GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: ÖNERİLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:8
Tarih:20.10.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin sanayisizleştirilmesi ve Avrupa Birliğinin "Made in Europe" düzenlemelerinin ülkemiz açısından doğuracağı tehlikelerin araştırılması amacıyla verdiğimiz grup önerisi üzerine söz aldım. Yüce Meclisi ve ekranları başında bizleri izleyen yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Avrupa Birliği "Made in Europe" adı altında kendi üretimini ve yatırımlarını destekleyecek yeni kurallar hazırlıyor. "Made in Europe" adı üstünde "Avrupa'da üretilmiştir." demek. 4 Mart 2026 tarihinde sanayiyi hızlandırma yasa teklifinde belirli kamu destekleri ve alımlarda araçların Avrupa Birliği içinde monte edilmesi, batarya dışındaki parçaların en az yüzde 70'inin Avrupa menşeli olması şartı getiriliyor. Yine, bu şart çelik, batarya, temiz teknoloji alanlarını da kapsıyor. Peki, değerli milletvekilleri, bu ne anlama geliyor? Türkiye'de üretilen bir araç Avrupa Birliğine gümrüksüz girse bile Avrupa'daki bazı teşvik ve desteklerden faydalanamayacak. Bunun açık anlamı şu: Türkiye'de sanayi için tehlike çanları artarak devam ediyor.

(Uğultular)

BAŞKAN - Sayın Karabat, bir saniye lütfen.

Değerli milletvekilleri, salonda çok ciddi bir uğultu var. Hem kürsüdeki hatip rahatlıkla konuşamıyor hem de inanın, biz de takip edemiyoruz, lütfen.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Değerli arkadaşlar, oysa Türkiye Avrupa ihracatının 41,5 milyar doları otomotiv sektöründe ve bunun 30 milyar doları Avrupa'ya yani üretimimizin yüzde 73'ü Avrupa'ya.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Bursa'yı düşünelim, Kocaeli'yi düşünelim, Sakarya'yı düşünelim, oradaki elektrikli araç yatırımlarını düşünelim, oradaki çalışan işçileri, istihdamı düşünelim ve sonra gelinen noktayı ve tehlikenin boyutlarını iyi bir anlayalım. Bütün tehlike bu boyuttayken biz ne yapıyoruz, Ticaret Bakanlığı ne yapıyor, Dışişleri Bakanlığı ne yapıyor? Hükûmet bunları Meclise getirmek ve araştırmak zorundadır. İşte, bu amaçla bütün bu konuları araştırmak üzere bir araştırma önergesi verdik.

Değerli milletvekilleri, bakın, sizle birkaç rakamı paylaşmak isterim: Türkiye'de sanayi günden güne zayıflıyor. Sanayinin millî gelirden aldığı pay, imalat sanayinin sanayi içindeki payı her gün düşüyor değerli arkadaşlar ve yine, bu alandaki çalışan sayısı 2025'te tam 168 bin kişi azaldı. Yine, İSO'nun verilerine göre 10 sektörden 9'unun durumu her gün kötü oluyor; sipariş alınmıyor, yatırım yapılmıyor, kapasite kullanım oranları artmak bir yana her gün düşüyor. Bütün bunlar olurken Ekonomi Bakanı hizmet sektörüne övgüler yağdırıyor ve bizim sanayimiz her gün zayıflıyor.

Değerli arkadaşlar, sanayisi güçlü olmayan bir ekonominin güçlü olmasından bahsedemeyiz. Ben şimdi size buna yol açan tabloyu göstermek istiyorum, iyi bakın değerli arkadaşlar: BİST sanayi endeksi sadece yüzde 12,8 artmış, bakın, on ayda; enflasyon 29,7 artmış yani sanayi endeksi enflasyonun altında, Teknoloji Endeksi de yaklaşık enflasyon kadar yüzde 30. Şurada büyük bir kırmızı var, ne biliyor musunuz? Artan endeks Tera, Tera, yüzde 247 artmış; Türkiye'de Sanayi Endeksi yüzde 12, Tera yüzde 247 artmış. Tera demek, ne demek değerli arkadaşlar? Tera demek, sizin Bakanlarınız; Tera demek, Genel Başkan Yardımcılarınız; Tera demek, atadığınız bürokratlarınız; Tera demek, Külliye'deki danışmanlarınız. İşte, siz kaynakları sanayiye değil kendi yandaşlarınıza aktarmışsınız değerli arkadaşlar, kendi yandaşlarınıza. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) "Made in Europe" Anlaşması imzalanırken hiçbir şekilde sesiniz çıkmıyor.

Değerli arkadaşlar, bu ülkenin geleceğini şişirilmiş fon getirilerinde değil fabrikalarda, üretimde, alın terinde aramalıyız; hep birlikte bunun çözümünü bulmalıyız. Asıl tartışmamız gereken mesele, Türkiye'de sanayi üretimini artırmak, teknolojinin gelişimini sağlamaktır. Peki, sadece Avrupa Birliğiyle müzakere edip pazar payında kendimize yer bularak bu sorunu çözebilir miyiz? Elbette hayır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Esas meselenin gerçeği şudur: Millî bir sanayi politikanız var mı? Millî bir teknoloji programınız var mı? Herkese "millî, millî" diyorsunuz ama işte bu gösteriyor ki Teradaki endeks, siz gayrimillî bir iktidarsınız değerli arkadaşlar, siz gayrimillî bir iktidarsınız. O yüzden, bizim ihtiyacımız, başkalarının belirlediği kurallara mahkûm olan bir ekonomi politikası değil kendi kurallarını koyan bağımsız bir ekonomi politikasıdır. Dolayısıyla, bu bağlamda, Türkiye sanayicisinin geleceğinin bütün yönleriyle araştırılmasını istiyoruz, araştırma önergemize de desteğinizi bekliyoruz.

Saygılar sunuyorum, çok sağ olun. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)