| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 7 |
| Tarih: | 15.10.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.
Yine, değerli halkımızı ve zindanlardaki yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, ben öncelikle Rojava'da haber takip ederken katledilen Nazım Daştan ve Cihan Bilgin'i anarak başlamak istiyorum ve yine onların şahsında yitirdiğimiz tüm basın emekçilerini de anıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu elimde görmüş olduğumuz rapor Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin 2025 yılına ait gazetecilere yönelik hak ihlallerine ilişkin raporu. Yine, Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin sadece 2026 Eylül ayına ilişkin raporu da yine burada. Her iki raporda da sayısız baskı, gözaltı, tutuklama ve yasaklama pratikleri var. Basın ve medya aralıksız bir baskı altında. T24 ve Halk TV'ye yapılan saldırılar da bunlardan ikisi. Halk TV'ye kayyım atadınız, yetmedi, kayyımdan sonra gözaltı gerçekleştirdiniz, basın emekçilerini gözaltına aldınız. Ne için? Haber yaptılar ve muhalif kaldılar diye. Yaptığınız şey basın özgürlüğüne saldırıdan başka bir şey değildir, sayılacak çok örnek var ne yazık ki. İstatistiklere elbette girmeyeceğim, zaten Türkiye'de basın üzerindeki tahakküm kanıtlanmaya ihtiyaç duymayacak kadar açıktır. Hemen hemen her gün yasaklanacak bir haber sitesi, engellenecek bir konuşma ve paylaşım aranıyor. Mezopotamya Ajansı, Fırat Haber Ajansı, JINNEWS başta olmak üzere özgür basın sitelerine sürekli erişim engeli getiriliyor. Yıllarca bu ajansları kapattınız, yasakladınız, türlü engellerle kısıtladınız ve bu siyasetinize de devam ediyorsunuz. Bakın, şunun farkında olmanız lazım: Tüm yurttaşlar ve gazeteciler bu konuyu doğrudan barış süreci bağlamında sorguluyorlar çünkü barış ve tahakkümün bir arada var olmayacağını herkes biliyor ve demokrasi ile ifade özgürlüğünün birbirini gerektirdiğini de yine herkes biliyor. Sosyal medya ve basın özgürlüğü günümüzde demokrasinin en işlevsel araçlarıdır; her bir yurttaş sosyal medyadan fikrini özgürce paylaşabilmeli, haber kanallarında ifade özgürlüğünü kullanabilmelidir. İktidar bunu sağlayacağına basın özgürlüğüne gece gündüz saldırma yolunu seçiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
ZÜLKÜF UÇAR (Devamla) - Ama aynı iktidar dezenformasyon yapan, ırkçılık yapan, Kürt halkına saldıran ve Kürtleri tehdit eden paylaşımlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalıyor. Vanspor ve Amedspor'un hemen hemen her maçından önce tek merkezden dolaşıma sokulmuş gibi yüzlerce ırkçı paylaşım yapılıyor, her gün Kürt halkını hedef alan paylaşımlar, Kürtçe karşıtı paylaşımlar yapılıyor. Bir pankartta "..."(*) yazıldığı için günlerce Kürtçeye saldırılar yapıldı. Bilgi Teknolojileri Kurumu bu ırkçı paylaşımlarda ortalıkta yok ama demokrasi ve özgürlükler olunca tüm hesapların tepesine çöküyor. İfade özgürlüğü demokratik cumhuriyetin bel kemiğidir, kurucu unsurudur; bu yüzden sürekli geliştirilmelidir.
Devleti de iktidarı da sürece uygun sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyor, Genel Kurulu selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)