| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 4 |
| Tarih: | 08.10.2026 |
YENİ PARTİ GRUBU ADINA GİZEM ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada bir fonun fiyatını, bir şirketin bilançosunu konuşmuyoruz, birikimini kaybeden insanların hakkını, kamu kurumlarının sorumluluğunu konuşuyoruz, ev almak için para biriktirenlerin, emekliliğinde kimseye muhtaç olmamak isteyenlerin yaşadığı mağduriyeti konuşuyoruz. Bu insanlar paralarını sokakta karşılaştıkları birisine teslim etmediler, lisanslı kuruluşlara, denetlendiğine inandıkları yatırım fonlarına yatırdılar, karşılarında bir kamu otoritesi olduğunu düşündüler. Şimdi, bize soruyorlar, devletin izin verdiği, devletin denetlediği bir sistemde bu kadar büyük bir mağduriyet nasıl olmuştu? İşte, bu araştırma önergesiyle cevap aradığımız temel soru budur.
Değerli milletvekilleri, önergemizde yer alan iddialar son derece ciddidir, piyasa derinliği sınırlı bazı hisselerin belirli fonlar üzerinden yoğun ve koordineli işlemlerle yükseltildiği, ardından bu hisseleri taşıyan fonların daha geniş yatırımcılara pazarlandığı ileri sürülüyor. Peki, böyle bir yapı kurulmuşsa nasıl işlemiş olabilir? Önce, belirli hisselerin fiyatları yükseltiliyor, bu hisseleri taşıyan fonlar yüksek gelirleriyle dikkat çekiyor, sosyal medyada başarı hikâyeleri anlatılıyor; vatandaşlar bu getirilere ve lisanslı kuruluşlara güvenerek sisteme giriyor. Araştırılması gereken tam da şudur: İlk girenler, sonradan gelenlerin parasıyla olağan dışı kazanç elde ederek sistemden çıktı mı? Küçük yatırımcının birikimi bağlantılı hesaplara aktarıldı mı? Bunların cevabını söylentilerden öğrenemeyiz, işlem kayıtlarını, para hareketlerini, hesaplar arasındaki ilişkileri incelemeliyiz. Fonları ilk kim finanse etti? Hangi hisseler, kimden alındı? Kim, hangi tarihte, ne kadar kazançla çıktı? Fon yöneticileri ile şirketlerin hâkim ortakları arasında nasıl ilişkiler vardı? Paranın izini sürmeden sorumluluğu ortaya çıkaramayız. Ama mesela burada da bitmiyor, asıl sorulardan biri de şudur: Bütün bunlar yaşanırken denetim mekanizmaları ne yaptı?
Önergemizde, fonların manipülasyonunda kullanıldığına ilişkin kamuya açık açıklamalar, uluslararası yatırımcıların koordineli işlem kaygıları yer alıyor. Bu uyarılar hangi tarihte kamu kurumlarının bilgisine girdi, hangi incelemeler başlatıldı, hangi tedbirler alındı, denetim raporları ne zaman hazırlandı, ne zaman karar organının önüne geldi, ne zaman yaptırıma dönüştü, arada gecikme varsa neden yaşandı?
Bir denetim kurumu yalnızca kriz patladıktan sonra ceza vermekle görevini tamamlamış sayılmaz. Görevi, tehlikeyi zamanında görüp vatandaşın zarar görmesini önlemektir. Yangın çıktıktan sonra tutanak tutmak yangını önleme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Araştırılması gereken bir başka konu da kamu görevlileriyle özel finans kuruluşları arasındaki ilişkilerdir. Bu şirketlerin yönetiminde veya danışmanlık yapılarında eski ya da mevcut üst düzey kamu görevlileri bulunuyor mu, bulunuyorsa bu ilişkiler denetimde ayrıcalığa, gecikmeye veya müdahaleye yol açtı mı? Bunu sormak kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değildir, kamu yetkisinin herkes için eşit kullanılıp kullanılmadığını sorgulamaktır çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için bir şirketin arkasındaki ismin denetimin önüne geçmediğinden emin olması gerekir.
Şimdi, mağdurların önünde başka bir sorun daha var: Tasfiye... Fonları kim yönetecek, varlıklar nasıl satılacak, piyasa derinliği sınırlı hisseler aceleyle satılırsa oluşacak zararı kim taşıyacak? Tasfiye yıllara yayılırsa birikimi enflasyon karşısında nasıl koruyacağız? İnsanlara yalnızca "Bekleyin." diyemeyiz; ne kadar bekleyeceklerini, hangi kuralla ödeme alacaklarını ve haklarının nasıl korunacağını açıklamak zorundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GİZEM ÖZCAN (Devamla) - Mağduriyetin üstüne belirsizlik ekleyemeyiz.
Talebimiz açıktır: Bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun; işlem kayıtları, denetim raporları, ihbarlar, şikâyetler incelensin; kurumların hangi tarihte ne bildiği, bildirdiği ortaya çıkarılsın. Adli soruşturmalar bir yandan yürütülürken Meclis de cezai sorumluluğun yanında idari, kurumsal ve siyasi sorumluluğunu yerine getirsin.
Bu önergeyi desteklemek için aynı siyasi görüşte olmamıza gerek yok, burada vatandaşın birikiminin korunması gerektiğinde birleşmemiz yeterlidir. Vatandaşa yatırım yaparken "Dikkatli ol!" demek kolaydır ama devlet burada dikkatli olmak ve önlemleri almak zorundadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
GİZEM ÖZCAN (Devamla) - Gelin, Meclis vatandaşın hakkını arasın, paranın izini sürsün, sorumluluk zincirini ortaya çıkarsın.
Araştırma önergemize desteğinizi bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)