GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: ÖNERİLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:9
Tarih:21.10.2026

CHP GRUBU ADINA BARIŞ BEKTAŞ (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime kalemini gerçeğe ve halkın sesine adayan bütün gazetecilerin Gazeteciler Günü'nü kutlayarak başlamak istiyorum. Geldiğimiz noktada ülkemizin hukuk sisteminin çifte standartla çalıştığı hepinizin malumu. Kriminal yapılar tarafından tehdit edilen iş insanları, hukukçular ve sanayiciler yine can güvenliği için yardım isteyen yurttaşlar başvurularını aylarca, yıllarca beklerken başvuruları kapıdan kapıya gönderilirken eleştiren, soru soran, haber yapan gazeteciler için sistem bir gecede harekete geçiyor. Güneş doğmadan gözaltı, akşam tutuklanma. Tutuklanmayanlara da yurt dışı yasağı, ev hapsi gibi tedbirler peş peşe uygulanıyor. Korunması gerekenlere geç kalan, susturmak istediğine gün doğmadan yetişen bir düzen, bu düzen hukuk falan değildir. Ortada somut bir delil yoksa, kaçma ya da delil karartma şüphesi yoksa bir insanın cezaevine konulması tedbir değil cezadır, zulümdür. Bir ülkenin cezaevlerinde gazeteci varsa o ülkede sorulamayan sorular, yazılamayan haberler vardır. Bugün gazeteciler suç işledikleri için değil, işlerini yaptıkları için yargılanıyor. Haber suç delili, soru tehdit, eleştiri dezenformasyon sayılıyor. Oysa hukuk şüpheyi somut delille sınırlandırır ve tutuklamayı gerekçeye dayandırır. Gerekçesiz her tutuklama adaletin değil, korkunun verdiği karardır. Demokraside gazeteci iktidarın değil, milletin gözü ve kulağıdır. Gazeteciyi kapatan duvarlar aslında milletin gözünü kapatır. Bugün bir muhabirin mikrofonuna uzanan el yarın hepimizin sesine uzanır. Basın özgürse millet gerçeğe vâkıftır ve iktidar millete hesap verir. Bu kürsüden, gazeteciler özgür bir ülkenin müreffeh geleceğinin teminatıdır diye yinelemek istiyorum. Anayasa’nın 26'ncı ve 28'inci maddeleri ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına alır. Bu güvence yalnızca iktidarın hoşuna giden haberler için değil, en çok da rahatsız eden haberler için vardır. Gazeteci hicivle yükümlüdür ve hiciv, iktidarın anladığı gibi sadece iktidarı taltif etmekle yükümlü değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatlarıyla, yöneticilerin rencide olacakları kadar eleştiriye katlanma yükümlülüğünden bahsederken ülkemizde kolayı bulunmuş ve eleştiren gazetecilerin tutuklanması vakayıadiyeden olmuştur. Hatta bu husus gazeteciler üzerinde önemli ölçüde otosansür duygusunu artırmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

BARIŞ BEKTAŞ (Devamla) - Muhalif gazetecilerin haberlerine anında erişim engeli getirilirken iktidara yakın bazı yayınların yalan ve hakaret içerikli haberlerine karşı hiçbir yaptırım uygulanmamaktadır. Bu ayrımcılık sadece gazetecilere değil siyasetçilere de uygulanmaktadır. Hakkında yalan ve aleni haber yapılan siyasetçi erişim engeli için başvuru yaptığında haberin içeriğine değil siyasetçinin partisine bakılmaktadır. Zulme uğrayan mağdurları oyaladığınız, iktidarı eleştireni ise anında tutukladığınız bu düzende vatandaşın adalet duygusunun yok olması kaçınılmazdır.

Vatandaşın huzuru ve güvenliği için herkese karşı eşit bir adalet mekanizması uygulanmalıdır diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)