GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:6
Tarih:14.10.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKAN AKSU (Sivas) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bugün Genel Kurulumuzda görüştüğümüz ve ilk imza sahibi olduğum 279 sıra sayılı Türk Kızılay Kanunu Teklifi'miz üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin hemen başında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekilliği görevine seçilen Tokat Milletvekilimiz Sayın Yusuf Beyazıt Başkanımıza yeni görevinde başarılar diliyorum. Görevinin Gazi Meclisimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Görevi devreden Sayın Bekir Bozdağ Başkanımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bugüne kadar sunduğu kıymetli hizmetler için teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bugün yalnızca bir kurumun çalışma esaslarını düzenleyen bir kanun teklifini görüşmüyoruz. Mazisi 1868 yılında kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyetine uzanan Türk Kızılayın değişen ihtiyaçlar karşısında görevlerini daha etkin biçimde yerine getirmesini amaçlıyoruz. Türk Kızılayı afetlerde milletimizin yanında olan, ihtiyaç sahiplerine el uzatan, savaş ve kriz bölgelerine insani yardım ulaştıran, kan hizmetlerinde sosyal yardımlara kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren yüz elli sekiz yıllık köklü bir kuruluşumuzdur.

Değerli milletvekilleri, şu hususun özellikle altını çizmek istiyorum: Kanun teklifimiz kapsamlı bir hazırlık ve istişare sürecinin sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu süreçte ilgili kamu kurumlarımızla, uzmanlarımızla ve Türk Kızılay temsilcilerimizle bir araya gelerek kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmeler neticesinde Türk Kızılayın görevlerini, hak ve muafiyetlerini açıkça düzenleyen kanun teklifimizi hazırladık. Ardından 4 Haziranda Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonumuzda gerçekleştirdiğimiz müzakerelerde Değerli Komisyon üyelerimizin de katkılarıyla teklifimize son hâlini verdik ve Genel Kurulumuzun takdirine sunduk.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türk Kızılay hâlihazırda ulusal mevzuatımız ve ülkemizin taraf olduğu uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. 1949 tarihli Cenevre sözleşmeleri ve 2024 yılında gerçekleştirilen 34'üncü Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Konferansı'nda kabul edilen 4 no.lu Karar millî cemiyetlerin görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmasını teşvik etmektedir. Bugün dünyanın 100'den fazla ülkesinde millî cemiyetlere ilişkin özel kanuni düzenlemeler bulunmaktadır dolayısıyla teklifimiz herhangi bir ayrıcalık veya istisnai model ortaya koymamaktadır, Türk Kızılayı uluslararası örneklerle uyumlu bir hukuki çerçeveye kavuşturmayı amaçlamaktadır. Burada bir hususun özellikle altını çizmek istiyorum: Türk Kızılay kamu kurumu değildir ve merkezî bütçeden doğrudan pay almamaktadır; Türk Kızılay faaliyetlerini yardımsever kişilerin bağışları, uluslararası yardım fonları ve iştirak gelirleriyle sürdürmektedir. Teklifimizin amacı Türk Kızılayı bir kamu idaresine dönüştürmek değildir; amacımız, Türk Kızılayın mevcut hukuki niteliğini muhafaza ederek görevlerinin gerektirdiği hukuki çerçeveyi daha açık ve güçlü hâle getirmektir. Ayrıca, Türk Kızılayın bağımsızlık, tarafsızlık, ayrım gözetmeme ve gönüllülük başta olmak üzere temel ilkeleri korunmaktadır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; kanun teklifimizin getirdiği düzenlemelere de kısaca değinmek istiyorum. Teklifimiz 7'si esas olmak üzere, yürürlük ve yürütme maddeleriyle birlikte toplam 9 maddeden oluşmaktadır. 1'inci maddeyle kanunun amacı ve kapsamı ortaya konulmaktadır. 2'nci maddeyle ise kanunda kullanılan temel kavram ve terimler tanımlanmaktadır. 3'üncü maddeyle Türk Kızılayın görev ve yetkileri açık şekilde düzenlenmektedir. Türk Kızılayın Cenevre Sözleşmeleri'yle Türkiye'nin millî cemiyeti olduğu açıkça hüküm altına alınmaktadır. Aynı maddeyle, Türk Kızılayın adı, bayrağı ve amblemi korunmaktadır. Ayrıca, savaş esirleri ve sivillere yönelik insani faaliyetler, aile haberleşmesinin sağlanması, kayıpların araştırılması ve insani yardımın ulaştırılması gibi görevliler düzenlenmektedir.

