| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 14.10.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; buradan tüm siyasi tutsaklara ve onların özgürlük umudunu, mücadelesini ve özlemini paylaşan ailelerimize ve halklarımıza dayanışma ve mücadele duygularımı ve selamlarımı gönderiyorum.
"Paralel ideolojik sorgu mahkemesi" dediğimiz idare ve gözlem kurullarının neden olduğu hak ihlallerinin araştırılması ve bu kurulların lağvedilmesi için bir kez daha önerge sunduk; daha önceki önergelerimizin hepsi reddedildi, umuyorum ki bu, son önergemiz olsun çünkü bu kurulların kaldırılması, hukuk, evrensel ilkeler ve içerisinde bulunduğumuz barış ve demokratik toplum süreci açısından artık bir zorunluluk. 2024'te başlayan 27 Şubat asrın çağrısıyla tarihsel bir aşamaya ulaşan süreçte, bir yandan silahlı mücadeleden demokratik siyasete, bir yandan devletin yüz yıllık inkâr ve asimilasyon anlayışından demokratik anayasal çözüme geçiş esası aldığımız iki yönlü tarihsel bir paradigma değişiminin hukuksal zeminini yaratmaya çalışıyoruz. İşte, bu Komisyon raporu, tüm eksikleri ve eleştirilerine rağmen bu süreçte atılacak hukuk ve demokratik adımların çerçevesini ortaya koydu. Burada 467 milletvekilinin oyuyla kök yasa, çerçeve yasa da bu rapor temelinde hazırlanmıştı. Bu raporda, infaz adaletinin sağlanması, koşullu salıverme şartlarının daha adil ve eşitlikçi bir biçimde ele alınması, hasta ve özellikle yaşlı tutsakların yaşam hakkı gibi birçok önemli tespit ve atılması gereken adımlar konuşuldu. Özellikle sadece Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları üzerinden değil, bu raporda 6'ncı ve 7'nci başlıkta infazla ilgili birçok meseleye yer verildi, ilgili kısmı özellikle okumak istiyorum: "Cezaevleri idare ve gözlem kurulların yapısı ve karar süreçleri uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilecek." deniyor.
Şimdi, buradan soruyorum: Bu rapor ve 467 milletvekilinin ortaya koyduğu bu iradeye rağmen hâlen idare ve gözlem kurulları infaz yapma özgürlüğü gasbedilme kararları nasıl çıkıyor? İktidar sıraları bu rapora ve imza attığı yasaya sahip çıkmayacaksa bu sürecin gereklilikleri nasıl yerine getirilecek?
Bu kurullara ilişkin bir sorun, sadece mapusların özgürlüklerinin gasbedilmesiyle de sınırlı değil. Biz barışın hukukunu inşa etmek için birçok kanun teklifi veriyoruz, biri de bu kurullarla ilgili ancak bu kurullar eliyle ayırımcılıkla, keyfîyetle, siyasi değerlendirmeyle her bir kararla aslında bir provokasyona imza atılarak tahliyeler engellenmiş oluyor.
Tutsaklara soruluyor: "PKK yeniden kurulur mu, kurulursa katılır mısınız? Başka bir örgüt olursa ne yaparsın?" Örneğin, Sincan'da infazı yedi kez ertelenen ve salı günü bir kez daha kurula çıkmak için Kayseri Bünyan'da bekleyen Sermin Demirbağ'a sorulmuş: "Kaç kişi silah bıraktı?"
Mapuslar kendi aralarında konuşsa, gazete alsa, birbirlerine mektup yazsa "disiplin suçu" diye disiplin soruşturmasına konu edeceğiniz meseleyi idare ve gözlem kurulunda kendilerine sormaya çalışıyorsunuz. Bazı hapishanelerde sürece yorum yapmanın kendisinin suç olduğu isnat edilirken bu kurullarda siyasi sorularla siyasi tutum, biat ve zorla bilgi almaya çalışılıyor. Bununla da kalmıyor, "paralel yargılama" dediğimiz bu kurullar hüküm veriyor.
Bakınız, Tekirdağ 2 Nolu'da Velat Cin; dosyadaki yargılama süresi bitmiş, başka bir dosyasından beraat etmiş -tutukluluk süresi- tahliye edilmesi gerekirken kurul sırf tahliye olmasın diye on bir ay geriye dönüp "İyi hâlli değildir." raporu hazırlamış; bununla da yetinmemiş, mahkemede, mahkeme sırasında kendisine isnat edilmeyen bir suçu kendisine isnat ederek, kurul mahkeme gibi "Dosyayı tetkik ettim." diyerek... Kararına yazılabiliyor. Kırıkkale F Tipinde Mustafa Ekmekçi de bunlardan biri. Değerlendirme puanı düşükse zaten siyasi değerlendirmeye muhtaç değil, değerlendirme puanı yüksekse ideolojik gerekçeler devreye giriyor; bakınız: Bayram Acar. Geçmiş dönemlerdeki tüm puanları 60'ın üstünde; son değerlendirmesine 58,92 verilerek, yönetim servisinin 3 muhalefet şerhi olmasına rağmen tahliyesi engellenmiyor.
Bu kurullar... Hasta mahpuslarla ilgili de özgürlüğü gasbetme kararı verilerek aslında mahpusların yaşamına kastediliyor; bakınız: İzmir'deki 75 yaşındaki Mehmet Sait Yıldırım hakkında 3'üncü kez verilen uzatma kararı. Sincan'da Nedime Yaklav, Hicran Binici bunun en çarpıcı örnekleri.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
NEVROZ UYSAL ASLAN (Devamla) - Biz her bu konuları gündeme getirdiğimizde "Meclisin İnsan Hakları İnceleme Komisyonu var." diyeceksiniz ki birazdan o Komisyonun üyelerinden birini buraya çağıracaksınız ancak inceleme, yerinde denetim yapmayla sorumlu olan bu Komisyon 28'inci Dönemde yani üç yıl dört aylık süreçte sadece 10 kez toplanmış. Dört ayda 1 kez toplanıyor bu kurul ama bu ülkedeki hapishanelerde her gün en az 2 mahpus can veriyor. 12 rapor hazırlamış sadece; 9'u ana kurulda, 9'u ana kurulda/Komisyonda tartışılmadan, 3'ü sadece ana komisyona geçmiş. O nedenle hapishaneleri gezmekle, uygulanmayan raporları yazmakla iş bitmiyor, Meclisin denetimi hapishane gezmekle de yetmiyor. O nedenle hukuksuzluk somut, hak ihlalleri maalesef ki ortada, bu nedenle bu kurulun yapısını, karar süreçlerini gözden geçirecek yeni bir Meclis araştırması komisyonu kurulmasına çağırıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NEVROZ UYSAL ASLAN (Devamla) - Üstelik bu hepinizin aynı zamanda hukuk ve vicdan muhasebesinin bir sorumluluğudur diyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)