GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:5
Tarih:13.10.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Hayırlı olsun Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen kıymetli yurttaşları saygıyla selamlıyorum.

17 Eylülde büyük bir skandal, ülke tarihinin en organize ve büyük çapta finansal soygunlarından birini yaşadık. O gün bugündür herkes vurgunculardan hesap sorulması gerektiğini söylüyor, buna iktidar da dâhil. Daha dün Sayın Cumhurbaşkanı kabine toplantısı sonrası tekrar "Spekülasyon üzerinden kazanç elde eden bedelini ödeyecek." dedi. İşte, biz de DEM PARTİ olarak haksız kazanç elde edenlerin kimler olduğunu gelin hep birlikte aydınlatalım, halkın gasbedilen emeğine sahip çıkalım diye bir kez daha Meclis araştırma komisyonu kurulmasını teklif ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, mevzunun üzerine bir aydır tartışıyoruz. İktidar sürekli sorumluluğu üzerinden atmak üzere konuyu teknik bir mesele, bir piyasa dalgalanması gibi göstermek istiyor. Bunun böyle olmadığını bizler de yurttaş da biliyor. Bu vurgun adım adım, göz göre göre, bile bile geldi. Bakın, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek 4 Kasım 2025 tarihinde açıkça bu fonlarda manipülasyon yapıldığını bildiklerini kamuoyuna duyurdu. SPK'nin kendi tespitleri de manipülasyonun 2025'in son çeyreğinde saptandığını gösteriyor. Peki, bu ülkenin denetim mekanizmaları aylarca ne yaptı? Neden kapsamlı bir düzenleme için 28 Ağustos 2026'ya kadar beklendi? Gözlerinin önünde sahte işlemlerle fonların içi boşaltılırken, Borsa İstanbul'dan uyarılar gelirken SPK neden kılını kıpırdatmadı? Bu aylar süren atalet sermaye çetelerine ve nüfuzlu çevrelere alan açan, zaman kazandıran bilinçli bir göz yummadır ve nihayet beklenen felaket geldi, patlak verdi, 455 binden fazla yurttaşın 891 milyar liralık net varlığı buharlaştırıldı. Borsa İstanbul'daki kayıp 100 milyar doları aştı. Peki, bu yarım milyon mağdur insan kimdir? Finans baronu mu, kumarbaz mı, spekülatör mü? Tabii ki değil, elbette değil; bu ülkenin yoksulları, ücretli, emekle geçinenler, vurgunu yapanların götürdüğü milyarları tahayyül dahi edemeyenler. Diyeceksiniz ki "Bunlar bu tuzağa nasıl düştüler?" Bakınız, önceden emekli ikramiyesiyle ya da düğünde takılan takısıyla bir ev alabilen yurttaş, artık bunun bir hayal olduğunu biliyor. Yıllarca çalışıp aldığı ikramiyeyi, biriktirdiği 3-5 kuruşu, genç çiftler düğünde takılan hediyeleri, devletin lisans verdiği, TEFAS altyapısıyla güven tazelediği fonlara yatırdı. Belki yatırımım değer kaybetmez, üzerine kredi çekerim, borçlanırım da belki bir ev ya da bir araba alırım diye umut ettiler ama devlet onları korumak yerine kurtlar sofrasında yem etti. Bakın, sokaktaki gerçeğe dönelim, bundan on yıl önce bu ülkede bir emekçi bin liraya evine sıfır bir bulaşık makinesi alabiliyorken bugün o bin liraya markete gidip sadece bulaşık deterjanı alabiliyor. İşte, iktidarın yarattığı hiperenflasyon ve yoksulluk tablosu budur. Halk soyulurken birileri servetine servet kattı. Eski Bakan, AK PARTİ Genel Başkan Yardımcısının sadece 163 milyon liralık bir yatırımla tam 2 milyar 170 milyon lira fahiş kazanç sağladığı soruşturma dosyalarına girdi. Eski Bakan ve onun gibi kim oldukları sır gibi saklanan diğerleri, saklanan bir avuç üçkâğıtçı, dolandırıcı milyarları götürürken bu ülkede milyonlarca yurttaş açlık sınırının altında ücretlere çalışıyor; merdiven altı atölyelerde, mevsimlik tarımda, ev eksenli işlerde yüz binlerce kadın asgari ücretin yarısına ter döküyor. Birileri para kasalarını doldururken milyonlarca aile akşam kara kara düşünüyor "Çocuğumun beslenme çantasını nasıl doldururum?" diye ve çoğu zaman çocuklar okula aç gidiyor.

Bugün grubumuzu ziyaret eden bir emekli aynen şunları söyledi: "Bu ülkede yoksullar var, bir de doymayanlar var. O doymayanların gözü doysa yoksulluk da sona erecek, kalmayacak."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ADALET KAYA (Devamla) - Artık Meclisin denetim yetkisini engellemeyi bırakın, bu komisyonu kuralım, gerçekleri ortaya çıkaralım. Kimi, neyi saklıyorsunuz? Bu Meclis halkın soyulmasına kalkan olamaz. Gelin, önergemizi kabul edin, tüm ihmalleri ve siyasi çıkar bağlantısı olanları bağımsız bir şekilde soruşturalım.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)