Değerli milletvekilleri, 4'üncü maddeyle Türk Kızılayın görevlerini etkin ve kesintisiz biçimde yerine getirebilmesi için bazı hak ve muafiyetler düzenlenmektedir. Afet, acil durum, afetlere hazırlık ve olağanüstü dönemlerde ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınmaya yönelik belirli ürün ve hizmetlerin belirli şartlarla kamu kurum ve kuruluşlarınca Türk Kızılaydan veya Türk Kızılayın sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu kuruluşlardan doğrudan temin edebilmesine imkân sağlanmaktadır. Bu alımlar şeffaflık, rekabet, eşitlik, denetim ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine bağlanmaktadır. Düzenleme, Kızılay veya iştirakleri açısından genel ve sınırsız bir muafiyet getirmemektedir. İstisnanın konusu: Alım yapabilecek kuruluşlar ve kapsama giren ürünler sınırlandırılmıştır. Amacımız, ticari bir avantaj oluşturmak değil, afet anında ihtiyaçların hızla karşılanmasını ve müdahale kapasitemizin güçlendirilmesini sağlamaktır. Aynı maddeyle sosyal yardımlardaki mükerrerliğin önlenmesi amacıyla Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerine bağlı olarak sosyal yardım verilerine erişim yetkisi düzenlenmektedir. Diğer taraftan, insani amaçla ithal edilen belirli tıbbi bilimsel ve sağlık ürünlerine gümrük vergisi muafiyeti getirilmektedir. Gümrük muafiyeti kapsamında getirilen eşyanın iç piyasada satışı ve devri de açık kurallara bağlanmıştır. Bu kapsamda süre şartı getirilmiş, eşyanın devri veya satışı için gümrük idaresinin izni öngörülmüştür. Ayrıca, maddeyle kamuya ait sağlık kuruluşlarına temin edilen kan bileşenlerinin bedellerinin ilgili kurumların alacaklarından mahsup edilerek Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla doğrudan Türk Kızılayına aktarılması amaçlanmaktadır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 5'inci maddeyle Türk Kızılayın kurumsal yapısına ilişkin esasları düzenliyoruz. Maddeyle, Türk Kızılayın teşkilat yapısı, üyelik sistemi ve organlarının görev ile sorumluluklarının tüzükle düzenleneceği hüküm altına alınmaktadır. Mevcut uygulamada olduğu gibi, tüzük Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe girmeye devam edecektir.

6'ncı maddeyle, kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Medeni Kanunu, Dernekler Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasını öngörüyoruz.

7'nci maddeyle, sahada fedakârca çalışan Türk Kızılay personelimiz ve sosyal yardımların koordinasyonu bakımından önemli düzenlemeler yapıyoruz. Afet, savaş ve çatışma bölgelerinde görev yapan Türk Kızılay personelimizin ne kadar zor şartlar altında görev yaptığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle, olağanüstü dönemler ile afet, savaş ve çatışma zamanlarında faaliyet bölgesinde görev yapan Kızılay personelimizi 2330 sayılı Kanun'un kapsamına alıyoruz. Aynı maddeyle Türk Kızılay il ve ilçe şube başkanlarının sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer almasını düzenliyoruz. Böylece, kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi, mükerrer yardımların önüne geçmeyi ve ve mevcut imkânların daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmasını hedefliyoruz.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türk Kızılay milletimizin ortak değeridir, bu kanun teklifimizin temel yaklaşımını bir kez daha açıkça ifade etmek istiyorum. Türk Kızılayı kamu kurumuna dönüştürmüyoruz, Türk Kızılaya sınırsız bir ayrıcalık alanı oluşturmuyoruz, Türk Kızılayın bağımsız insani kimliğini değiştirmiyoruz. Yaptığımız Türkiye'nin Cenevre Sözleşmeleri kapsamındaki millî cemiyeti olan Türk Kızılayın mevcut hukuki niteliğini korumaktır. Ayrıca, Türk Kızılayın görevlerini daha etkin ve kesintisiz şekilde yerine getirebileceği, açık, öngörülebilir ve bütüncül bir kanuni çerçeve oluşturmaktır.

Sözlerime son verirken kanun teklifimizin hazırlanmasında katkı sunan Türk Kızılay Genel Başkanımız Sayın Fatma Meriç Yılmaz'la ekibine, ilgili bakanlarımıza ve kurumlarımıza, İçişleri Komisyonu Başkanımız Sayın Süleyman Soylu'ya, Komisyon üyelerimize ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Türk Kızılaya bugüne kadar emek veren tüm çalışanlarımıza, gönüllülerimize ve hayırseverlerimize de şükranlarımı sunuyorum. Kanun teklifimizin Türk Kızılaya, aziz milletimize ve tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyor, Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)