GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:9
Tarih:21.10.2026

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - "Fon kanunu" diye bilinen kanun teklifinin 4'üncü maddesi üzerinde söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Söz aldığım, tartıştığımız bu 4'üncü madde neyi düzenliyor? Net yatırım tutarı, ara ödeme ve nihai ödeme hususlarında birtakım düzenlemeler getiriyor yani şu anda mağdur ettiğiniz 100 binlerce insanın en fazla merak ettiği konulardan bir tanesi bu. Yani ödeme ne şekilde yapılacak, ne zaman yapılacak, ne kadar ödeme yapılacak? İşte, bunların cevapları bu 4'üncü maddede. Bu kanun teklifi Meclise gelmeden önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz şunu söylemişti: "Teklif yasalaşırsa ekim ayında 1 milyon liraya kadar anapara ödemeleri yapacağımızı öngörmekteyiz." Biraz evvel teklifi Meclise getiren grup başkanı da "1 milyon lira para ödeyeceğiz." dediler yani 800 bin, 900 bin, 1 milyon liraya kadar yatırımı olan insanlar şunu anlıyorlar: "Biz bu paralarımızı alacağız ekim ayında." ancak bu kanun teklifi bunu söylemiyor yani 600 bin lira, 700 bin lira, 800 bin lira, 900 bin lira, 1 milyon lira parası olan insanlar bu kanun teklifi eğer yasalaşırsa bu paraları alamayacaklar, bu paraları alamayacaklar. Koca bir yalandan bahsediyoruz hâlen daha aynı yalan ısrarla devam ettiriliyor. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)

Peki, ne olacak, nasıl olacak bu durum? Şimdi, öncelikle bir net yatırım tutarı tespit edilecek, fona para yatırmış, süreç içerisinde para çekmiş olanların çektiği para yatırdığı paradan düşülecek ve net bir yatırım tutarı ortaya çıkacak yani 1 milyon lira yatırmış, 500 bin lira çekmiş, net yatırım 500 bin lira yani 500 bin lira üzerinden hesap görülecek. Daha sonra bir ara ödeme yapılacak, peki, ne kadar ödenecek? Fon da ne kadar varlık kaldıysa, milleti dolandıran bu fon hırsızlığının sahiplerinin ne kadar varlığına müsadere edildiyse, bir de bizim "tövbe hesabı" dediğimiz isteğe bağlı iade hesabında ne kadar para biriktiyse işte bunlar ödenecek. Yani Sayın Şimşek'in dediği gibi, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı: "Fondaki kaynağın durumuna göre, elverdiğince." ve en güzel açıklaması şu: "Çok büyük ihtimalle, bir ihtimal." Yani bizleri buradan seyreden 100 binlerce insana seslenelim: Ne kadar para alacaksınız, alabilecek misiniz? Çok büyük ihtimalle bir ihtimal. Yani biraz evvel Gökhan Başkanın dediği gibi, bir bardak soğuk su içilecek. Şimdi, 1 milyon lira senin yatırım var, belki eline 200 bin lira, 300 bin lira para ya geçecek ya da geçmeyecek. Peki, ev parasını, araba parasını, şirketindeki fazlalık parayı, maaş parasını yatırmış, milyonlarca lira yatırmış birikim sahibi insanlar paralarını alabilecekler mi? Alamayacaklar. Ne zaman alacaklar? Onlar da belli değil. Çok büyük ihtimalle bir ihtimal paralarını alabilecekler.

Ayrıca, bu tartıştığımız kanun teklifinde isteğe bağlı bir iade kavramı var, tam bir garabet. Bakın, bir hukuk devletinde, böyle bir Mecliste bu konuların tartışılmaması lazım. Bu konuda Sayın Şimşek açıklama yaptı, şunu söylüyor: 10 milyon ve üzeri net getirisi olanlar var, bunların sayısı birkaç yüz şirketmiş. Bir de kişiler varmış, kim bunlar? Sayıları belli değil. Bunlar davet edilecek, bunların durumu, bunların manipülasyonlara iştirak durumu değerlendirmesi varmış; gönüllü iade ederlerse sorun yokmuş ama etmezlerse hukuki süreç işletilecekmiş. Şimdi, bu firmalar, bu şahıslar suçlu mudur, değil midir? Bu insanlar, bu şirketler manipülasyona iştirak ettilerse suçludurlar, eğer suçlu iseler SPK 107 diyor ki: "Bu kişilerin etkin pişmanlıktan faydalanabilmeleri için ödemeleri gereken tutar sağlanan menfaatin 2 katı." Sen yasayı uygulamıyorsun suçluysa bunlar. Şimdi, burada ne diyorsunuz biliyor musunuz esasında? "Gönüllü verirsen hukuki süreç başlatmam." Dediniz ki bize: "Bu kanun teklifinde af yok." İşte, size bal gibi af. Ne yapıyorsunuz biliyor musunuz? Yaptığınız şey şu: "Çalınan paraları şuraya koyun kardeşim, ben size bakmayacağım." diyorsunuz, yaptığınız şey bu. Hayır, bu insanlar suçlu değilse neden gönüllü olarak paralarını iade etsinler ki?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Devamla) - Bir insan suçlu değilse neden gönüllü olarak kazandığı parayı geri versin? Eğer vermiyorsa bu insanlar "Ben suçlu değilim kardeşim, ben bu parayı vermiyorum." dediği zaman nasıl olacak da hukuki süreci başlatacaksınız?

Şirketlerden bahsettiniz, mesela bir şirket, isimler falan yok ama çıktı. Mesela, Sayın Mehmet Şimşek'in bakanlık öncesinde yedi yıl boyunca çalıştığı uluslararası bir firma var. Bu firma da bu soygunda adı geçen Destek Faktoringte, Özata Denizcilikte, Katılımevim hisselerinde yoğun bir şekilde alım satım işlemleri yapmış, çatırtı kopmadan önce de 8 milyar lira parayı cebine koymuş ve gitmiş. Şimdi, ne yapacaksınız, bunu çağıracak mısınız Sayın Mehmet Şimşek? "Getir bu 8 milyar lirayı." diyecek misiniz? "Gönüllü vermem." derse ne yapacaksınız? İşte, tartıştığımız şey tam olarak da bu garabet.

Teşekkür ediyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)