GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:5
Tarih:13.10.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan, Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de yeni görevinizde başarılar diliyorum, hayırlı uğurlu olsun.

Değerli arkadaşlarım, burada bir anlaşmayı konuşuyoruz. Aslında usul şudur: 90 ve 92'nci maddeye göre, Anayasa’nın ilgili maddelerine göre bir yasa buradan geçer, Anayasa'ya uygun bir denetim yapılır biz de bunu eleştiririz veya eleştirmeyiz. Şimdi, burada ilginç bir tabloyla karşı karşıyayız, diyoruz ki: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak bir savunma anlaşması imzalanıyor. Tarih 7 Ağustos 2026, neredeyse iki buçuk aya yaklaşık bir süre geçmiş, gelip gelmediği, olup olmadığı belli değil çok ilginç bir olay. Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi diyor ki: "Bir metin var, onun dışında başka bir şey yok." Anlaşma yoktur diye diyor. Basına yansıyan bilgilere göre ise anlaşmanın olduğuna ilişkin bazı emareler var, diyorlar ki: "Bir alt komisyon oluşturuldu, sekretaryası atandı." diye birtakım bilgiler var. Ya, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bunu nasıl konuşuruz değerli arkadaşlarım? 90'ıncı madde açık, diyor ki: Milletlerarası anlaşmaların geçerli olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde karar alınması lazım, o da tek başına yeterli değil, onun yanında da mutlaka Resmi Gazete'de yayımlanması gerekir, bir. İkincisi, 92'nci maddede de diyor ki: Yabancı ülkeye asker göndermeye ilişkin yetki Türkiye Büyük Millet Meclisinde. 90 ve 92'yle alakalı bir süzgeç var mı? Yok. Böyle bir anlaşmanın olduğunu öngörüyoruz, böyle bir anlaşmanın yapıldığına ilişkin basında demeçler var. Değerli arkadaşlarım, bu anlaşmaya ilişkin bir tereddüt var. Siz her ne kadar bu anlaşmanın İsrail'e karşı veya sizin gibi Amerika'nın böyle bir şeyi olsa da biz bu antlaşmanın İran'a karşı bir savunma refleksi olduğunu, buna ilişkin bir bariyer oluşturulmasına ilişkin bir olgu olduğuna ilişkin kafamızda soru işaretleri var.

Bakın, buna ilişkin daha önce bu Mecliste birtakım yanlışlar yapıldı. Bunlardan bir tanesi nedir değerli arkadaşlarım? Somali'ye ilişkin uluslararası anlaşma... Somali'ye asker gönderilmesine ilişkin uluslararası antlaşma buradan geçmeden siz buraya bir tezkere getirdiniz, 90'ıncı maddeyi ve 92'nci maddeyi çöpe attınız; buna ilişkin bir sözleşmeyi getirdiniz, Meclisten geçirmeye çalıştınız. Şimdi, siz ne yapıyorsunuz? Anayasal denetim olmadan, Anayasa’nın bu amir hükmü ihlal edilerek bir anayasal suç işliyorsunuz. Buna ilişkin bir anayasal suç işliyorsunuz, yarın bugün buraya ilişkin Parlamentoya böyle bir denetim gelirse bu ne olacak?

Değerli arkadaşlarım, bakın, NATO'yla ilişkin düzenlemelerde NATO bir aslında bir saldırı paktı değildir, bir savunma paktıdır. Buna ilişkin kararlar alınıyorken hep şöyle alınmıştır bu kararlar: Barış dönemlerinde alınmıştır. Savaş dönemlerinde NATO'yla ilişkin bir karar alınabilir mi? Şimdi, Suudi Arabistan bir savaş hâlinde, orada görüyoruz ki bir çatışma hâlleri var. Barışın olmadığı bir ortamda siz kalkıyorsunuz Mekke'de böyle bir ortak savunma anlaşması yapıyorsunuz. Bu anlaşmaların bir kere seyrine aykırı, bu anlaşmaların ortak aklına aykırı. Buna ilişkin düzenlemeler bir kere daha buradan ifade ediyoruz, bir kere daha söylüyoruz değerli arkadaşlarım...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Devamla) - Başkanım, tamamlıyorum.

90'ıncı madde ortadayken, 92'nci maddenin amir hükmü ortadayken bu yanlışları yapamazsınız. Bu nedir? Bakın, yüz on yıl önce bir dejavu yaşamış bir ülke. Bu ülkede dedelerimiz kalkmışlar, Yemen'de şehit olmuşlar. Şimdi diyorlar ki aileler: "Bizim çocuklarımız Yemen'de şehit olmasınlar. Ha, siz diyorsanız ki 'Bizim çocuklarımız Yemen'de şehit olsun.' sizinkiler olsunlar." Ki Allah göstermesin olmasınlar tabii ki. Biz çocuklarımızın Yemen de şehit olmasını istemiyoruz değerli arkadaşlarım. Suudi Arabistan çatışma yapacakmış, bize ne? Bize ne değerli arkadaşlarım? Bize ne yani?

O nedenle, herkesin aklını başına alması gerekiyor. Eğer söylendiği gibi bir anlaşma metnine ilişkin emareler varsa bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisine getirin, Mustafa Kemal'in Meclisinde doğru mudur yanlış mıdır eğrisiyle doğrusuyla tartışalım diyorum.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)