| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 7 |
| Tarih: | 15.10.2026 |
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletimizin acilen çözüm beklediği fon krizini görüşmek yerine etliye sütlüye karışmayan, ne kokar ne bulaşır bir yasa, Kızılay yasası görüşüyoruz. Küresel Kızılhaç, Kızılay örgütü Türkiye'den de Kızılayla ilgili kanun istedi, dedi ki: "Kızılay kanununu çıkarın, bu kanun Kızılayın özerk yapısını sağlasın." Ama AK PARTİ iktidarı bu talebi yanlış anladı. "Kızılayı ihale kanunu kapsamından çıkarın, her şeyi fütursuzca dağıtan bir yer hâline getirin." dedi. Dolayısıyla bu yasa aslında direk soyguna teşvik yasası, o kadar belirsizliklerle dolu ki; başkan nasıl seçilecek? Katakullilerle, zoraki baskılarla başkan değişiyor ama AK PARTİ gittikten sonra nereye, nasıl bir şey gelecek, hiçbir şey ne yazık ki belli değil. KVK'larla ilgili, tahsilatla ilgili ayrı sorunları var, bunlara girmeyeceğim ama şunu söylemek isterim ki: Kızılayın sermayesi vatandaşın güvenidir. Bu yasayla bu güven güçlendirilmiyor, aksine güven sarsılıyor. Bundan sonra Kızılay kapsam dışı, kanun dışı, bundan sonra Kızılayın yaptığı işler denetim dışına gidecek. Denetimsizliğin fon krizinde, SPK'de, başka alanlarda ne hâle geldiğini acıyla gördük, bugün bir kez daha bunu görüyoruz. Baştan sonra gördüğünüz kanunun amacı, kapsamı, amblemi, muafiyeti dönüp dolaşıyor, her şey muafiyete geliyor. Öyle yasa konmuş ki Kızılay var, başka herkes ölsün, Kızılay alacağını tahsil etmek üzere hastanenin gelirlerine ipotek koyacak. Peki, hastanenin gelirini artırmadınız, bütçesi olmayan hastane hizmet veremezse, yoğun bakımdaki hastaların hayatı tehlikeye girerse bununla ilgili bir çözüm yok çünkü her zaman bir iş yaparken başka bir tarafı nasıl yıkarız, bunu görüyoruz işte.
Burada şunu düşünmemiz gerekir: Kızılaya güven olmadığı için irili ufaklı pıtrak gibi hemen her yerden değişik değişik yardım kuruluşları türedi ortaya, ne yazık ki bu çözülmüyor ve değerli milletvekilleri, Kızılay sadece yardım kuruluşu değil, aynı zamanda ticari işletme, 11 şirketi olan emlak fon sektöründe, gıdada, sağlıkta, lojistikte, tekstilde, bilişimde hizmet veren bir şirket. Bu, gümrük muafiyeti, vergi muafiyeti yüzde 51'i Kızılayın, yüzde 49'u özel sektörün; her türlü muafiyeti alacak, burada bir haksız rekabet söz konusu. Kaldı ki devir gerçekleşecek, kamu kurumları Kızılaya tahsisten öte gayrimenkul devri gerçekleştirecek ama bunu ne yapacak? Beş yıl elinde tutacak, beş yıl sonra pekâlâ satabilir, kesinlikle bu kısa yasa teklifi bile düzgünce hazırlanmamış. Ne yazık ki burada istenen temel ilkelerin hiçbirisinin de tam olarak yerine getirilmediği bir kanun teklifi karşımızda. Evet, burada belki çok karşı çıkılmayacak çünkü Kızılay bu milletin tarihinde yer etmiş Darüşşafaka gibi, Yeşilay gibi, diğer kurumlar gibi, askeriye gibi, Diyanet gibi kutsal kabul ettiği bir yer ama bu kutsallık ne yazık ki bugünkü bu yasayla bir kez daha çiğnenmiş oluyor. KVK'yı iyi niyetle alıyorsun, kişisel verileri aldın, paylaştın, mükerrer yardımı önledin, güzel ama bunu kim alacak, ne kadar alacak, ne kadar kullanacak; ucu, bucağı, sınırı yok çünkü alelacele yapılmış, gelmiş.
Yasa maddelerinden birisi personelle ilgili. Kızılayın kendi çalışanlarına özlük hakları vermişsin; eyvallah, ver ama orada bir de görev yapan gönüllü insanlar var. Afet anında, savaş anında gönüllü bir doktor geldi ya da arama kurtarma ekibi içerisinde sanayiden bir çırak geldi, kalfa geldi; gönüllülerle ilgili iş yok. Bunun zaten bürokrasi tarafından hazırlandığının en temel göstergesi bu. Böyle bir yasada kesinlikle bu kurumda gönüllü olarak hizmet edenlere de bir şekilde statü tanınarak onlara da belli haklar verilmeliydi ama bunların gündeminde gönüllü iş yapmak yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Sadece parasıyla, orada zar zor... O kuruma nasıl girdiği de ayrıca tartışma konusu olabilecek insanların özlük hakları ortaya konmuş. Muafiyet dolu, KVK dolu, sadece Kızılayın tahsilatına yoğunlaşmış bir yasa. Bunun için de bu yasa gerçekten "Nasıl kötü bir yasa çıkarılır? Türkiye Büyük Millet Meclisi nasıl boşa meşgul edilir?"in önemli örneklerinden birisi. Milletimiz fon mağdurlarının sorunlarına acil çözüm bekliyor ama siz buraya Kızılay yasasını getiriyorsunuz ki "Bu Meclis bir şeylerle meşgul, bu milletin bazı sorunlarına çözüm getirmek üzere yasa görüşüyor." zannetsin insanlar diye.
Onun için de bu yasa kokmaz bulaşmaz, etliye sütlüye faydası olmayan ne deve ne kuş ne özel olduğu ne de kamu olduğu anlaşılmayan bir yasa.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bu yasanın eksikleri düzeltilsin. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)