| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 13.10.2026 |
YENİ PARTİ GRUBU ADINA TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, iki haftadır buradayız. İki haftadır bütün grup başkan vekilleri anlatıyor, vekillerimiz anlatıyor, anlatmaya çabalıyoruz ama nafile, anlayan olduğunu düşünmüyorum dolayısıyla bu kürsüden direkt olarak milletimize sesleniyorum. Anayasa’nın 167'nci maddesi son derece açık bir talimat veriyor, diyor ki: "Piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemesini sağla, manipülasyonları engelle." Peki, sorumlular ne yapmış? İşte, defaatle, burada tekrar tekrar söylendi: Konuyla ilgili hazırlanan raporlar makyajlanmış, vurgunun göbeğindeki TERA yatırımın denetimine dair tek bir şey yok. Devasa vurgunu gizlemek için, gizlemeye devam etmek için elinizden geleni yapıyorsunuz, böyle kanımızın son damlasına kadar burada konuşuyorsunuz, anlatıyorsunuz. Ağustos ayında SPK'ye inceleme yazısı gönderildiği an içerden bilgi alanlar gizlice paraları fondan kaçırmaya başlamışlar. Savcılık hazırlığı konuşulunca, soruşturma konuşulunca on bir günde büyük kurumsal hesaplar fonları bozdurup paraların nakde çevirmiş, bu kasaların tamamını boşaltmış. Siz hâlâ burada "Soruşturma başlatıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla şöyle yapıldı, böyle yapıldı." diye hikâyeler anlatıyorsunuz. Tüm bunlar ortadayken herhangi bir görevden alınma oldu mu, herhangi bir kamu görevlisine ilişkin herhangi bir işlem yapıldı mı? Hayır. Hiçbir sorumlu ortaya konuldu mu? Hayır.
En önemlisi şu: Vurguncuların listesi yayınlandı mı? Grup Başkan Vekiliniz söyledi, "Biz de o listeyi görmek istiyoruz." dedi. Yayınlayabildiniz mi? Tabii ki yayınlayamadınız. Geçtik... Bu fon vurgunu ve bu listeler konuşulmasın diye geçen hafta Meclisi dahi çalıştırmadınız, Meclisi dahi kapatmaya tenezzül ettiniz. Bir de burada gelmişsiniz, AKP grup sıralarından şöyle sesler yükseliyor: "Vay, biz şunun arkasında durmadık, bunun arkasında durmadık. Biz hırsızı şöyle savunmayız, böyle yapmayız..." Ben hatırlatayım: Arkasında durduklarınızı, her istediklerini verdiklerinizi, sonra da "Kandırıldık, Allah da bizi affetsin, millet de bizi affetsin." dediklerinizi biz de unutmadık. Bunu da sizlere buradan hatırlatmış olalım. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)
Ayrıca şunu söyleyeyim: Gerçek bir fotoğraf var, gerçek bir basın karesi var. Bu basın karesini yayınlayanlar tutuklanıyor, bu basın karesini haber yapanların ayağına kelepçe takılıyor, gazeteciler ev hapsine gönderiliyor. İşte Adalet ve Kalkınma Partisinin içindeki adaletin tanımı, aynen tanım budur. Bir de utanmadan lekelenmeme hakkı savunmasına geçiliyor burada. İşte size dokununca o lekelenmeme hakkı nedense hemen aklınıza geliyor ama Adalet Bakanı olan zat televizyon programlarında hâkimlere, savcılara talimatlar verirken, daha İstanbul Büyükşehir Belediyesi yargılaması başlamadan herkes hakkında açık hükmünü açıklarken, gazeteler, televizyonlar en ahlaksız yayınları yaparken hiç aklınıza gelmedi bu masumiyet karinesi, bu lekelenmeme hakkı; işte masumiyet karinesine uygun davranma biçimi hiç aklınıza bile gelmedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Özer.
TURAN TAŞKIN ÖZER (Devamla) - Şimdi, halkın parasını çalan fon vurguncularını canla başla savundunuz. O lekelenmeme hakkı o zaman yoktu, şimdi aklınıza geliyor, o zaman hiç aklınıza gelmiyor. Hâlâ utanmadan iki yıldır cezaevlerinde, hücrelerde, koğuşlarda tutsak olan yüzlerce kişinin bakın kimlikleri, kişilikleri, çoluğu çocuğu, aileleri üzerinden -altını çiziyorum- aşağılıkça kurulan kumpaslar devam ederken dönüp şimdi burada bize lekelenmeme hakkı anlatmaya çalışıyorsunuz. "İtibar suikastına da müsaade etmem." diyorsunuz. Kusura bakmayın, yok öyle, biz de buna müsaade etmiyoruz. Tekrar ediyorum, milletimize sesleniyorum: Yapılan göz göre göre bir soygundur, milletin cebindeki parayı çalmaktır, milletin cebine el atmak ve paraları alıp kaçırmaktır, başka bir şey değildir. Ve açıkça söyleyeyim, bu soygunu yapanları koruyan her kim varsa da bu kirli işin ortağıdır, parçasıdır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)