GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:3
Tarih:07.10.2026

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Aslında aklımdan şöyle bir şey geçiyor Özlem Hanım buradaysa konuşma haklarımızdan vazgeçsek de bir an önce gündeme mi geçsek diye fakat Özlem Hanım'ın çok keyfini kaçırmak istemiyorum.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Hiç fark etmez.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Çünkü bugün biraz mutlu.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Yok, yok, Allah'a şükür hep keyfim yerinde benim.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Çünkü dün gündeme geçirtmedi bizi bir İç Tüzük imkânıyla, bugün de genel görüşmeyle geçti.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Keyfim çok yerinde, Allah'a bin şükür.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Araştırma komisyonu görüşmelerine başlanmaması AK PARTİ için kritik bir eşik.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Yok, yok.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Tebrik ediyorum iki günlük performansı için ama yarın ne yapacaksınız, onu merak ediyorum ya da haftaya ne olacak? Yani, bir şey söyleyeyim: Bu araştırma komisyonu bu Mecliste kurulacak, gerçekten başka çaresi yok. (YENİ YOL, Yeni Parti, DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar) Yani, 86 milyonun hakkını gözetmiyorsanız, 12 milyon AK PARTİ'li üyenin hakkını gözetmek zorundasınız, 25 milyon Recep Tayyip Erdoğan seçmenin hakkını gözetmek zorundasınız. Yani, 300 tane 500 tane alavereci dalavereci, açgözlü, hırslı, milyar dolarları... Ya, biz hâlâ eski parayla "bin"e "milyon", "milyon"a "milyar" diyen insanlarız. İlk defa yeni paraya geçildiğinden bu yana bir şahısla ilgili "milyar" ifadesini kullanır olduk, bunun şaşkınlığı içerisindeyiz. Bunları koruma imkânınız yok, gücünüz yok. Ben biliyorum, AK PARTİ içerisinde de bu komisyonun kurulması yönünde de kuvvetli tartışmalar var, biraz da işinizi de komisyonu kurmak üzere kolaylaştırmak istiyoruz. Ha, komisyonun da ismiydi, görev tanımıydı, işleyişiydi, oralarda da çok kendimizi güvende hissetmiyoruz ama neticede bu komisyonun kurulması gerekir, bundan kaçacak bir şey yok ve buna en çok AK PARTİ'nin ihtiyacı var ve buna en çok bu kirliliğin dışında olan AK PARTİ'li milletvekillerinin, AK PARTİ'li siyasetçilerin, AK PARTİ'li seçmenin ihtiyacı var. Aksi takdirde, bütün bir AK PARTİ ailesi ve dünyası bu bir avuç gözü doymaz insanın siyaset, bürokrasi ve iş dünyasında yarattığı şebekenin bir parçası gibi algılanıyor. O nedenle, Allah rızası için bu komisyon gündemine geçelim diyeceğim ama kriz dönemlerini yönetmek de bir maharettir. Gerçekten "şaftı kaydı" derler Anadolu'da, Özlem Hanım, bu meselede yürütmenin şaftı kaydı. Bakın, size bir örnek vereyim, insanları... Bu kriz neyi yarattı? Varlıkta eşitleyemediğiniz insanları yoklukta eşitlediniz, herkes mağdur artık. Sadece fonlara girenler değil, borsada bin lirası olan herkesin bin lirası 60 liraya düştü, bazısı 40 liraya düştü. Diğer şaftı kayan konu ne? Özgürlüklerde eşitleyemediğiniz ülkeyi yasaklarda eşit dediniz. Ya, 4-5 tane yasaklı kelime ve isim var, bunların geçtiği bütün hesaplara bir saati geçmeden sosyal medya yasağı geliyor. Sayın Başkanım, elimde yüzlerce yasak gelen hesaptan birkaç tane örnek var: Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü, Barış Akademisyenleri, Ali İsmail Korkmaz Vakfı, Şirin Payzın, Türkiye Psikiyatri Derneği -herhâlde milletin psikolojisi bozulmasın diye yasak koymuşlar- Yavuz Değirmenci, Abdullah Güzelgüder, Hilmi Hacaloğlu, Kısa Dalga, T24, İnan Mutlu, EngelliWep... Engellilerden ne istemişler, onu da bilmiyorum, bunlar da nasıl bu radarına girmiş?

TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Engellenen siteleri açıkladıkları için.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Doğru, İFOD'un erişim engellerini izleyen ve belgeleyen projenin ismiymiş. İfade Özgürlüğü Derneği -ifade Özgürlüğü Deneği ikinci defa yasak yemiş- Alican Uludağ... Böyle uzayıp gidiyor. Yahu, 3Y'yle mücadele için gelen bir partinin bu kadar yasakçı olması hoşunuza gidiyor mu? Ne yazmış bunlar? Bu dolandırıcıları ifşa etmiş, hakiki ve şeffaf bir soruşturma için sorular sormuş; hakaret yok, küfür yok, iftira yok. Savcılık çıkar bunun aksini bize ispat eder. Bugün Sayın Cevdet Yılmaz öyle veya böyle kendi Özel Kalem Müdür Yardımcısıyla ilgili bir soruya cevap verdi. Bir şey mi eksildi? Ama biz bunu niçin Sayın Ümit Özlale'den duyacağız da soruşturma makamlarından, idari makamlardan duymayacağız? Biz niye Fatma Betül Sayan Kaya ismini -üç saniyemizi alıyor hanımefendinin ismini söylemek- niçin Zeynel Emre'den duyacağız da SPK'den duymayacağız? Niçin hanımefendi on gün boyunca adliyeye teşrif etmeyecek de genel görüşmenin yapıldığı gün teşrif edecek? Ne için, ne korunuyor? Ve Gazeteci Ali Tarakçı... Yeni doğum yapmış bir eşi var, hasta bir bebeği var. "Cuma gecesi birisi istifa edecek." dedi. Aslında adamcağız tutturdu, Fatma Betül Sayan Kaya o gün istifa etti. 3'üncü gün, cumartesi günü gözaltına alındı ironik bir şekilde. Bu adamın attığı "tweet"in piyasalar üzerinde herhangi bir etkisi gözlemlenebildi mi? Sayın Cevdet Yılmaz bugün konuşurken borsa yüzde 2,5 daha düştü, o zaman onu da alalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - "Sen piyasaları bozucu etki yaptın." diye o zaman kendisini de alalım eğer herhangi bir açıklamanın borsayı böyle etkilediğini düşünüyorsanız. Ali Tarakçı, evladının da hastalığı dikkate alınarak gecikmeksizin tahliye edilmelidir.

Son olarak Abdülkadir Selvi'nin sorduğu, bugün kimsenin konuşmadığı bir konuyu da Sayın Özlem Zengin'e sormak istiyorum: Abdülkadir Selvi dünkü yazısında diyor ki: Katılımevimin banka sahibi olması için bir yasal düzenleme yapıldığını söylüyor. Ali Mahir Bey, Özlem Hanım'a bir soru soruyorum burada. Diyor ki Abdülkadir Selvi: Katılımevimle ilgili olarak Mecliste bir cümle değişikliği yaptırıp Katılımevimin önünü hangi güç açtı? Bütün AK PARTİ Grubu bu iddiayla arkadaşlar bir bühtan altında kalmıyor mu, bir zan altında kalmıyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Tamamlıyorum efendim.

Yani bazı güçler var, geliyorlar, muhalefetin 6 grubunun bir kelime değiştiremediği yasa tekliflerine bir cümle ekletiriyorlar ve böylelikle banka sahibi oluyorlar. AK PARTİ Grubu, Abdülkadir Selvi'nin dün yazdığı ve köşesine taşıdığı bu iddiayı aydınlatmak, varsa bir güç ve manipülasyon bunu ilan etmek, yoksa kendi siyasi iradesini ortaya koymak zorundadır.

Teşekkür ediyorum.