GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:9
Tarih:21.10.2026

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Kanun teklifinin 3'üncü maddesi aslında en önemli madde ancak aynı zamanda iktidarın devlet yönetme anlayışını da bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bakın, akşamın bu saatinde bu beşinci fıkraya getirmiş olduğunuz bu ilave nasıl bir yönetim anlayışında olduğumuzun da aynı zamanda göstergesi. Ya, hukukçu olan anlar, ticaret ehli anlar; herhangi bir şirketi kapatıyorsanız ya da tasfiye ediyorsanız oradaki para önce kime ödenir arkadaşlar? Önce alacaklıya ödenir, doğru mu? Ondan sonra ortada bir para kalırsa hissedara bu para ödenir. Bu ne diyor? "Ben bütün alacaklıları şirketin hissedarı konumuna alıyorum." diyor. Öyle bir rezaletin içine girdiniz ki nasıl çıkacağınızı bilemiyorsunuz. Tabii, tereddüdünüz şu: Acaba bu 14-15-16'sında talimat verenler içeriden haberdar oldu da mı bu talimatı verdi, bunu da ayıklayamıyorsunuz. Artık neyi amaçlıyorsanız saçma sapan bir ilave getirmiş durumdasınız; usul olarak da yanlış, mantık olarak da yanlış. Bütün bu işleri denetleyecek olan kuruma yani Sermaye Piyasası Kurumuna "Bunları düzenle, bunlara bak, araştır." demek neye benziyor biliyor musunuz? Şike yapan hakemin o şike dosyasını incelemesini istiyorsunuz ya da malzeme çaldığı için bina çöken bir müteahhide diyorsun ki: "Sen depremdeki yolsuzlukları araçtır." Böyle bir rezillik olur mu ya? Böyle bir akıl tutulması olur mu? 3'üncü maddenin söylediği bu. Bunu anlayabilmek mümkün değil arkadaşlar. Bakın, 3 gazeteci arkadaş Bloomberg'de uzun bir yazı yazdı tüm süreci anlatan. 25 yatırımcıyla, bazı devlet görevlileriyle, SPK'deki birtakım yetkililerle görüştüler ve hiçbirisi de ismini vermek istemedi haklı olarak. Öyle iddialar var ki bakın, mesela, SPK'deki üst düzey yöneticilerden biri diyor ki: "Biz birtakım kuralların, Tera'nın aleyhine olacak veya Tera'nın faaliyetlerine zarar verecek kuralların uygulanması konusunda ayak direndiğine şahit olduk ama ses çıkaramadık." Bunun gibi korkunç iddialar var arkadaşlar. Bütün bunlar ortadayken kalkıp da bu işte denetleyici, düzenleyici, araştıran kurum olarak gene burayı işaret etmek, kediye ciğer emanet etmektir. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir.

Bakın, sıra dışı piyasa hareketleriyle ilgili bir adım atılmamış, herhangi bir ikazda bulunulmamış. Bu 3'üncü madde, geçmişteki ihmallerin hesabını soruyor mu? Bu tablonun ortaya çıkmasına neden olan kararları bütün yönleriyle aydınlatıyor mu? Siyasi ve idari sorumluluğu açıkça ortaya koyuyor mu? Hayır. Aksine, 3'üncü maddeyle bütün tasfiye süreci SPK'ye bırakılıyor. Önce kurumların neden görevini zamanında yerine getirmediğini açıklamak zorundasınız. Maalesef Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi denen bu ucube sistemin sonucunu hep beraber görüyoruz. Kararları alanlar ortada yok, kurumlar birbirini işaret ediyor, vatandaş da kendi parasına ulaşabilmek için bekliyor. Bütün bunlar olurken beyefendi tenezzül edip Komisyona dahi gelmiyor. Kimden bahsediyorum? Sermaye Piyasası Kurulu Başkanından bahsediyorum. Hastalanmış, Komisyona gelip hesap vermiyor. Maliye Bakanı zaten ortada yok. Yani öyle bir sistem ki bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, sorumluluk, yetki gırla ama sorumluluğa geldi mi, kimse ortada yok arkadaşlar. Futbolda bir sürü hadise oluyor, ortada sorumlu yok. Sermaye piyasalarıyla ilgili kriz oluyor; ortada sorumlu yok, muhatap yok; kiminle konuşacağımızı bilmiyoruz. Her konu böyle. Bu, sistemin yarattığı büyük bir arızadır.

Biz manipülasyonla elde edilen haksız kazançların geri alınmasını istiyoruz, vatandaşın hakkının korunmasını istiyoruz ancak bunu yaparken bağımsız değerleme raporları, şeffaf satış süreçleri, etkili itiraz mekanizmaları ve bağımsız denetim de istiyoruz.

Bakın, devletin görevi mesele ortaya çıktıktan sonra geriye kalan varlıkları satmak değildir; devletin görevi, o meselenin neden büyüdüğünü açıklamak ve aynı felaketin yeniden yaşanmasını önlemektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (Devamla) - Takas kesinliğini engelleyecek bir ilave maddedir bu. Peki, bundan sonra yatırımcıyı Türkiye'ye nasıl çağıracaksınız? Sorumluları, suçluları bulmazsanız, takas güvenliğini ortadan kaldırırsanız... Zaten doğrudan yatırım gelmiyor bu ülkeye; sıcak para geliyor, sermaye piyasasına para geliyor; bunu da engelleyecek bir rezalettir bu. Onun için, MSCI'ın Haziran 2027'ye kadar verdiği süre çok kritiktir. Türkiye'ye lig düşürecek, Sri Lanka'nın, Togo'nun seviyesine indirecek bir sürecin içerisindeyiz. Bu, Türkiye'ye sıcak para gelmesini de engelleyecek bir riski beraberinde getirecektir arkadaşlar.

Bizim talebimiz şudur: 3'üncü madde keyfî uygulamalara kapı bırakmayacak güvencelerle düzenlenmelidir diyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum, sağ olun. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)