| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 8 |
| Tarih: | 20.10.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, otuz üç gün öncesinde vuku bulan ve adını net olarak koyduğumuz asrın organize, örgütlü, dolandırıcılık suç tipini otuz üç gün sonra Meclis Genel Kurulunda konuşma imkânı buluyoruz ve ilk gün bu hadisenin vuku bulduğunda "İktidar bu süreci nasıl yönetir?" diye bize sorduklarında vermiş olduğumuz cevap aynen şuydu: İktidar ipe un serer, süreç içerisinde bunu gölgeler ve unutturmaya çalışır ve unutturmak için de elinden gelen ne tür çaba varsa sonuna kadar da gösterir demiştik. Çok şükür, söylediklerimizin hepsi cereyan ediyor, bugün saat on ikiye yaklaşıyor, basının ilgisi yok, Meclis Genel Kurulunda iktidar ortaklarının bu kanun teklifine yönelik ilgisi yok ve öyle bir kanun teklifi hazırlanmış ki soğuk suya tirit, aynen o, yoksa bu meseleyi çözecek bir kanun teklifi söz konusu değil.
Öncelikle, emeği geçen çok değerli milletvekili arkadaşlarımız Ersan Aksu ve Nurettin Alan Bey'e teşekkür ediyoruz. Ben de burada aynen Gökhan Bey gibi ifade ediyorum. Ersan Bey'i dinleyince gerçekten mesele, ortada konuşulacak hiçbir konu yok. Okulları kapatırsanız hani Millî Eğitim Bakanına ihtiyaç olmaz ya, bu meselede de eğer Ersan Bey'in söylediklerine ve kanun teklifine bakarsanız dolandıran kimse yok, dolandırılan da yok.
ERSAN AKSU (Samsun) - Öyle demedim.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Burada, arkadaşlar, bakınız, 455 bin 755 kişi doğrudan mağdur diyoruz. 7,5 milyon borsa yatırımcısı mağdur olmuş diyoruz ve 86 milyon vatandaşımız doğrudan bu işin mağduru, özü itibarıyla yola çıkarken ismini "AK" koyan Adalet ve Kalkınma Partisinin maalesef yeni yetmeleri tarafından AK PARTİ'nin isminin kirletildiği son derece açık ve net ve diyoruz ki: Gelin bir arınma gerçekleştirelim. Arkadaşlar, bakınız, burada vicdan sahibi Grup Başkan Vekilleriniz dahi diyorlar ki: "Açıklayın şu listeyi, kim yapmışsa bu haksızlığı, yolsuzluğu, hırsızlığı kamuoyu bilsin, 86 milyon bilsin, biz de üzerimizde zan altında kalmayalım çünkü bizim adımız AK, lekelenmemiş pırıl pırıldı." diyorsunuz ama bugün gelip hadi bu isimleri açıklayın dediğimiz zaman da üstünü örtüyorsunuz.
Bakın, değerli milletvekili arkadaşlarım, çok net bir şeyi burada ifade etmek istiyorum. Osmanlı'da bir tağşiş kavramı vardı, değil mi? Tağşiş neydi? Bu tağşiş, sikkenin görünüşü ve nominal değeri korunurken içindeki altın ve gümüş azaltılırdı yani adı aynı kalır, cevheri azalırdı. Bugün de bazı alanlarda benzer bir durumla karşı karşıyayız. Kurumlar aynı, makamlar aynı, unvanlar aynı fakat içeride liyakat, ehliyet, kalite giderek azaltılıyor. Adına ne derseniz deyin, cevheri azaltılmış bir yapının görüntüsünü korumak onu değerli kılmaz. Bakın, siz Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle devletin kurumlarının içini boşalttınız. SPK bu işin asli faili, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası bu işin asli faili. Failler ortada yok ve siz aynı faillere, sorunun kaynağı olanlara "Bu konuyu çözün." diyorsunuz. Plan ve Bütçe Komisyonunda kanunun muhatabı olan yetkililer geldiğinde milletvekili arkadaşlarımızın sorusuna cevap verecek ehliyet ve liyakat sahibi isimler yoktu. Buradaki arkadaşlarımızı tenzih ederim. Bakın, sorunun kaynağı bu arkadaşlar. Siz bu arkadaşlarla kanun çıkartıp bu meseleyi çözmek istiyorsunuz. Arkadaşlar, bu mümkün değil. Bakın, sizin adınız "AK PARTİ, AK." Lütfen, bu kavramın içini sağlıklı doldurun. Adil bir devlet, temiz siyaset, insanca yaşam hepimizin ortak arzusu ama bunu gerçekleştirmek için gerçeklerle yüzleşmeniz lazım, arınmanız lazım. Bu kirli yapıları bir şekliyle "safra" deyip atmanız lazım çünkü biz burada çok netliğiyle ifade ediyoruz ki siz acı doyurabilirsiniz ama açgözlüleri doyuramıyorsunuz arkadaşlar, bu açgözlüler doymuyor, bu milletin üzerine kene gibi yapışmışlar ve sömürüyorlar arkadaşlar. Bu hepimizin alın teri, akıl teriyle ürettiğimiz kamu kaynaklarını, hazine imkânlarını maalesef çarçur ediyor.
Değerli arkadaşımız Sayın Aksu diyor ki: "Burada hiçbir şekilde hazineye bir yükümlülük olmayacak, vatandaşımıza biz bunu en ufak şekilde hissettirmeyeceğiz." Oysa ilk günden itibaren çok netliğiyle ifade edeyim ki bu işin faturası 86 milyonun sırtına bindi arkadaşlar. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası bu kadar değer kaybediyor; bu 86 milyona ciro edilecek bir durum değil mi arkadaşlar? Bu kimin parası? Tüyü bitmemiş yetimin parasını siz haramzadelere yediriyorsunuz ve buna ses çıkartmıyorsunuz ve "Bunları açıklayınız." deyince de ipe un seriyorsunuz.
