GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:5
Tarih:13.10.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ HUN (Iğdır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, yeni göreviniz de hayırlı olsun, kolaylıklar diliyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "Ekmek herkese yetecekti aslında. Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami." Bu dizeler Türkiye'de yaşanan buhranın özetidir âdeta. Tarlaya dadanan kargayı da ambardaki fareyi de fırındaki hırsızı da gördük, şimdi de memleketin hazinesini korumakla görevli olanların bu yağma düzenine nasıl kapı araladığını görüyoruz. Yıllarca kamu ihaleleri, özelleştirmeler, vergi afları ve kamu garantili projeler üzerinden halkın ortak zenginlikleri bir avuç ayrıcalıklı kesimin servetine dönüştürüldü. Şimdiyse görüyoruz ki kamu kaynakları üzerinden yürütülen bu yağma düzeni doğrudan yurttaşın cebindeki üç kuruş birikimine kadar uzanmıştır.

Sermaye Piyasası Kurulu, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Bu fonlarda tam 455.758 yatırımcı bulunuyor, dile kolay, tam yarım milyon insan. Bir tarafta bu rakamların arkasında yıllarca çalışarak para biriktiren emekliler, asgari ücretle hayatta kalmaya çalışan vatandaşlar; diğer tarafta birkaç ay içerisinde milyarlarca liralık işlem gerçekleştirenler. Bu ülkede bir emekli, bir işçi, bir öğretmen ömrü boyunca çalışsa 2 milyar lirayı bir araya getiremez. Peki, en üst kademelerde bulunmuş bir isim ve eşi birkaç ayda böylesine olağanüstü bir kazancı nasıl elde edebiliyor? Üstelik SPK olağan dışı incelemelerinde 2025 yılının son çeyreğinde bu işlemleri tespit ettiğini açıklamıştır. Madem bu işlemler biliniyordu neden zamanında müdahale edilmedi? Kimler bu süreçte servetine servet kattı, kimlerin çıkarları korundu? Halkın birikimlerini korumakla yükümlü kurumlar neden görevlerini yerine getirmedi?

Sayın milletvekilleri; iktidar, yıllardır kamu kurumlarını siyasallaştırarak, denetim mekanizmalarını zayıflatarak ve sermayeye ayrıcalıklar tanınarak bu düzenin zeminini oluşturmuştur. Eskiden kamu kaynaklarını belirli çevrelere aktarıyorlardı, şimdi doğrudan halkın birikimlerine göz dikiyorlar. Yani yöntemi değiştirdiler ama halkın cebindeki parayı çalmaktan vazgeçmediler. Yurttaş, devletin denetimine güvenerek yatırım yaptığı piyasada kendini koruyacak bir mekanizma bulamaz hâle geliyor. Halk kurumlara olan güvenini de kaybediyor. Ekonomik güvenin ortadan kalktığı bir ülkede ne toplumsal huzurdan ne de adil bir ekonomik düzenden söz edilemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

YILMAZ HUN (Iğdır) - Bir başka kriz: İktidar fon krizini bütün yönleriyle aydınlatmak yerine, bunu haber yapanları susturmaya çalışıyor. Halkın parasının hesabını vermesi gerekenler yerine bu paraların akıbetini sorgulayan gazetecilerin susturulmaya çalışılması yaşanan skandalın vahametini daha da büyütmektedir. Gazetecilik suç değildir. Bu krizin üzeri baskı ve sansürle örtülemez. Fon krizinin bütün boyutlarıyla aydınlatılması zorunludur. Şüpheli işlemler, fonlar arasındaki para transferleri, haksız kazanç iddiaları ve siyasi bağlantılar ortaya çıkarılmalıdır.

Ayrıca, bu vahim olaylarda milyarlarca liranın yurt dışındaki hesaplara aktarıldığı iddia edilmektedir. Halkın birikimleri üzerinden haksız biçimde elde edilerek yurt dışına kaçırılan tek bir kuruş dahi bırakılmamalıdır. Bu paraların tamamının izi sürülerek ülkeye geri getirilmesi, mağdur yurttaşların zararının karşılanması, sorumluların hesap vermesi sağlanmalıdır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)