| Konu: | ÖNERİLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 21.10.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bana "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi nedir?" diye sorarsanız, fon rezaletinde yaşananlar aslında Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin tam bir somut tanımı olur. İç içe geçmiş kurumlar, yöneticiler, denetimsizlik... Liyakat yok, kurumsallaşma yok, hesap verilebilirlik yok, şeffaflık yok. Organize bir suç ağı güpegündüz ortada, yüz binlerce insan da mağdur olmuş. İşte, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini tam, somut, net fotoğrafı.
Ne deniyor? Rezaletin ilk perdesiydi; ikinci perde "Reis çok sinirlendi, sonuna kadar gideceğiz." Ya, acaba reis sinirlenmeseydi ne olurdu? Hiçbir şey yapılmayacaktı demek ki, buradan onu anlıyoruz. Bu da Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin, tek adamcılığın ikinci bir rezaleti. Diyorlar ki: "Ucu kime dokunursa dokunsun."
Bakın, çok iyi hatırlıyorum; 2022 MASAK Genel Müdür Yardımcısı bu halkı arzlarla ilgili uyardı, adam bas bas bağırdı. Ne oldu biliyor musunuz? 2025 yılında torununun gözleri önünde aldınız, cezaevine attınız, tutukladınız. Gerekçe de "Halkı yanlış yönlendiriyor ve yanıltıcı bilgi veriyor." diye. Hâlbuki o günlerde bugün olacakları söylüyordu, sene 2022, 2025te de tutuklattınız. Diyorsunuz ki: "Sonuna kadar gidilecek, kim olursa olsun sonuna kadar gidilecek." Şimdi, bu cümleyi duyunca ben şunu anlıyorum: Demek ki bu ülkede ayrıcalıklı insanlar var, ya, bunlara dokunulmuyor. "Öyle kararlıyız ki onlara da dokunacağız yani ayrıcalıklı insanlar var, biz onları da dokunacağız." diyorsunuz. Yani kendi ağzınızla "Bu ülkede hukuk birilerine farklı uygulanıyordu ama bu sefer sonuna kadar gideceğiz." demekle bunun da itirafını ve ifşasını yapmış oluyorsunuz.
Şimdi, birazdan buraya AK PARTİ'li bir milletvekili gelecek, Yeni Partinin vermiş olduğu araştırma önergesiyle ilgili konuşacak. Allah rızası için şu soruya cevap versin: Bu araştırma önergesine "evet" dememenizdeki sebep nedir? Niye kabul etmiyorsunuz? Neyden korkuyorsunuz ya? İşte, er meydanı, bırakın, araştırsın Meclis bunu bağımsızca. Siz araştıramazsınız çünkü bu işi denetleyecek, araştıracak kişiler zaten olayın failleri. Bakın, bunu bu memlekete yapmayın. Gelin, şu araştırma önergesine "evet" deyin ama ricam şu: Buraya gelecek AK PARTİ'li milletvekili neden "hayır" dediğini bize anlatsın, iki cümleyle anlatsın, ben diyeyim ki: Ya, doğru. Evet, bu sebepten dolayı bu araştırma önergesini AK PARTİ'liler kabul etmiyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (Devamla) - Bakın, öyle büyük bir kriz ki 455 bin insanın cebine girmişler yani öyle 17-25 Aralıktaki veya imar usulsüzlüklerindeki gibi 1 kişinin, 2 kişinin zengin olduğu bir durum yok. 100 binlerce insanın mağdur olduğu bir durum var ve eğer bakın, bunu doğru dürüst denetlemezseniz bu facia ve bu yıkım önümüzdeki yıllara da sirayet edecek, "Milletimiz bizi affetsin." diyerek bu işin içinden kurtulamazsınız. Siz denetleyemezsiniz diyorum, niye? Bakın, bugün bir haber düştü, o da neydi? Emre Tezmen Finansmanın Geleceği Zirvesi'ne katılmış, böyle yan yana, boy boy dizilmişler. Kimle katılmış? Mehmet Şimşek'le katılmış. Başka kim varmış? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz varmış, SPK Başkanı varmış, Borsa İstanbul Genel Müdürü varmış, hepiniz oradaymışsınız, oturmuşsunuz, Emre Tezmen'in finansmanın geleceğiyle ilgili zirvedeki konuşmasını dinlemişsiniz.
Azcık cesaretli olun, şu önergeye "Evet." deyin diyor, teşekkür ediyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)