| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 7 |
| Tarih: | 15.10.2026 |
YÜKSEL ARSLAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 3'üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Söz konusu maddede belirtilen yurt dışındaki Kızılhaç ve benzeri yardım kuruluşlarından ülkemize gönderilecek uluslararası yardımların alınması ve kullanılması konusunda Kızılayın tek yetkili kuruluş olarak belirlenmesini doğru bulmuyoruz çünkü bu düzenleme AFAD gibi afet ve acil durumlarda görev yapan diğer kurumlara ulaştırılacak uluslararası yardımların önünde engel olabilir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla maddeye ilişkin çekincelerimizi, muhalefet şerhimizi de dile getirdik, bu saate kadar da bütün vekillerimiz anlattı.
Değerli milletvekilleri, söz almışken sahada karşılaştığımız ve artık görmezden gelinmeyecek hâle gelen başka bir önemli konuya da dikkat çekmek istiyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu ağır ekonomik şartlar altında ayakta kalmaya, üretmeye, istihdam sağlamaya çalışan küçük esnafımızın sesini duyurmak istiyorum çünkü saha ziyaretlerimizde, çarşıda ve pazarda esnafımızın yaşadığı sıkıntıları bizzat görüyor, feryadını doğrudan dinliyoruz. Değerli milletvekilleri, Türkiye'de bugün 2 milyon 260 binin üzerinde esnaf ve sanatkârımız var ancak bu rakamın arkasında her geçen gün ağırlaşan başka bir gerçek duruyor, sadece 2026 yılının ilk altı ayında 82.669 esnaf iş yerini kapatmak zorunda kaldı. Bugün küçük esnafımız artık yatırım yapmayı değil kepengini bir ay daha açık tutabilmeyi, kazancını artırmayı değil kirasını, vergisini ve primini nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Daralan piyasa, artan kira, enerji ham maddeleri ve işçilik maliyetleri esnafımızı zaten zorluyor, buna bir de vergi ve SGK borçlarının faizleri ve gecikme zamları ekleniyor. SGK'nin kendi verilerine göre 2026 yılında kendi adına çalışan bir esnafın en düşük aylık primi 11.808 lirayı aşmış durumda. Prim borcu zamanında ödenmediğinde ise ilk üç ay için her ay yüzde 3 gecikme cezası uygulanıyor. Bunun üzerine ayrıca gecikme zammı geliyor. Buradan iktidara sormak istiyorum: Anaparayı ödeyemeyen esnafa katlanmış borcu nasıl ödeteceksiniz? İşte, bu nedenle, esnafımızın yaşadığı sıkıntıları Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıdım, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından cevaplandırılmak üzere 2 ayrı soru önergesi verdim. Ancak her zaman yaptığınız gibi önergelerimize hâlâ bir cevap vermediniz. Çözüm bellidir, küçük esnafın kamuya olan borçları ödeme gücü dikkate alınarak yeniden ele alınmalıdır. Faiz ve gecikme yüklerinden ciddi bir indirim yapılmalı, gerekirse belirli dönemlere ilişkin gecikme cezalarının faizleri tamamen kaldırılmalıdır. Ana borca ise sürdürülebilir taksitlendirme imkânı getirilmelidir çünkü devletin görevi, borcunu ödemek isteyen vatandaşı borcunun altında ezmek değil borcunun tahsilini mümkün kılmaktır.
Esnafımızın sosyal güvenlikle ilgili beklentisi yalnızca prim borçlarının yapılandırılması değildir, Sayın Cumhurbaşkanının 2023 seçimlerinden öncesinde küçük esnafın emekliliği için gerekli 9000 prim gününün 7200 güne indirileceğini açıklamıştı. Aradan geçen zamana rağmen bu söz hâlâ hayata geçirilemedi. Buradan bir kez daha soruyorum: Küçük esnafa verilen 7200 prim günü sözü ne zaman tutulacak?
Değerli milletvekilleri, küçük esnafın önündeki tek sıkıntı sosyal güvenlik borçları yükü de değildir; bugün sokaklarımızda başka bir sorun daha büyüyor, plansız ve kontrolsüz iş yeri açılışları çok fazla arttı. Bu mahallelerde ihtiyaç 2 fırınsa 5 fırına çıkıyor, bir sokakta bir berber varken 3-5 berber birden açılıyor; peş peşe yeni işletmeler açılınca aynı iş yerindeki insanlar iş yapamıyor, sonunda iş yerini kapatmak zorunda kalıyor. Peki, sonuç ne oluyor? Hiç kimse yeterince kazanamıyor, işletmeler birkaç yıl içerisinde kapanıyor, çalışan işini kaybediyor. İşte bu nedenle ruhsatlandırma sistemi ele alınmalı; nüfus, ihtiyaç ve bölgesel kapasiteyle ilişkilendirilen şeffaf bir sistem oluşturulmalıdır. Elbette girişim özgürlüğünü koruyacağız ancak girişim özgürlüğüyle plansızlığı birbirine karıştırmamalıyız. Ruhsat kararları kişiye yöre, belediyeye göre, siyasi yakınlığa göre değişmemelidir; açık ve herkes için eşit kriterlere dayanmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
YÜKSEL ARSLAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, küçük esnaf için ayakta kalabilecekleri bir ekonomik düzen istiyoruz. Bunun için şehir merkezlerinde geleneksel ticaret alanlarıyla küçük esnafımızın varlığını tehdit eden alışveriş merkezlerinin de şehirlerin gelişim planlarının da dikkate alınarak şehir dışındaki uygun alanlara konumlandırılması esas alınmalıdır. Unutmayalım ki küçük esnafı korumak yalnızca bir iş yerini değil mahallemizin kültürünü, şehrimizin kimliğini ve toplumsal dayanışmamızı korumaktır.
Bu düşüncelerle Genel Kurulu saygılarımla selamlar, sadece bir katkıda daha bulunmak istiyorum: Esnafımızın sorunları olunca bir araya gelemiyoruz ama PKK affı çerçeve asası çıkarırken 467 oy alındı burada, bir de zılgıt çekildi, herkes de birbirini alkışladı; birazcık da vatandaşın sıkıntılarıyla uğraşalım diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)