| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 14.10.2026 |
YENİ PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu ifade edeyim: Tabii ki ne söylesek boş. Öyle işler yapıyorsunuz ki yani burada konuşmanın da böyle çok anlamı kalmadı gerçekten çünkü her sabah başka bir hukuksuzluğa uyanıyoruz. Şimdi, ben hani şunu bilirim, kendi hayatımdan da tecrübe olarak şunu bilirim: Adalet olmadan barış olmaz ama adaleti hayatın her alanında yok ettiniz, hiçbir alanda bırakmadınız yani kendi çevrenizde bile adalet bırakmadınız. Öyle bir dar çevre yarattınız ki birbirinize bakarak hayatın o olduğunu sanıyorsunuz. Oysa o çevreden çıktığınızda gerçekten toplumun her kesiminde büyük bir adaletsizlik olduğunu görürsünüz. Mesela, bu sabah saat 05.00'te Halk TV'yi bastınız, siz bastınız yani sizin izniniz olmazsa, onayınız olmazsa siyasi olarak yol vermezseniz Halk TV'ye hiç bir yargıç o kararı veremez. Karar bir yerden verildi, onay verdiniz ve Halk TV kapatıldı. Şimdi, bu ortamda neyi konuşacağız? Daha iki hafta önce T 24'ü kapattınız. İşte, bugün Türkiye İşçi Partisinin, bakın burada temsil edilen bir siyasi partinin sosyal medya hesabına yasak getirdiniz. Eleştiri var sadece, buna yasak getirdiniz. Bakın, yargı sizden bu gücü almazsa, siz onay vermezseniz bütün bunlar yapılamaz, yapılamaz mümkün değil. Şimdi, neyi konuşuyoruz? İnfazda adalet, gözlem kurulları. Peki, kardeşim, sizden önce Türkiye'de iktidar yok muydu veya sizden önce, 2021'den 2023'ten önce iktidar yok muydu Türkiye'de? vardı. Peki, niye bu şeytanlık akıllarına gelmedi? Gerçekten şeytanlık yani. Bakın, kişi özgürlüğü ancak hâkim kararıyla kısıtlanabilir, hâkim kararıyla. Peki, bu kurul ne? Gardiyan, savcı bilmem kimden oluşmuş bir kurul, kişi özgürlüğünü yok ediyor, infazı bitmiş yakıyor, "Ben seni tahliye etmeyeceğim." diyor. Karşısına alıyor diyor ki: "Sen yıkanmamışsın, niye haftada bir gün yıkanıyorsun? Her gün yıkanacaksın." Mesela bunu soruyor. Niye? "Sen ailenle görüşmeyesin." diye soruyor. Bakın, böyle bir düzen yarattınız, siz yarattınız. Türkiye'nin Kürt meselesi ya, bu mesele Kürt meselesiyle ilgili arkadaşlar, o nedenle getirdiler. Kimlerin infazı yanıyor? Muhalif olanların. Bunu siz yarattınız, siz, sizler yarattınız, bunu bilmenizi isterim. Bakın, demokratik alan daraldıkça Türkiye'de barış ihtimali ortadan kalkar. Biz büyük özveriyle o masada oturduk, masada oturduk büyük özveriyle; komisyon raporu yazdık ve imza attınız. Ben ona imza atan arkadaşlara buradan sesleniyorum ya: Neredesiniz gerçekten? Neredesiniz? Orada sadece silahsızlanma mı var, eş zamanlı olarak basın özgürlüğü yok mu, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma yok mu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma yok mu? 13. Ağır Ceza Mahkemesi hâlen, bakın, hâlen direniyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Osman Kavala'yla ilgili karar vermiş, dokuz yıldır hapiste. Dün yarım sayfalık bir gerekçe; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi diyor ki: "Ben senin Anayasa Mahkemeni bu davanın özelinde etkili bir hukuk yolu görmüyorum çünkü bakmıyorsun, uzatıyorsun, görmüyorum." Oradaki 3 tane hâkim "Ben bunu tanımıyorum." diyor. Anayasa suçu işliyorlar, Anayasa suçu. Normal bir düzende TCK'nın 301'inden, 302'sinden yargılarsın o hâkimleri, tümünü yargılarsınız. Anayasa ortada, Anayasa Mahkemesiyle ilgili kanun da ortada, Anayasa’nın 90'ıncı maddesi var, "Ben uymam." diyor, ne yapacaksınız söyleyin bana? Ne yapacaksınız?
Değerli arkadaşlar, böyle olmaz, adalet olmadan barış olmaz, özgürlük olmadan barış olmaz ve tümünü yerle bir ettiniz. (Yeni Parti ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)