu ödemenin kesin ve herkese eşit biçimde yapılacağını söylemiyor ne yazık ki. Ara ödeme yapılması ise fonun dolacak kaynaklarına bağlı. Kanun sistemi iyileştirilmeden bu fon vurgununun üstü örtülmeye devam ederse sonuçta olan vatandaşa olacak. Ümit ediyoruz ki bu fon vurgunu gerçekten derde deva olacak bir şekilde sizlerin de vicdanlarının işlemesiyle buradan olumlu bir şekilde çıkar. Mecliste komisyon kurulur, hep beraber otururuz yani sizlerin oy çokluğuyla geçireceğiniz bir kanun değil gerçekten topluma deva olacak bir kanun bu Meclisten çıkar. Bunu ümit ederek sözlerime son veriyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN - Sayın Esen, son bir kaç cümlenizi alabiliriz.

Samimi söylüyorum, buyurun.

ELİF ESEN (Devamla) - Peki, Değerli Başkanım, çok sağ olun.

Bu fon vurgununda en çok zarar gören aileler. Ya, evet, bir kısım dolandırıcılar sırtını ne yazık ki iktidara dayayarak burada bir dolandırıcılık yapmışlar, bunu sizler de kabul ediyorsunuz ama burada helal kazancını yatıran ve bu fonların haricinde borsadaki düşüşle de değer kaybeden hisseleriyle, paralarıyla hayatları yıkılan insan var ve gerçekten bizlere başvuruyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ELİF ESEN (Devamla) - Lütfen, onların çığlıklarını duyun, lütfen sağduyulu davranın ve gelin, bu kanunu tekrar yeniden ele alalım. (YENİ YOL, Yeni Parti, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)