GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:5
Tarih:13.10.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 7 Ağustosta Mekke'de imzalanan ve "Ortak Savunma Anlaşması" adı verilen metin aradan iki ay geçmesine rağmen hâlâ bu Meclisin önüne getirilmemiş, milletten ve onun temsilcilerinden gizlenmektedir. Buna rağmen, Riyad'da toplanan komite Suudi Arabistan'a askerî kuvvet ve kabiliyetlerin hızla konuşlandırılması kararı almıştır. Soruyorum, Anayasa’nın 90'ıncı maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamadığı, yabancı bir ülkeyle yapılan bir anlaşma hangi hukuki zeminle uygulanmaktadır? Anayasa’nın 92'nci maddesi ortadayken Mehmetçik'in yolculuğu hangi yetkiyle planlanmaktadır? Basında çıkan haberlere göre anlaşmanın özü şudur: Taraflardan birine yönelik silahlı saldırı hepsine yapılmış sayılacaktır. Peki, Suudi Arabistan'ın bugün kiminle sorunu vardır? Yemen'de yeniden alevlenen bir savaşın içindedir, Körfez'de İran'la on yıllardır süren bir rekabetin tarafıdır. Hürmüz'ün kapandığı, ABD-İran geriliminin bölgeyi ateş çemberine çevirdiği bir dönemde bu imzayı atmak Türkiye'yi başkasının kavgasında önceden kaybedilmiş bir asker hâline getirmektedir. Üstelik bu yapıya yeni ülkelerin katılımından söz ediliyor, her yeni üye Türkiye'nin üstlenmek zorunda kalacağı yeni bir cephe, yeni bir düşman demektir. Bugün Yemen, yarın Körfez, öbür gün kim bilir hangi coğrafya? İran 500 kilometreyi aşan sınırımız olan bir komşumuzdur, 1639 Kasrı Şirin'den bu yana bu sınır değişmemiştir; bu, iki devletin aklıselimle koruduğu bir dengenin eseridir. Enerjide, ticarette, terörle mücadelede ve sınır illerimizdeki vatandaşlarımızın geçiminde İran'la ilişkilerimiz hayati önemdedir. İran'ın karşısında konumlanan bir yapıya bağlanmak dört asırlık bu dengeyi tek bir imzayla riske atmaktır. Sınır kapılarımızda ticaret yapan esnafımızın doğalgazı kesildiğinde, kışı soğukta geçirecek vatandaşımızın, sınır boyunda nöbet tutan askerimizin bedelini kim ödeyecek? Asıl soru şudur: Bu anlaşma kimin işine yarar? İran'ı çevrelemek ABD'nin, İran'ı yalnızlaştırmak İsrail'in yıllardır değişmeyen hedefidir. Washington kendi askerini riske atmadan, Tel Aviv de doğrudan çatışmaya girmeden İran'ı kuşatmak istiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Bunun için ihtiyaç duydukları şey İran'la sınırı olan ve güçlü ordusu olan bir Müslüman ülkenin bu hattın önüne sürülmesidir. Şunu açıkça söylüyoruz: Türk askeri başkalarının stratejik hesaplarının maşası olamaz. Türkiye'nin gücü kimsenin cephesine asker yazdırmasından değil bağımsız ve dengeli dış politikasından gelir. Bu anlaşma, Meclisi devre dışı bırakan usulüyle, gizlenen içeriğiyle ve ülkemizi sınır komşumuza karşı karşıya getirecek sonuçlarıyla millî çıkarlarımıza aykırıdır. Tarihte Alman komutanların emrindeki Goeben ve Breslau zırhlı gemilerinin Karadeniz'e çıkıp Rus limanlarını bombalaması sonucunda oldubittiyle Birinci Dünya Savaşı'na girdiğimiz gibi şimdi de birilerinin bizi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmeyen bir anlaşmayla komşularımızla savaşa sokmasına müsaade etmeyelim diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)