| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 14.10.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Ben, öncelikle sizlere hayırlı olsun diyorum, yeni görevinizde başarılar diliyorum.
Değerli halkımızı ve cezaevlerindeki, zindanlardaki arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, YENİ YOL Grubunun vermiş olduğu önergede 1998 yılında çıkarılan yasanın aslında bir nevi güncellenmesi bir çözüm olarak, öneri olarak sunuluyor. "Nereden buldun yasası yeniden getirilsin." diyenler bir yanda, varlık barışı yasasını getirenler bir yanda. Hükûmet daha üç ay önce, bakın, daha üç ay önce varlık barışıyla kaynağı belli olmayan büyük paralara meşruiyet kapısını aralamıştı. Halk devasa paraların kaynağını sorgularken Hükûmet "Nereden bulduysan buldun, getir, kaynağını sorgulamayacağım, küçük vergilerle seni de paranı da aklayacağım." dedi. Hükûmet zaten en ileri teknolojik araçlarla, yapay zekâ altyapılarıyla para akışını kontrol edebiliyor ama işte esnafın 1 liralık kazancını, restoranların pos cihazlarını, motokuryelerin maaşını, perakende satışların IBAN'a aktarılmasını ve avukatların vekâlet ücretini denetliyor yani emek alanında 1 kuruşluk akış bile Hükûmetin radarında. Gelir İdaresi Başkanlığı her saniye emekçinin kazancını takip edip duruyor. Vergi yükü tümüyle emekçilerin sırtında. Emekçiye gelince "Nereden buldun, nereye harcıyorsun?" diye soran devlet, kara paraya gelince "Nereden buldun?" diye sormak istemiyor. Aynı Hükûmet milyarlarca doları bulan devasa paraları varlık barışıyla tedavüle sokuyor.
Aslında Türkiye'de yasa yapma sorunu şu an ikincildir, esas olan aslında Hükûmet sorunudur çünkü yasa yapılsa dahi bu yasaya uymayan ya da yasanın içeriğini kendi ihtiyaçları doğrultusunda işler hâle getirmeye çalışan bir Hükûmet gerçekliği var. Evet, elbette, kayıt dışı gelirin ve suç kazancının aklanmasını önlemek için yasa yapalım ama Hükûmetin bu yasalara uymasını temin edecek şartları da hep birlikte düşünmek zorundayız. Sorunun kök nedeni budur. Çözüm ise toplumun mutlak denetleyici güce dönüşmesidir yani demokratik toplum stratejisidir. Aksi hâlde, toplumun emeğinden ve sırtından sömürüyle kazanılmış tüm varlıklar aklanır, işlenen tüm suçlar cezasız kalır. Örneğin bir fon vurgunu sorunu var, haftalardır gündemde ancak bu konunun adil bir çözümü için tüm girişimler engelleniyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Uçar.
ZÜLKÜF UÇAR (Devamla) - Araştırma önergeleri reddediliyor, gerçekler toplumdan gizleniyor. Bu vurgunu yapanların WhatsApp grubundan çıkarılması bir yaptırım olarak sunuluyor ama bir iki kurban vererek bu işin içinden sıyrılamazsınız çünkü işleyiş ifşa oldu. Kurduğunuz sistem şöyle işliyor: Önce vurgunu yap, sonra kara bu parayı varlık barışıyla akla yani bir vurgun, bir varlık barışı; bir vurgun, bir varlık barışı.
Şimdi toplum adına soruyorum ve cevap verin: Siz en son üç ay önce, haziran ayında çıkarmış olduğunuz varlık barışını bu fon vurgununu aklamak için mi çıkardınız? Devam ediyorum. Ve başka aklanacak hangi vurgunları aklamak için sırasını bekliyor? Başka hangi vurgunları aklayacaksınız? Lütfen, topluma cevap verin. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)