GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:9
Tarih:21.10.2026

ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonlarıyla İlgili Kanun Teklifi'nin 2'nci maddesi üzerinde Grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün karşı karşıya olduğumuz mesele en temelde bir ahlak ve adalet meselesidir. Çünkü ekonomi dediğimiz şey yalnızca para kazanmak değildir, alın, teridir kul hakkıdır, helal kazançtır, emanete sadakattir. Bir toplumda dürüst çalışanın hakkı korunmuyor, haksız kazanç sağlayanlar hesap vermiyor ve vatandaş kendi birikimini muhafaza edemiyorsa orada yalnızca ekonomik krizden söz edemeyiz, orada toplumsal güven de aşınıyor demektir. Sermaye piyasalarında yaşanan fon dolandırıcılığı bu açıdan ciddi bir sonuçtur. Vatandaş yıllarca çalışıyor, birikim yapıyor ve geleceğini güvence altına almak için yatırım yapıyor, parasını denetlediğini düşündüğü ve güvenilir olduğuna inandığı kurumlara emanet ediyor ancak bazı yatırım fonlarının tasfiyesine karar verilince insanların birikimleriyle ilgili ciddi soru işaretleri ortaya çıkıyor. 17 Eylül 2026 tarihli tasfiye kararları yatırımcıların korunması ve kamu denetiminin etkinliği konusunda cevap bekleyen önemli soruları beraberinde getirmiştir. Önümüzdeki kanun teklifi mağduriyetlerin giderilmesini ve fonlardan çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını amaçlıyor. Bu amacı önemsiyoruz ancak soruyoruz: Vatandaş parasını kaybettikten sonra çözüm aramak yeterli midir? Bu kayıplar nasıl yaşandı? Denetim mekanizmaları neden zamanında sonuç vermedi? Kamu otoritesinin sorumluluğu hangi ölçüde yerine getirildi? Meclisin denetim merci olduğunun ispatı olan araştırma komisyonunun kurulmasına neden onay vermediniz? Bu işe bulaşmış kişilerin listesi masanızda dururken bu listeyi neden açıklamıyorsunuz? Hırsızlığı kanıtlanmış kişileri neden yargılayamıyorsunuz? Bu sorular cevaplanmadan güven yeniden kurulamaz.

Değerli milletvekilleri, bu fon dolandırıcılığı her yönüyle araştırılsın, suçlular cezalandırılsın, mağdurların zararları giderilsin istiyorsak bu Mecliste mutlaka ama mutlaka bir araştırma komisyonu kurmalıyız çünkü millet adına en etkili, en şeffaf denetim mekanizması bu Gazi Meclistir. Bozacıyı şıracıya denetleterek veya bozacıyı yine bozacıya denetleterek bu süreci aydınlatmanız mümkün olmayacaktır. Temel bir kaide vardır, sorunun kaynağı olanlar çözümün mimarları olamazlar. Bizim yeni kanunlara değil, var olan kanunlara uyacak adil uygulayıcılara ihtiyacımız var. Denetim görevi bu Meclise geri iade edilmediği sürece açıkça ifade ediyorum şu an görüşmekte olduğumuz teklif veya getireceğiniz başka kanun teklifleri sorunu çözmeyecektir, çözemeyecektir. Bağımsız yargı tesis edilmediği sürece yeni kanun teklifleriyle sorunları çözemezsiniz. Ucu kime dokunursa dokunsun hukuku işletin, aksi takdirde bu sorunun başka bir çözümü yok. Özetle, içerideki hırsızı muhafaza ettiğiniz sürece kapıyı kilitleyemezsiniz, bu kadar açık ve net.

Değerli milletvekilleri, inancımızın temel ahlaki ilkelerinden biri emaneti ehline vermek, bir diğeri de insanların haklarını gözetmektir. Cenab-ı Allah emanetlerin ehline verilmesini ve insanlar arasında hükmedildiğinde adaletle hükmedilmesini emreder. Kul hakkı yalnızca bireyler arasındaki ilişkilerde değil kamu yönetiminde de hassasiyet gerektirir. Vatandaşın alın teriyle oluşan birikimini korumak da bu sorumluluğunun parçasıdır. Bugün toplumda büyüyen güvensizliği görmezden gelemeyiz. İnsanlar, dürüst çalışmanın karşılığını alamadıklarını, kurallara uyanların bedel ödediğini, haksız kazanç sağlayanların ise yaptıklarının hesabını vermediğini düşünmeye başlarlarsa toplumsal bağlar zayıflar, fırsatçılık yaygınlaşır, dayanışma azalır, adalet duygusu yara alır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) - İşte, toplumsal çözülme, çürüme dediğimiz tehlike burada büyür. Maddi manevi değerleri korumak güzel sözler söylemekle değil adaleti hayata geçirmekle mümkündür. Bizim talebimiz nettir, mağdur yatırımcıların hakları korunmalı, sorumlular hukuk çerçevesinde hesap vermeli, geçmiş denetim süreçleri bağımsız biçimde incelenmelidir. Biz, adaletin, dürüstlüğün ve kul hakkına riayetin esas alındığı yeni bir ekonomik düzenin şart olduğunu düşünüyoruz çünkü hakkın üstün tutulmadığı yerde ne piyasa güven verir ne de toplum huzur bulur. Helal kazancı korumak, emanete sahip çıkmak ve adaleti tesis etmek hem ekonomik güvenin hem de sağlam bir toplumsal yapının temelidir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)