| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 13.10.2026 |
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Kıymetli milletvekilleri, ekranları başında bizleri takip eden aziz Türk milleti; öncelikle yeni yasama dönemimizin hayırlı olmasını diliyorum. Akabinde de Sayın Başkanım size yeni görevinizde üstün başarılar temenni ediyorum. İnşallah, sizin için ve Genel Kurulumuz, Meclisimiz için hayırlı bir dönem olur. Geçmiş dönemde hizmetleri olan Sayın Bekir Bozdağ Vekilimize de Başkanımıza da bundan sonraki hayatında sağlık, huzur ve başarılar diliyorum, kendilerine de uyumlu çalışmaları ve hizmetleri için teşekkür ediyorum.
Evet, sözlerime başlarken cennet vatanımızın dört bir yanında toprağı işleyen, alın teriyle aziz milletimizin sofrasına aş koyan çiftçilerimizi Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına hassaten saygıyla selamlıyorum.
Anadolu insanının fedakârlığı, azmi ve bağımsızlık sevdasıyla yükselen Ankara, millî mücadelenin karargâhı, cumhuriyetimizin kalbi olmuştur. Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümünü de canıgönülden kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu vatan uğruna mücadele eden ve canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Bizler Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu toprakların, Anadolu'nun yiğit insanların insanlarının temsilcileriyiz. Üzerimizdeki sorumluluğun bilinciyle tarımın ve çiftçimizin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek zorundayız. Çiftçimiz daha fazla üretmek, kendini geliştirmek ve emeğinin karşılığını alabilmek için mücadele ediyor ancak yükselen girdi maliyetleri bu gayretin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.
Değerli milletvekilleri, çiftçimiz bütün bu zorluklara rağmen toprağını ekmeye, üretmeye ve geçimini sağladığı bu toprakları terk etmemeye kararlı. Bizim görevimiz de bu gayreti desteklemek, üreticimizin önünü açmak ve emeğinin karşılığını alabileceği şartları oluşturmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak çiftçimizin yanında durmayı yalnızca siyasi bir sorumluluk değil ülkemizin geleceğine karşı bir görev olarak görüyoruz. Köylerimiz yeniden yaşanabilir hâle getirilmeli, köyden kente göç vatandaşlarımız için bir mecburiyet olmaktan çıkarılmalıdır, cezbediciliğin önüne geçilmelidir. Bunun için, tarımsal üretimi modern altyapı ve hizmetlerle buluşturan tarım kentleri modelini hayata geçirmeliyiz. Köylerimizde eğitimden sağlığa, ulaşımdan sosyal imkânlara kadar ihtiyaçların karşılanacağı şartlar oluşturulmalı, gençlerimizin kendi memleketlerinde üretip kazanabilmelerinin önü açılmalıdır. Çiftçimizin emeği birkaç aracının veya piyasa spekülatörün insafına bırakılamaz. Üretim maliyetleri ile ürünün satış fiyatı arasındaki denge gözetilmeli, taban fiyatlar çiftçinin emeğinin karşılığını almasını sağlayacak şekilde belirlenmelidir. Bu dengenin kalıcı hâle gelmesi için tarımsal ve hayvansal üretici birliklerinin daha etkin çalışması sağlanmalıdır. Üreticimizin teşkilatlı yapıları güçlendirilmeli, bu birlikler depolama, fiyatlandırma ve pazarlama süreçlerinde daha etkin rol oynamalıdır. Böylece çiftçimiz ürününü değerinde satabilmeli, piyasa dalgalanmalarına karşı daha güçlü bir konuma gelmelidir. Türk tarımının geleceği açısından bilimden ve teknolojiden yararlanmak da büyük önem taşımaktadır. Tarım, hayvancılık ve ormancılık fakültelerinden mezun olan gençlerimizin sahada istihdam edilmesi teşvik edilmeli, modern üretim yöntemleri ve akıllı tarım uygulamaları ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırılmalıdır. Üniversitelerimizde üretilen bilgi tarlaya, ahıra ve üretim tesislerine taşınmalıdır. Ülkemiz üretim, depolama ve dağıtım kapasitesiyle stratejik bir lojistik merkezi ve dünyanın önemli bir gıda koridoru hâline gelmelidir. Bizler Anadolu'nun nabzını yalnızca evraklardan, istatistiklerden değil sahada vatandaşlarımızla bir araya gelerek tutuyoruz. Seçim bölgem olan Nevşehir'in bereketli topraklarında şafak vakti patates söken çiftçimizin de pancar tarlasında alın teri döken üreticimizin de hangi şartlarda mücadele ettiğini biliyoruz. Daha geçen hafta pancar tarlasında emek veren üreticilerimizle bir aradaydım, karşılaştıkları sorunları bir bir dinledim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayınız lütfen.
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Pancar için maliyetin üzerinde bir alım fiyatı beklenildiğini özellikle Meclisimizden Genel Kurulumuzdan bildirmek istiyorum. Bizim için çiftçinin tarlaya attığı her tohum sıradan bir zirai faaliyetten ibaret değildir. O tohum bu topraklara duyulan bağlılığın ve geleceğe yönelik umudun bir göstergesidir. Çiftçinin yaşadığı sorun yalnızca tarımla uğraşan vatandaşlarımızın meselesi değildir. Bu mesele, soframızdaki ekmeğin, gıda fiyatlarının ve ülkemizin ekonomik bağımsızlığının doğrudan meselesidir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki Cumhur İttifakı olarak tarımı millî bekamızın ve bağımsızlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. İlan edilen taban fiyatlar, sağlanan alım garantileri ve üreticilerimize yönelik destekler çiftçimizin emeğine verilen değerin önemli göstergeleridir. Bununla birlikte, mevcut uygulamaların geliştirilmesi ve desteklerin üreticimizin ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde cevap vermesi gerektiği de açıktır; Milliyetçi Hareket Partisi olarak meseleye bu anlayışla yaklaşıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen, tamamlayınız.
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Çiftçimiz ülkemizin geleceği için üretmeye devam ediyorsa bizim sorumluluğumuz da onun yükünü hafifletmek ve üretim azmini güçlendirmektir. Türk çiftçisi sahipsiz değildir, milliyetçi hareket Anadolu'nun tarlasında, bağında ve bahçesinde ter döken her bir vatandaşımızın teminatıdır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin ifadeleriyle "Kendi kendine yetebilen bir ülke olmak düş değildir, kadere emanet edilmiş bir dua değildir; jeopolitik bir sorumluluk ve millî bir gerekliliktir." Bu duygu ve düşüncelerle, üreten ve tam bağımsız Türkiye ülküsü doğrultusunda emek veren bütün çiftçilerimize bereketli hasatlar diliyorum.
Gazi Meclisimizi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum.