| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 8 |
| Tarih: | 20.10.2026 |
MHP GRUBU ADINA İSMAİL FARUK AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın milletvekilleri; 294 sıra sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Gazi Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifiyle, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından tasfiyesi henüz tamamlanmamış olanların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiyesine, bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına, fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsiline ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin düzenlemeler yapılmaktadır.
Tasfiyesine karar verilen fonlara özgü istisnai bir çerçeveye sahip olan kanun teklifiyle sermaye piyasalarının güven ve istikrar içinde işleyişinin korunması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin güvence altına alınması ve hukuka aykırı fiillerin ekonomik sonuçlarının bu fiillerle ilgisi bulunmayan yatırımcılara yansıtılmaması amaçlanmaktadır. Düzenleme, hukuka aykırı fiillerde sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilerek gereğinin yapılmasını esas alırken bu işlemler nedeniyle kamu bütçesine herhangi bir mali külfet de getirilmemesini öngörmektedir. Gerekçesinde belirtildiği gibi, teklifin sermaye piyasalarındaki hukuka aykırılık, usulsüzlük ve yolsuzlukla mücadeledeki kararlılığın somut biçimde ortaya konulmasına hizmet etmesi hedeflenmektedir.
Kanun teklifi, kapsam itibarıyla Sermaye Piyasası Kurulunun 17/9/2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını içermektedir. İlkesel olarak bakıldığında ise, teklifle genel ve sürekli bir fon tasfiyesi rejimi kurulmayıp bundan sonra olabilecek olağan tasfiye rejimlerinin de kanun kapsamına girmeyeceği öngörülmektedir. Bu çerçevede, kanunun uygulanmasında kullanılacak "fon pay sahibi" "geri kazanım hesabı" gibi uygulamaya özel teknik kavramlar tanımlanmakta, Sermaye Piyasası Kuruluna sürecin temel usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmektedir. Ayrıca, 6362 sayılı Kanun'un 104, 106 ve 107'nci maddelerinde düzenlenen fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumların bu kanuna özgü tasfiye ve geri kazanım mekanizmasından ödeme alamayacağı hükme bağlanmaktadır.
Teklifte yer alan bir diğer düzenleme, tasfiye mal varlığının bütün fon pay sahiplerine ödeme yapılmasına yetecek ölçüde nakde dönüşemediği durumda fonun kâğıt üzerindeki veya gerçeğe aykırı biçimde oluşmuş geçmiş değerini ödeme ölçüsü yapmak yerine fon pay sahibinin fiilen koyduğu ekonomik değeri esas alan nesnel bir ara dağılım zemini oluşturulmaktadır. Düzenlemeyle net yatırım tutarının TÜFE ile Yurt İçi ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenmesi, kişi başına azami 1 milyon lira ara ödeme yapılabilmesi ve çıkışların ilk giren ilk çıkar yöntemiyle mahsup edilmesi suretiyle Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hesaplanması öngörülmektedir. Teklifle fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlere ve şahsi sorumluluğa yönelik hükümler de getirilmektedir. Buna göre, yalnızca açıkça mevzuata aykırı işlemler değil, şeklen mevzuata uygun görünmekle birlikte, fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan karşılıksız veya mevzuatlı işlemler de kapsama alınmakta, ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerlerinin fonla hukuku ve ekonomik bağlantısı bulunduğu ölçüde geri kazanım sistemine dâhil edilmesi düzenlenmektedir. Bunun yanı sıra, söz konusu paylardan elde edilen getirinin payı elde tutulduğu dönem dâhil endeksin veya hesaplanan olağan getirdiği aşan kısmının iadesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde Sermaye Piyasası Kurulu yetkili kılınmaktadır.
Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finansal istikrarın sağlanması ise sağlıklı işleyen bir sermaye piyasasına da bağlı bulunmaktadır. Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşması, daha fazla küçük ve orta ölçekli yatırımcının sisteme girmesi, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların istikrar içerisinde işlemesini mümkün kılacak gözetim ve denetim işlevinin eş güdüm hâlinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Bununla birlikte güven, sermaye piyasalarının gelişimi ve istikrarı için başat unsurudur. Vatandaşlarımızın tasarruflarını banka veya sermaye piyasası araçlarında değerlendirmesi, kuşkusuz finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya duydukları güvenin de bir sonucudur. Bu nedenle, finansal piyasalarda yaşanan manipülasyon ve diğer piyasa bozucu işlemlerin zararı para kaybeden yatırımcılarla sınırlı kalmadan piyasaların tamamına, ilgili kurumlara ve bütünüyle ekonomik güvene yansıyabilecek bir mahiyet de taşımaktadır. Bu doğrultuda, finansal piyasalarla birlikte ekonomide bir güven erozyonu yaratılmaması için provokasyonlara fırsat verilmemeli, sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden yürütülen kirliliğe karşı vatandaşlarımız doğru bilgilerle teçhiz edilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi devlet idaresini milletimizin bir emaneti olarak görmektedir. Kamuda yolsuzluk, rüşvet, dolandırıcılık ve kayırmacılığa meydan vermemeyi, bu suçları işleyenlerin de hukuk kuralları çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını millî bir vazife olarak addetmektedir. Bu cümleden olarak, meselenin üzerine gidilerek haklının hakkını alması, suçlunun da cezasını çekmesi yönündeki kararlılıktan ve güçlü siyasi iradeden memnuniyet duyuyoruz.
Bilindiği gibi, sorunlu fonların olağan tasfiye süreci de devam etmektedir. 19 Ekim 2026 tarihinde İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre tasfiye sürecinin başından bugüne 66 ayrı yatırım fonunda bulunan 45 binin üzerindeki kişiye toplam 40,8 milyar Türk lirası tutarındaki ayni ve nakdî tasfiye işlemleri tamamlanmış ve tasfiye sürecinde olan fon sayısı 131'den 65'e düşmüştür. Parti olarak ilkemiz nettir, ister fon piyasasında ister belediyelerde, her nerede olursa olsun, ucu kime uzanırsa uzansın her usulsüzlük ve yolsuzluk soruşturulmalı, sorumlular açığa çıkarılmalı, yetim hakkına, kamu malına, vatandaşlarımızın helal rızkına el uzatanlardan mutlaka hesap sorulmalıdır. Sürecin her aşaması şeffaflıkla yürütülmeli, mağdur olan kimse bırakılmamalıdır. Zira, Türkiye bir hukuk devletidir ve adalet sadece suçluyu cezalandırmak değil, masumu korumak, mağdurun hakkını da gözetmektir. Kanun teklifinin kabulüyle olağanüstü tasfiye sürecine dair hukuki bir çerçevenin oluşturularak mevcut boşluğun doldurulacağını, sermaye piyasalarında güvenin tesis edilmesine katkı sağlanacağını ve mağdurların hak ve hukukunun korunacağını değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, benzer sorunların bir daha yaşanmaması için sermaye piyasalarına ilişkin yapısal iyileştirmelerin de ivedilikle yapılmasını gerekli görüyoruz.
Bu düşüncelerle, kanun teklifinin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)