| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 21.10.2026 |
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; büyük bir devlet kriziyle karşı karşıyayız. Aslında fon soygununda yaşanan bu hadise aynı zamanda devlete meydan okumaktır çünkü SPK'den izin almadan piyasaya sunum yapmak, arz yapmak devlete meydan okumaktan başka bir şey değildir.
Burada üzüntü verici taraf, ülkedeki faizden uzak duran dindar kitlenin, muhafazakâr çevrenin aldatılmış olmasıdır. "Katılım" adı verilerek faizden uzak duran bu insanlar bu tuzağın içerisine çekildi ve dolandırıldılar resmen.
Burada şunu özellikle belirtmek isterim ki devlet demek güven, disiplin, kurum demek ama burada görüyoruz ki devletin disiplini de güveni de ne yazık ki ortadan kaldırılmış.
AK PARTİ'li arkadaşlar "Kurumlar çalışıyor. Onun için Mecliste yeni bir komisyona gerek yok." dediler oysa İliç madeniyle ilgili komisyon kuruldu, Sanayi Bakanlığı görevini yapmıyor muydu? Sonrasında okul saldırılarıyla ilgili komisyon kuruldu, Millî Eğitim Bakanlığı çalışmıyor muydu? Dolayısıyla da bu itirazları anlamsız.
Değerli milletvekilleri, burada pek çok sorun var ama nereden başlayacağını insan bilemiyor. "Gönüllü iade." diye bir söz olmaz, buradan hiçbir para gelmez, burada alınacak tedbir zorunlu olarak bunun tahsilatı yönüne gidilmeli ama bir ayı aşkın bir süreden beri süreç hiçbir şekilde şeffaf yürütülmedi, Hazine ve Maliye Bakanı da yaptığı açıklamayla "Büyük ihtimalle ödeneceğini." söyledi. Dolayısıyla da bugün yatırımcı anaparasını bekliyor. Ortaya 2-3 tane firma ismi atarak, birkaç siyasi figürü yem ederek bu işin arkasından sıyrılmak hiçbir şekilde mümkün değil. Farkında mısınız bilmiyorum muhalifler susturuluyor, sosyal medya hesapları kapatılıyordu. Sayın Bakan, şimdi yeni bir süreç başladı "space" odalarında fon kriziyle ilgili konuşan odalar "spam"lanıyor ilgili hesaplar kapatılıyor. Çok sayıda intihar vakası oldu, bir satır haber çıkmıyor. Duyun arkadaşlar, fon krizinden dolayı insanlar intihar ediyor, bunu örtbas etmekle de siz bu vebalin bir şekilde içine girmiş oluyorsunuz, vebal altında kalıyorsunuz. Bugün yapılacak olayın boyutları belki farklı ama hiç olmazsa çıkıp diyeceksiniz ki buraya para yatıran herkesin anaparası ödenecek sonra TMSF üzerinden bir şekilde çözeceksiniz. Aksi hâlde, bir süre sonra yüz binlerce dava açılacak ve kamu zararı beklenenden çok daha fazla olacak. Bakın, şu geldiğimiz krizle beraber ülkemizin itibarı sarsıldı. Şu anda artık dünyada lig düştük, hiç kimse Türkiye'ye güvenmeyecek, böyle bir problemle ne yazık ki karşı karşıyayız.
Tabii, kanunun adı da ortada, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Fonlar Hakkında" yani "Bir olay olmuş, kaza olmuş, bu enkazın bir miktarını kaldıralım." ama sonra böyle bir olay olmasın diye tedbir yok. Buradan şu anlaşılıyor: Her krizden sonra burada toplanacağız yeniden "Ya, bu mağdurların şöyle bir durumu var, acaba bununla ilgili ne yaparız?" diyeceğiz. Saklamaya gerek yok, bu kadar büyük vurgunun kamu kurumlarının bilgisi olmadan gerçekleşmesi hiçbir şekilde mümkün değil.
Burada esas mesele şu: AK PARTİ'li arkadaşlar, bu işin ucundaki dindar görünümlü insanlar yüzünden insanlar dinden, dindarlardan nefret ediyor. Buna da siz sebep oluyorsunuz, esas bunu çözmeniz lazım ama ne yazık ki gündeminizde yok. Gündeminizde Grup Başkan Vekilinin işaretini bekliyorsunuz, ona göre hareket edeceksiniz. Bu milletin yüz binlercesinin fon krizinde mağdur olduğu, gelecek tehdidiyle karşı karşıya olduğu ne yazık ki hiçbir şekilde gündeminizde değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Evet, ülkemizi gelecek günler çok daha tehlikeli şeyler bekliyor. Bu kadar büyük kriz ortaya çıktı, bir ay boyunca hiç kimseye dokunmadınız. Oysa, herhangi bir yerde küçük bir kaza olsa vali el çektirilir ama bugün bir ay sonra beyefendiler hastalanmış da emekli dilekçesi vermiş de böylece örtbas etmeye çalışıyorsunuz. Görmediğiniz şey şu: Bunu siz sakladıkça olayın vahameti daha beter büyüyor, şirketler değer kaybediyor, büyük büyük paraları herkes kaybetti ve artık bu ülkede bankacılık sistemine de güven kalmadı, devlete güveni ortadan kaldırdınız. Aslında bu suç, aynı zamanda ülkeye ihanet suçu olarak da adlandırılabilecek kadar tehlikeli.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bu açıdan sizi insafa davet ediyorum. (YENİ PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)