| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 14.10.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Ekranları başında bizleri izleyen halkları saygıyla selamlıyorum ve elbette Aliağa'da direnişte olan Smart işçilerini.
Bugün Aliağa işçiler için bir cehenneme çevrildi. Smart işçileri bu cehennemi cennete çevirmek için mücadele ediyorlar.
Başka bir cehennem de tarımda, zeytincilikte var. Zeytin öyle bir hâle geldi ki tam bir Türkiye panoraması sunuyor bize. Üretici kazanmıyor, tüketici alamıyor, zeytin ağacı da maden için kesiliyor. Bir ay öncesinde bir zeytin üreticisi, yapılan bir röportajda, üreticinin 80-100 lira arasında mal ettiği zeytinin kilosunu 20-40 lira arası satabildiğini, hatta onu da bazen satamadığını söylüyor. Biz en ucuz zeytini 200 liraya alıyoruz -alabildiğimiz takdirde- yani geçmişte fakir sofralarının baş köşesinde yer alan zeytin bugün lüks tüketime girmiş durumda. Zeytinyağının tadını bilmeyen nesiller yetişiyor; palm, kanola ve diğer değersiz, kalitesiz yağları bilen bir nesil yetişiyor.
Önergede zeytin üreticileri için bazı talepler var. Yeterli midir? Değildir ama temeldir. Kilogram başına 50 lira destek ve ihracat kotalarının artırılması, mazot, gübre ve işçilik gibi hasat kalemlerinde fahiş artışların sübvanse edilmesi gibi aslında bütün tarım üretimlerinde temelde yapılması gerekenler zeytincilik için de geçerli. Bu destekler, bu sübvansiyonlar geçinmeyi hâlâ sağlamıyor, hâlâ zeytinciliğin, zeytinyağı üretiminin devamını sağlamıyor. Bu, belki sadece günü kurtaracak. Tarım politikasının temelden değişmesine ihtiyacımız var.
Üretici bu hâlde sıkışmış durumda, peki fabrikalar ne durumda? Üreticiyi dört bir taraftan sıkıştırmış, başka bir yere satmasını engelliyor, kendi belirlediği fiyattan istediği gibi ürün alıyor, istediği şekilde satıyor ve biz aslında çok nitelikli zeytin ve zeytinyağı üretilecek bu coğrafyada market raflarında kalitesiz ürünlere ve kötü bir ihracat politikasına sahip olmuş oluyoruz. Sermayeyi destekleyen devlet politikasının sonucu sağlıksız bir sofra.
Bir mesele de zeytin ağacının varlığı meselesi, burada çokça konuştuk. Zeytinlikler ranta açıldı, zeytinlikler yağmalandı, talan edildi, ağaçlar kesildi, madencilikle yok edildi; bugün zeytin üreticisi ağacına bakabilecek durumda değil, hele kurak mevsimlerde sulayacak durumda değil. Orman yangınlarıyla birlikte -orman yangınları başlı başına ayrı bir mesele ama- zeytinlerin korunmaması ve zeytin ağaçlarının korunamaması nedeniyle zaten büyük bir kayıp var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
BURCUGÜL ÇUBUK (Devamla) - Teşekkürler.
Bunlarla ilgili hiçbir önlem alınmazken zeytin üreticisi tekellerin ağlarına bırakılmış durumda. Ekolojik tahribat, gelecek nesillerin beslenmesi, bunların hiçbiri umurunuzda değil belki ama zeytinden elde edeceğiniz rantı da kaybediyorsunuz; bari bunu dert edin, bari bunun üzerine düşünün. Sizin sofralarınızda en iyi zeytinler, en iyi zeytinyağları var, halkın sofrasında en kötü zeytin bile yok. Bu ateşin kimi yakacağı ortadadır.
Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)