| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 7 |
| Tarih: | 15.10.2026 |
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; saygı ve sevgilerimle selamlıyorum herkesi.
Teklifin 3'üncü maddesi Kızılayın savaş esirlerini, sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret etmek, aile haberleşmesini sağlamak, kayıpları araştırmak, insani yardımları ulaştırmak, aile birleşimlerinde aracılık etmek gibi görevleri düzenliyor yani burada Kızılayın kanunla yetki ve sorumlulukları tanımlanıyor; birtakım ölçütler getirilmiş. Fakat Komisyon görüşmelerinde de ifade edildiği üzere, efendim, bu şeyde muhalefet olarak... Kızılayın Sayıştayın denetimine tabi tutulması teklif edildiğinde bu çok kabul görmüyor ve "Hayır." deniyor. Neden? Devlet Denetleme Kurulunun ve İçişleri Bakanlığının zaten denetleme yaptığı ifade ediliyor. Bu raporlar var mı? Yok. Açıklama var mı? Yok. Zaten açıklama zorunluluğu da yok. Kurum, 2021 yılında yabancı bir denetim firması tarafından denetlenmiş, denetim sonucunda da özellikle muhasebe tekniği açısından çok fazlaca sıkıntının var olduğu görülmüş; birçok taşınmazın muhasebeleştirilmediği, menkul değerlemesinin yapılmadığı, iştiraklerden elde edilen, birçok şubesinden elde edilen gelirlerin denetlenmediği gibi birtakım hususlar burada göze çarpıyor. Kızılay kendi iç denetim raporlarında da kusurlarla ve eksiklerle alakalı hiçbir şey söylememiş. 14 iç kontrol, 169 denetim yapmış ama ortada herhangi bir sonuç, ne dediğini anladığımız herhangi bir cümle bulamadık.
Şimdi, yine, ilgili madde, 3'üncü madde, uluslararası Kızılay ve Kızılhaç örgütlerinden gelecek yardımların alınmasında ve kullanılmasında tek yetkili kuruluşun Kızılay olduğunu ifade ediyor, bu da tüm yardımların tek bir elde toplanmasını ve merkezileştirilmesine yönelik kafamızda yine şüphelerin var olmasına sebebiyet veriyor. Neden böyle diyoruz? Çünkü depremin en kritik döneminde çadır satımıyla uğraşmış olması üzerindeki en büyük şaibeyi bu noktada hâlâ hafızalarımızda taze olarak tutuyor. "Kızılay" dediğimizde: "Şu depremzedeye çadır satan kurum mu?" Bu, çok kötü bir CV olarak maalesef akıllarımızda duruyor. Kızılayın görev ve yetkileri düzenlenirken mutlaka dikkatli olmakta fayda var çünkü vatandaşlarımızın bağışlarıyla, milletimizin güveniyle ayakta duran bir kurum.
Şimdi, bizler deprem anını, 6 Şubat depremlerini, en yakıcı, en zor zamanlarımızı yaşayan kişiler olarak şunu mutlaka söylemek zorundayız: Gerçekten zor dönemlerdi, burada hepiniz bunu hissettiniz, insanlar enkazların altında yakınlarını aradılar, bir damla su aradılar, bir parça ekmek aradılar. Aslında çadıra dahi... Belki bir ağacın gölgesinde bile olmak bizi koruyabilir bir unsurken çadır bizim için o kadar önemliydi ki maalesef Kızılayın çadır satışı hepimizi derinden yaralayan bir skandal olarak, Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak -aynı fon vurgunu gibi- geçtiğini burada ifade etmemizde herhâlde bir sakınca olmadığını düşünüyorum Sayın Başkan.
Kızılay satışı... Bakın, Kızılayda satışı kabul etmeme gibi bir durum söz konusu olamaz; iştiraklere satış, maliyetine satış... "Maliyetine satış" demek bu işlemi hukuki, ahlaki olarak savunmanızı emretmez, kamu vicdanında da Kızılayın çadır satması asla kabul görmez. Afet yönetimi ticaret değil bir sorumluluktur. Dolayısıyla, milletimizin kendi dişinden tırnağından artırdığı... Bu kutsal, kurumsal kimliğin kafalarımızda, benliğimizde çok ciddi bir yere oturttuğumuz bu yere mutlaka yeniden getirilmesi için müstakil bir yasa teklifiyle, bu düzenlemelerle, makul ölçülerde muhalefetin de tüm şerhleri dikkate alınarak düzenlenmesinden biz memnuniyet duyarız. Ama şunu da ifade etmek isterim: Deprem 4'üncü yılına girdi, biz hâlâ Kızılaydan inanın ki özellikle Antakya'da, İskenderun'da ve birçok ilçedeki şubelerden destek alıyoruz Sayın Başkan. Bunu özellikle sizlere ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
NERMİN YILDIRIM KARA (Devamla) - Hatay'da hâlâ o kadar yoksulluk, yoksunluk var ki yurttaşlarımızda özellikle çocuklarımız için, engelliler için, dezavantajlı gruplar için, hastalarımız için Kızılaya başvuruyoruz Sayın Başkan ve onların olanaklarının, kapasitelerinin daha da artırılması bizim gibi afetle uğraşan, hâlâ afetin yaralarını saramayan illerde çok kıymetli, yine buraya başvuruyoruz. Ben orada çalışan emekçi kardeşlerimize gerçekten sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyorum ki birçok yurttaşımıza hâlâ yardım etmeye devam etsinler.
Buradan herkese iyi akşamlar diliyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)