| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 14.10.2026 |
İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Sayın Başkanım, yeni göreviniz hayırlı olsun efendim, başarılar diliyorum. Tarafsız bir riyaset sergileyeceğinize de inanıyoruz.
Sayın milletvekilleri, geçen hafta Şırnak ilimize gittik, Sayın Genel Başkanımızın Şırnak Cizre ve İdil ilçelerindeki ziyaretlerine ben de eşlik ettim ve orada Cizre halkımıza gider gitmez Mecliste bana iletilenleri aktaracağıma da söz verdim.
Sayın milletvekilleri, Şırnak ilimiz bizden bilhassa Cizre ve Silopi ilçelerini kapsayan alanın stratejik serbest bölge ilan edilmesini istiyorlar efendim. Bu alana güneş, rüzgâr ve yenilenebilir diğer enerji kaynaklarına dayalı yatırımların teşvik edilmesini istiyor bölge halkı. Özellikle Cizre OSB'nin genişleme alanının oluşturulması talebi var. OSB'nin enerji ve doğal gaz altyapısını...
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Yanlış yere gitmiş olmayasın ha. Cizre yerine başka yere gitmiş olmayasın.
İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - Ben Cizre'ye gittim ve Cizre Ticaret Odasından aldım bu talepleri.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Yok, yok, öyle bir şey yok.
İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - Sizin de ziyaret etmenizi isterim, tüccarlarımızı da dinleyelim.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Lütfen.
İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - Demir yolu ve kara yolu bağlantılarının tamamlanmasını talep ediyorlar. İhtisas sanayi alanlarının da genişlemesini istiyorlar. Yol ve altyapı imalatlarında eksiklerin ve yaşanan elektrik arızaları ve kesintilerin de giderilmesini talep ediyorlar. Özellikle Cizre OSB ile Cizre Şerafettin Elçi Havaalanı arasındaki yolun da tamamlanmasını Meclisimizden talep ettiler. Bu talepleri içeren ve 5 farklı bakanlığı ilgilendiren 12 farklı önergeyi de dün itibarıyla Meclisimize arz ettik. Bu vesileyle bölge halkımızın da Meclisimize selamlarını iletiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın milletvekilleri, Cizre ve Silopi üzerinden, Habur Sınır Kapısı'ndan büyük ölçüde Irak Kürt bölgesine olmak üzere günde ortalama 1.400 tır geçişi oluyor, diğer tarafa, sınırın öte tarafına; bir o kadar tır da Türkiye'ye giriş yapıyor. Böyle bir ticaret içerisinde sınırın karşılıklı her iki bölgesini mukayese ettiğimiz zaman şöyle bir tablo çıktı ortaya: Burası Duhok ili, Irak Kürt bölgesinde, Barzan Caddesi, görüyorsunuz alt geçitleri, üst geçitleri, köprülü kavşakları, yol boyu sıralanan plazaları ve yeni bir kentleşme alanını görüyorsunuz, hızla gelişiyor, güzelleşiyor...
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Belediye başkanı AK PARTİ'ye mi geçmiş Başkanım?
İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - Fakat Cizre'miz maalesef hak ettiği oranda bir gelişme henüz sağlamış değil. Bu, niye böyle bir tablo var? Aynı oranda ticaret her iki tarafta yapılıyorsa sınırın öte tarafı bu kadar hızla gelişiyorsa Cizre'miz niye gelişmiyor?
Sayın milletvekilleri, işte, elli yıl süren çatışmalı sürenin maalesef bir sonucu da budur. Bölgesel geri kalmışlık ve ekonomik kaynakların orantılı olarak dağıtılmamış olması çok önemli bir sorundur. Bunu giderebilmek için 7595 sayılı Kanun'u çıkardık, büyük bir oy çokluğuyla çıkardık ve şimdi bu kanunun uygulanması dönemindeyiz. Bu uygulamayı yapmak üzere Meclisimize çok önemli bir görev düşüyor Sayın Başkanım, önce kanunun öngördüğü bir izleme komisyonunu oluşturmamız gerekiyor hızla. Kanunun 7'nci maddesinin (5)' inci fıkrası uyarınca Meclis çatısı altında bir izleme komisyonu oluşturmamız lazım. Biz, Sayın Meclis Başkanından bu komisyonu oluşturmak üzere biraz daha elini çabuk tutmasını istiyoruz ve delaletinizle ben bu talebi iletiyorum. Niye bu talebi iletiyorum? Çünkü bu kanunun henüz bir sahibi yok. Kanun dört farklı düzenleme yaptı; güvenlik güçlerine bir görev tevdi etti. Tespit ve teyit mekanizması üzerinde çalışacak güvenlik güçlerimiz. Onlar görevlerini yapıyorlar. Yargıya da bir görev tevdi etti. Yargı da tabii ki bu kanun uygulamaya başladığı andan itibaren görevini yapacak. Yürütmeye de bir görev tevdi etti, gerekli kurulları oluşturacak fakat yasamaya da bir görev tevdi etti. Bizim de