GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:4
Tarih:08.10.2026

CENGİZ ÇİÇEK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

En sonda söyleyeceğimi hemen ilk başta söyleyeyim, YENİ YOL Grubunun önerisini destekliyoruz ama küçük bir eleştirimiz var, gerekçenizde aynen şöyle bir şey diyorsunuz: "Sermaye piyasalarının ne denli büyük bir denetimsizlik tehdidi altında olduğu açıktır." Aslında siz iki gündür tarif ediyorsunuz, büyük bir denetimsizlik tehdidi altında değil son derece nitelikli bir soygunu yapmak üzere denetim ağı oluşturulmuş, herhangi bir tesadüfe fırsat vermeyen, ciddi, nitelikli bir soygun var; bunu bu şekilde değerlendirmek gerekiyor.

Yine, bütün bu tartışmalarda şu katkıyı da yapmak isteriz: Bakın, arkadaşlar, ben sizi dinlerken aklıma hep uyuşturucu operasyonları geliyor. "Şu gün, şurada, şu kadar kilogram esrar, eroin yakalandı." "Şu çeteye operasyon yapıldı." Ama ne hikmetse hayatın neresine gidersek gidelim, yaşadığımız her yerde "Dalton" "Red Kit" bir sürü çete ismi havada dolaşıyor, gençler bu tuzağa çekiliyor, neredeyse ortaokul, liseye kadar uyuşturucu kullanımı inmiş ama bu çetelerin hiçbir zaman tamamen kökü kazınmıyor. İşte, muhalefetin araştırma önergesinin mantığı da bu arkadaşlar. Biz bir kişiyi ya da belli kişileri tek başına ele alıp analiz etmiyoruz, buz dağının görünen yüzü bu. Buz dağı nerede, bunu soruyoruz size; buz dağı nerede? Bakın, öyle konuşuyorsunuz ki sanki çeyrek yüzyıldır bu ülkeyi siz yönetmiyorsunuz, daha yeni geldiniz, vesayetten yeni kurtuldunuz, vesayetçi dönemi alaşağı etmeye çalışıyorsunuz. Arkadaşlar, gerçekten aklımızla dalga geçmeyin. Olayı kişiselleştirmiyoruz, bu bir sistem sorunudur; bakın, bu bir sistem sorunudur. Rakel Dink'in bir sözünü tekrar hatırlatıyorum; bakın, evlerinize asın, iş yerlerinize asın. Eşini kaybettikten bir gün sonra şu cümleleri kurdu Agos'un önünde, dedi ki: "Ben bir bebekten katil yaratan karanlığı sorguluyorum." Biz de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından ranta, vurguna bakan insanı yaratan sistemi sorguluyoruz yani devletin bir bakanı günün sonunda nasıl paraya, ranta bakar hâle geldi? Katil, suçlu sistemdir; bunu hepimizin kabul etmesi lazım. Bu bataklığı kurutmadığımız sürece daha çok benzeri şeyleri tartışır hâle geliriz. Bakın arkadaşlar, birçok kurum bu işin içinde, değil mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

CENGİZ ÇİÇEK (Devamla) - Ben bir avukat olarak söylüyorum: 2024 yılında cezaevindeki kızına 500 lira yatırdığı için dört yıl iki ay hapis cezası aldı Hatice Yıldız, 75 yaşında. Birileri 2 milyarı alıp götürüyor, elini kolunu sallayarak dolaşıyor bu ülkede, sözde terörizmin finansmanıyla mücadele edenler o gün, sözde, Hatice Yıldız'ı cezaevine gönderirken bu millî ve yerli soyguna niye karşı çıkmıyor? Bu millî ve yerli soygun niye karşı çıkmıyor? Çünkü biliyoruz ki her millî bir soygunun altında örtülen bir hırsızlık var, her millî söyleminin altında örtülen bir hırsızlık var.

Son olarak da şunu söylüyoruz: Barış ve demokratik toplum süreci çatışmasızlığı sağlayan bir süreçtir. Çatışmasızlık sağlandığında herkes kendi sorunları etrafında tartışmaya başlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CENGİZ ÇİÇEK (Devamla) - O yüzden, muhalefet de bu süreci desteklesin diyoruz. Bütün sorunlarımızı, gerçek sorunlarımızı çatışmasızlık iklimlinde nasıl daha fazla tartıştığımızı görüyorsunuz. O yüzden, hep birlikte siyaset kurumu bu sürecin nihayete ermesi için elini taşın altına koymalıdır.

Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (DEM PARTİ, Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)