İlk günden söyledik: "Ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmeli." dedik. Bunu yaparken de geçmiş dönemde iş bitirme belgesi olan Sayın Ali Babacan DEVA Partisi lideri sizin önünüze reçeteyi de koydu. Dedi ki: "Arkadaşlar, bu sadece yargıyla çözülmez." Yargı, adli vakada suç işleyenlere elbette ki hesap soracak. Az da olsa, güvenimiz kırılmış olsa da bağımsız ve tarafsız yargı bu kriminal suçlarla uğraşsın ama bu topyekûn artık sadece bir cezai mesuliyet değil ahlaki bir çöküşle alakalı bir durum var. Acilen Devlet Denetleme Kurulu görev almalı dedik ama o Devlet Denetleme Kurulunun içerisinde İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında Yönetim Kurulu üyesi olan birisinin Başkanlık yaptığı bir denetleme kurulu olmamalı dedik. Devamında ne dedik? Mutlaka bir görev gücü tesis edilmeli, 5 ila 7 kişiden oluşan dedik. Siz 15 kişi topladınız, sorunun bütün paydaşlarını masanın etrafında tuttunuz ve onlarla meseleyi çözeceğinize inanıyorsunuz. Arkadaşlar, hiç kusura bakmayın, ne kadar uzatırsanız uzatın, ne kadar üstünü örtmeye çalışırsanız çalışın, bu organize asrın soygununun üstünü örtemeyeceksiniz. Bu konuda çok net olarak ifade ediyorum çünkü mağdur sayısı o kadar fazla ki milletçe o kadar büyük bir bedel ödedik, o nedenle 86 milyona ciro edilen bu mağduriyeti bir an önce ortadan kaldırmakla ve siz en azından bu meselede kendinizi aklamakla yükümlüsünüz çünkü işin özünde bakıyorsunuz, bu kurumların başına atadıklarınızın tamamı Sayın Erdoğan'ın tek imzasıyla atanan isimler. SPK böyle devam ettiği müddetçe bir Allah'ın kulu... Sadece birisi hastalığı nedeniyle Sayın Başkan görevden azlini talep ediyor. Hasta zaten vatandaş, bu olup bitenlere karşı bigane kalamadığı için uzun süredir hastanede yatıyor, siz "Onu görevden aldık." diyorsunuz. Allah aşkına arkadaşlar, yapmayın, gelin, gerçeklerle yüzleşin, 86 milyon inim inim inliyor. Ekonomik sıkıntı içerisindeki bu vatandaşa bir de 100 milyarı aşkın bu fonun faturasını yüklemeyin değerli arkadaşlar sizlerden hassaten istirhamımız bu yönde çünkü bunu birlikte gerçekleştirmek zorundayız. Bu gemide hep beraber yolculuk ediyoruz. Geminin su aldığını biliyorsunuz ve işin faillerini de biliyorsunuz, açığa çıkartmaktan bu kadar korkmayın. İşin özünde kendiniz eğer bir zan altında kalmak istemiyorsanız, şu Meclisteki araştırma önergelerimize olumlu cevap verip bir araştırma komisyonunun mutlaka bu Parlamentoda kurmak durumundayız ve "bankacılık sırrı" deyip başka türlü kısıtlar koymadan araştırma komisyonu sonuna kadar gitsin, kim varsa ortaya çıkarsın ve gerçek bir yüzleşmeyle karşı karşıya kalalım. Bu nedenle, bu sadece bir ekonomik kriz olarak geçiştirilebilecek bir durum değil, tam manasıyla bir ahlaki çöküş yaşıyoruz ve yirmi dört yıllık iktidarın sonunda AK PARTİ'ye yakışmayacak bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu ahlaki çürümenin var olduğunu sizler de görüyorsunuz, vicdanen de rahatsızsınız ama bir kişi sadece burada araştırma komisyonu kurulmasını istemediği için burada bizim vermiş olduğumuz önergelere maalesef olumlu oy veremiyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, bu kanun teklifi asla sorunu çözme iradesi ortaya koymuyor. Arkadaşların emeklilerine söylenecek bir şey bulamıyoruz. Ancak bu meseleyi çözemeyeceğinizi... Zaten kanunun teklif sahibi Devlet Denetleme Kurulunun raporu sonrasında kapsamlı bir kanun teklifinin daha geleceğini ifade ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın, lütfen.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Gelin, bu konuda muhalefetle birlikte el ele verelim, öncelikle bir araştırma komisyonu kuralım, kapsamlı bir şekilde irdeleyelim ve araştırma komisyonunun raporu sonrasında nasıl bir kanuni adım atılması gerekiyorsa yasal düzenlemeyi bu şekilde yapalım. Biz muhalefet cenahı olarak bu işin suç ortağı olduğunuza kaniyürekten inanıyoruz. Eğer değilseniz gereğini yapın, gelin, araştırma komisyonu kurun, sonuna kadar gidelim ve size bir aklanma fırsatı veriyor muhalefet olarak araştırma komisyonu kurulması talebiyle, bundan kaçmayın değerli arkadaşlar. Geçmişte de aynı yollara tevessül ettiniz, zamana yayarak bu işin içerisinden kurtuldunuz ama bundan sonraki süreç içerisinde kurtulacağımıza dair en ufak bir emare yok çünkü oldukça derine batmış durumdasınız ve sandık tarihi de yaklaşıyor. Sandık geldiğinde çok ağır bir cevap vereceksiniz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)