GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:3
Tarih:07.10.2026

YILDIZ KONAL SÜSLÜ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; 7 Ekim yıl dönümünde Gazze başta olmak üzere Batı Şeria, Kudüs, Filistin her bir adımında can veren bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Evlatlarını toprağa veren anneleri, bir gecede bütün ailesini yitiren babaları, enkaz yığınlarının başında umutla bekleyen insanları ve her türlü imkânsızlığa göğüs gererek vatanından vazgeçmeyen onurlu Filistin halkını hürmetle selamlıyorum.

Bir şehrin yok oluşunu görmek için artık Gazze'ye gitmemize gerek yok. Uydu görüntüleri Gazze'de yaşanan büyük yıkımın sessiz tanığıdır. O görüntülere bakarken insanın aklına tek bir soru geliyor: Yıkılan bu şehri yeniden inşa edebilirsiniz. Peki, o şehrin kaybettiği insanları nasıl geri getireceksiniz? Gazze'de 2023 ve 2026 fotoğrafları yalnızca bir şehri değil, insanlık vicdanının da gökyüzünden görünen yarasıdır. Gazze'de karşı karşıya kaldığımız felaket 1948'de başlayıp 1967'de işgalle derinleşen, 7 Ekim 1923'ten bu yana Filistin halkının Gazze toprağıyla, hafızasıyla, toplumsal dokusuyla ve geleceğiyle planlı bir şekilde siyonizmin soykırım siyasetidir. İşgalci İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana götürdüğü saldırılarda, yaptığı saldırılarda 100 binin üzerinde Filistinli kardeşimiz şehit oldu, binlercesi toprağın altında. Birleşmiş Milletlerin verilerine göre 6.600'den fazla ampute kaldı ve ampute edilen her 5 kişiden biri ne yazık ki bir çocuk ancak Gazze'yi istatistiki verilere yahut kupkuru sayılara indirgemek büyük bir haksızlıktır çünkü her sayı bir insandı; bir annenin göz bebeği, bir babanın geleceğine dair ümidiydi; bir mektepte sırasını bekleyen talebe, bir çocuğun en yakın arkadaşıydı; hayattan koparılan her canın yarım kalan bir cümlesiydi; geriye dönmeyi düşlediği bir ocağı ve kurduğu hayalleri vardı. Bugün Filistin'e bakarken meseleyi sadece bir yardım parantezine hapsetmekte haksızlıktır. Anlaşması. sözleşme, ateşkes tanımayan, insani yardımların bölgeye ulaşmasına dahi tahammülü olmayan bir İsrail'den bahsediyoruz. Gazze'nin elbetteki ekmeğe, suya, ilaca, barınmaya ihtiyacı var fakat Filistin halkının asıl davası kendi hür vatanında onurlu ve güven içinde yaşama hakkıdır dolayısıyla meselenin mihverinde yardımın yanında hukuk, merhamet kadar hürriyet, dayanışma kadar sarsılmaz bir iradeye ihtiyaç vardır. İşte tam burada Türkiye'nin ve Gazi Meclisimizin farkı ortaya çıkıyor. Tarihimizden ve medeniyetimizden tevarüs eden anlayışla Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletlerde Filistin halkının sesi olmuş, İsrail'in işlediği insanlık suçlarını dünyanın vicdanına taşıyarak insanlık ittifakının sesini daha da büyümüştür. Bizler Gazi Meclis olarak milletvekillerinin tümü 9 kez ittifakta Filistin'in yanında durduk, İsrail'in zulmünü kınadık çünkü Gazze için Mecliste tek bir ses vardı, o da insanlık. Onlar sanıyorlar ki biz susarsak mesele kapanacak. Hayır, biz sussak da tarih susmayacak, tarih sussa hakikat susmayacak. Biz susmadık, nisan ayında Mısır'da İsrail tarafından kolları, bacakları koparılan çocukların ve gençlerin buradaki bütün milletvekillerimizin desteğiyle umudu olmaya çalıştık, onların yere sermeye çalıştığı gençleri tekrar ayağa kaldırdık. Bu hafta sonu Şam ve Beyrut'taydım, Filistinli mültecilerin yaşadığı kamplara gittim. Yermük'te 1948'den bugüne taşınan bir vatan hasretine, El Bas'ta ise toprağından koparılmış ama kimliğinden ve dönüş umudundan kopmamış nesillere şahit oldum ve Burc el-Beracine'de El Aksa Anaokulunu açarken çocukların gözündeki umut umudumuz oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

YILDIZ KONAL SÜSLÜ (Devamla) - Biz savaş çağrısı yapmıyoruz, biz adalet çağrısı yapıyoruz ve işgalin sona ermesini, Filistin halkının özgür, güvenli ve onurlu bir şekilde kendi vatanlarında yaşamasını istiyoruz. Filistin'in hafızası silinmeyecek, Gazze'nin şahitliği kaybolmayacak ve Kudüs'ün emaneti asla sahipsiz kalmayacaktır.

Size Gazze'nin 2023 ve 2026'daki görüntülerini göstermek istiyorum ve çocuklar uyurken sessiz olunur, ölürken değil diyoruz ve "Sadece 11 yaşındayım ben, ben terörsüz değilim." diyen Hamza'dan bahsetmek istiyorum. Kudüs özgür değilse tüm dünya tutsaktır diyorum ve son olarak Kudüs insanlığın ortak onurudur diyorum, bu onur hepimizindir diyorum. Bu süreçte Kudüs'e, Mescid-i Aksa'ya, mazlum halklara destek veren tüm Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)