GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:6
Tarih:14.10.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ki gerçekten bugün sabah karşılaştığımız manzara demokratik bir ülkede en son göreceğimiz hadisedir çünkü biz yıllarca özellikle manşetlerle vuruşa vuruşa iktidara gelen bu sıralardaki arkadaşların söylediği bir söz vardı "Sabah kapımızı çalanın sütçü olduğuna emin olduğumuz anda Türkiye'de tam manasıyla demokrasinin yerleşmiş olduğunu anlarız." demiştik ama üzülerek ifade ediyorum ki yirmi dört yılın sonunda gelinen aşamada artık kapıyı sabahın köründe kimlerin çalacağını net olarak görüyoruz. Bu çok acı ve vahim bir tablo.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Anayasa'mızın 1'inci maddesi devletin şeklinde açık bir şekilde tanımlamış: Devletin şekli cumhuriyettir. Ama cumhuriyeti anlamlı kılan nedir diye baktığınızda Anayasa’nın 2'nci maddesinde diyor ki: Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olması hâlinde cumhuriyet gerçek anlamda bir işlev kazanır çünkü İran da bir İslam cumhuriyeti, Suriye'de, Irak'ta da benzer cumhuriyetleri görmüştük. Oysa, bunu anlamlı kılan demokrasinin varlığıdır. Demokrasinin varlığının yaşayabilmesi de ancak muhalefetin özgür olmasıyla, medyanın ve basının özgür olmasıyla vuku bulabilir. Ancak, siz gelinen aşamada artık ne muhalefet bıraktınız ne medya ve basın bıraktınız. Üzülerek ifade ediyorum ki hazin bir sona doğru gidiyorsunuz. "Niye?" diyeceksiniz? Çünkü geceden sabaha ülkede rejim mi değişti de bizim haberimiz yok? Bugün şafak operasyonuyla Halk Tv'nin kapısına dayandınız. Tele1'e kayyum atamanız, T24'ü erişime kapatmanız yetmedi, şimdi de Halk TV'yi susturmaya kalkıyorsunuz. Öyle bir kibre kapıldınız ki kendi sesinizden başka hiçbir sese tahammülünüz yok. Bu hâliniz Mevlâna'nın Mesnevi'sindeki sineği hatırlatıyor. Değerli iktidar sıraları, özellikle size bunu hatırlatmak istiyorum. Hikâyede sinek küçücük su birikintisinde yüzen saman çöpüne konar. Altındaki samanı koca bir gemi, su birikintisini de uçsuz bucaksız deniz sanır. Başını gururla kaldırıp "İşte deniz, işte gemi, işte ben de kaptanım." diye böbürlenir. Zavallı sinek, kendi dünyasının küçüklüğünden habersiz, bütün âleme hükmettiğini zanneder. Siz de bugün kendi iradenizi milletin iradesi sanıyor, herkesi susturabileceğinizi düşünüyorsunuz. Ama unutmayın, sizin saman çöpünüzün bittiği yerde bu milletin koskoca bir dünyası var değerli iktidar mebusları. Bu memleket sizin çiftliğiniz değil. Anayasa’nın 28'inci maddesi de gayet açık: "Basın hürdür, sansür edilemez." hükmünü havidir.

Bugün halkın televizyonundan derhâl elinizi çekiniz. Halkın televizyonundan elinizi çekiniz ki burada milyarlarca liralık fon vurgununda milletin parasının hesabını sormaya gelince ortada yoksunuz, gazetecileri susturmaya gelince bütün gücünüzü seferber ediyorsunuz. Gerçekten bu işlerden sıkılmak gerekir. Biraz da hukuktan korkmak gerekir değerli milletvekilleri. Halkın hangi haberi duyacağına, hangi gerçeği öğreneceğine siz karar veremezsiniz. Bu memleket sizin çiftliğiniz, Anayasa da keyfinize göre uygulayacağınız bir metin değil. O yüzden, size bir kez daha buradan hatırlatmayı bir vazife olarak görüyoruz: Bugün Halk TV, yarın başka sosyal medya mecraları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Ama ne olursa olsun, bu milletin nefes almaya ihtiyacı var. Özgür basın demokrasilerde hayat kurtarır, oysa siz basının soluk borusunu da tıkamak istiyorsunuz; bu, size bir şey kazandırmayacak.

Bakın, hep birlikte göreceğiz çünkü dün manşetlerle çarpışa çarpışa iktidara gelen bir siyasi hareketin temsilcilerisiniz sizler. 71 muhtırasından sonrasında da memleketin... Çankırı'dan mebusluk yapan Nurettin Ok bu kürsüden bahsetmişti ve hitap etmişti; senato üyeleri karşısındaydı, milletvekilleri de buradaydı ama o kürsüden şu cümleyi kullanmıştı: "Değerli milletvekilleri, önce rejimin adını konuşalım, ondan sonra konuları müzakere etmeye geçelim." Siz, bugün sabah medyayı susturmak suretiyle, muhalefeti susturmak suretiyle, aslında bakarsanız rejimi öldürüyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İDRİS ŞAHİN (Devamla) - O yüzden, bir an önce bu sistemin adını koyalım. Eğer gerçek anlamda demokrasiyi, hukuku istiyorsak biz bu kürsülerde özgürce konuşalım. Bırakın, medya ve basın da vazifesini yapsın diyorum.

O yüzden, Tuncay Bey'in vermiş olduğu önergeye, Yeni Partinin önergesine destek olacağımı bildiriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)