| Konu: | ÖNERİLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 21.10.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA VEZİR COŞKUN PARLAK (Hakkari) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konusu basın özgürlüğü olan bir araştırma önergesi üzerine konuşuyoruz. Türkiye'de basın özgürlüğü üzerindeki baskı ve saldırılardan bahsetmeye kalksak yıllarca burada konuşmak zorunda kalırız. 1945 Tan gazetesi baskınından 1994 Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasına, Metin Göktepe'den Nazım Daştan'a ve Cihan Bilgi'ne kadar katledilen gazetecilere varan yüzlerce örnek verebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi bir yanıyla da gazetecilik için bir baskı ve zulüm tarihidir. Türkiye'de basın özgürlüğü her zaman tehdit altındaydı fakat AKP iktidarı bu baskı ve zulme âdeta seviye artırdı. Hapishaneler gazetecilerin ikinci evleri hâline getirildi. Sosyal medya iletileri dâhil en küçük eleştirel haber dahi soruşturma ve tutuklanma nedeni yapılıyor. İktidarın basın özgürlüğünü kısıtlama konusundaki en yeni tekniği ise erişim engelleridir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda oturan bürokratlar gelen talimatlara göre kişilerin ve kurumların sosyal medya hesaplarını, internet sitelerini erişime engelliyorlar, erişime engellenen hesaplar için yargı yolunun açık olduğunu söylüyorlar
(Uğultular)
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Başkanım, çok uğultu var, duyamıyoruz.
VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - Doğrudur, göstermelik bir başvuru mekanizması var ancak bu mekanizmanın etkin olmadığını Anayasa Mahkemesi kararları bile teyit etmiştir. İfade Özgürlüğü Derneğinin istatistiklerine göre, bu yılın eylül ayında toplam 35 milyon takipçisi olan en az 1 milyon 270 X (Twitter) hesabı erişime engellendi. Yeni Yaşam, JINNEWS, Mezopotamya Ajansı, T24, Evrensel, Barış Akademisyenleri ve daha nice sosyal medya hesabı görünmez kılındı. Durum artık öyle ironik bir hâl almaya başladı ki erişim engellerini X üzerinden duyuran ve bu konudaki verileri toplayıp yayınlayan İfade Özgürlüğü Derneğinin de hesapları erişime engellendi. Söz konusu başka ülkeler olunca ifade özgürlüğünün savunucusu olduğunu ileri süren X yönetimi de Türkiye'de Hükûmet Bakanlarının bir dediğini iki etmeyerek bu kararları derhâl uygulamaya koyuyor.
Değerli milletvekilleri, iktidarın erişim engelleri yalnızca haber alma hakkını ihlal etmekle kalmıyor, görünmez kılınan basın mecralarının gelir kaynakları da ortadan kaldırılıyor. Basın İlan Kurumundan gelen resmî ilanlar sona eriyor, reklam gelirleri asgariye iniyor. Bu kuruluşlarda çalışan onlarca basın emekçisi işsiz bırakılıyor. İnsanlar yandaş olmamanın bedelini ekmekleriyle ödüyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurun.
VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - Bugün televizyonu açtığınızda onlarca yandaş kanalla karşılaşıyorsunuz, bu kanallarda yüzlerce yandaş istihdam ediliyor ve dolaylı olarak kamu kaynaklarıyla finanse ediliyorlar. Diğer taraftan, işini hakkıyla yapmaya çalışan, mesleğinin onurunu koruyan ama iktidarın şantajlarına boyun eğmeyen yüzlerce gazeteci işsiz bırakılıyor, tutuklanıyor. Bütün bu uygulamalara karşı 24 Ekim Cumartesi günü Türkiye'nin her yerinde sokağa çıkacak olan gazetecileri desteklediğimizi ve yanlarında olacağımızı da belirtmek istiyorum. İsmail Arı ve diğer tüm gazeteciler derhâl serbest bırakılmalıdır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)