bu izleme komisyonunu oluşturmamız gerekiyor. Eğer komisyonu zamanında oluşturmuş olsaydık bugün için bazı tıkanıklıklar var, bu tıkanıklıkları aşmak daha kolay olacaktı diye düşünüyorum. Nedir o tıkanıklık derseniz sayın milletvekilleri, kanunun 7'nci maddesinin ikinci fıkrasına lütfen dikkat buyurunuz. Yeniden dikkat çekmek istiyorum. "Kurul tarafından sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir." diyor. "Örgüt nezdinde ilerlemesini sağlamak." Bu kanunun her bir kelimesi titiz bir çalışmayla oluşturuldu. Hiçbir cümlesi tesadüfen burada değil. "Örgüt nezdinde ilerlemeyi sağlamak." diyor, "İlerlemeyi takip etmek." demiyor, "İlerlemeyi izlemek." demiyor, "İlerlemeyi beklemek." demiyor, "İlerlemeyi sağlamak." diyor. Bu kurulun önündeki bugün için en önemli meselelerden birisi budur. Kim bu örgüt nezdinde ilerlemeyi sağlayacak ise bu kurulda, bu alt kurulda onun görevlendirilmesi gerekir. Burada herkes kendi sorumluluğuna sahip çıksın. Cesaretle bunu da konuşmamız ve bu konudaki gelişmeyi de sağlamamız gerekir. Örgüt nezdinde ilerlemeyi kim sağlayacak ise yürütme tarafından kurulacak komisyona görevlendirilmesi şart. Var mı aranızda örgüt nezdinde bu kanunun ilerlemesini sağlayabilecek herhangi bir milletvekili? Kim bu örgütü kurmuşsa o sağlayabilir; kim dağa çıkmışsa o indirebilir; kim bu örgütü oluşturmuşsa örgütün yeniden feshini de o sağlayabilir. Dolayısıyla alt kuruldaki bu görevlendirme konusunda Sayın Meclisimizin bu konuda izleme komisyonunu bir an önce oluşturmasını -Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı ayrıldı buradan, keşke o da burada olsaydı da söyleyebilseydik kendisine- alt kurul nezdinde bu görevlendirmeyi yapması gerektiğini düşünüyoruz.
Evet, Sayın Oktay hoş geldiniz, tam da sizden bahsediyorduk.
FUAT OKTAY (Ankara) - Eyvallah!
İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kanunun uygulanmasında nerede bir tıkanıklık varsa o tıkanıklığı da gidermeye hazırız sayın milletvekilleri.
Efendim, sürem yettiği için geçen haftaki bir gelişmeye daha değinmek istiyorum, müsaade buyurursanız. Avukat Alp Selek vefat etti; Allah rahmet eylesin, meslekten ağabeyimiz, büyüğümüzdür. Alp Selek'in vefatı nedeniyle hepimizi üzen bir davayı yeniden hatırladık. Sosyolog Pınar Selek, ben hukuk fakültesinde öğrenciyken yargılanmaya başladı; yirmi sekiz yıldır yargılaması devam ediyor. 4 kere beraat etti, 4 kere Yargıtay bozdu; yirmi sekiz yıldır yargılanıyor. Biz o zaman üniversite öğrencisiydik, şimdi 50 yaşına geldik hâlâ Pınar Selek yargılanıyor. Bu tür davalar Türkiye'yi yoruyor. Bu tür davaların bu kadar uzaması hiç kimsenin faydasına değildir. 4 kere beraat etmiş bir sosyolog Fransa'ya gitmiş, Paris'te şimdi kendisine yeni bir hayat kurmuş, saygın bir akademisyen fakat babasının cenazesine bile gelemedi yirmi sekiz yıl sonra. Bu tür davaları da artık -yeni dönemde diyelim- bir an önce nihayete erdirmemiz gerekir. 4 kere beraat etmiş bir insanın aklanması için kaç kere daha beraat etmesi lazım sayın milletvekilleri. Yani kaç kere beraat ederse bir insan aklanmış sayılıyor acaba bizim hukuk düzenimizde? Buradan Alp Selek'e seneye Allah'tan rahmet diliyorum ve Pınar Selek'e de selam söylüyorum.
Sayın milletvekilleri, bizi geçen hafta yine çok rahatsız eden bir olay oldu, Ankara 2 no.lu Baro Başkanı bir açıklama yaptı, televizyon programına çıktı, dedi ki: "İki yıl içerisinde baroya kayıtlı 70 avukatın hâkim ve savcı olmasını sağladık. Bu süreçte Bakanlıklarla görüştük ve kendilerine ayrıcalık tanındı." Olabilir mi böyle bir şey sayın milletvekilleri? Çok saygın hukukçular var, hanginiz kabul ediyorsunuz? Bir baro Başkanının böyle bir açıklama yapması doğruysa çok daha büyük bir sorun değil mi acaba? Doğru değilse bunun açıklanması lazım. Sayın Bakanı da bu konuda kamuoyuna bilgi vermeye davet ediyoruz. Bu konuda dün itibarıyla bir önerge de sunduk, Sayın Bakan lütfen bu önergemize de cevap versin. Böyle bir şeyin gerçek olduğuna da inanmak istemiyoruz.
Efendim, Kızılay Başkanı geçen ay Kars'taydı, Kars'a çok önemli bir tesis kazandırdı, kendisine teşekkür ediyorum. Orada da güzel bir konuşma yapmıştı, bu vesileyle Kars adına da kendisine teşekkür ediyorum efendim.
İyi akşamlar diliyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)