GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:5
Birleşim:3
Tarih:07.10.2026

MUSTAFA SAVAŞ (Aydın) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ Grubumuz adına söz alıyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında Ankara Pursaklar'da görevi başında uğradığı saldırı sonucu şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu'na Allah'tan rahmet; kederli ailesine, Emniyet teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz ne de vatandaşımızın hakkının yenilmesine göz yumarız. Vatandaşımızın alın teriyle oluşturduğu birikim bizim için emanettir. O birikimin içinde emek vardır, helal kazanç vardır, vatandaşımızın dişinden tırnağından artırarak biriktirdiği tasarruf vardır; kısaca umudu vardır. Dolayısıyla bu meseleye yaklaşımımızın merkezinde vatandaşımızın hakkı, hukuku ve geleceği bulunmaktadır. Yaşanan süreçte birikimine ulaşamayan, ödeme sürecini merak eden vatandaşlarımızın hassasiyetini anlıyoruz. Bu sorunu hızlı ve hakkaniyete uygun bir şekilde çözmek için azami gayreti gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK PARTİ olarak sorumluluğumuz milletimizin bu konudaki hassasiyetine somut adımlarla cevap vermektir. Devletimizin ilgili kurumlarının aldığı tedbirleri, yürütülen hukuki süreçleri ve yatırımcı haklarının korunmasına yönelik çalışmaları bu anlayışla değerlendiriyoruz. AK PARTİ Türkiye'de temiz toplum ve temiz siyasetin öncüsü ve merkezidir. Bu bakımdan AK PARTİ olarak her türlü usulsüzlük ve yanlışa karşı tavizsiz hareket etmekteyiz. Bizim siyaset anlayışımızın temelinde güven vardır, güven de verilen sözün doğruluğuyla ve yapılan işin sonucuyla güçlenir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2002 yılında AK PARTİ'nin iktidara gelmesiyle birlikte ülkemizde siyasi istikrar yakalanmış, uygulanan mali disiplin programları ve yapılan reformlar sonucunda ekonomik göstergelerde iyileşme sağlanmıştır. Bu dönemde mali anlamda birçok yeniliğe imza atılmış, sağlam bir mali yapı kurulmuş, kamu hantal görünümünden ve borç-faiz kıskacından kurtarılmıştır. Bankacılık sistemi ve sermaye piyasalarında yapılan reformlarla birlikte Türkiye ekonomisinin yurt içi ve yurt dışı kaynaklı şoklara, jeopolitik risklere ve küresel finansal dalgalanmalara karşı dayanıklılığı artmış, geçmiş krizlerden edinilen tecrübelerle ekonomimiz şokları daha kolay bertaraf eder hâle gelmiştir. Elde edilen bu başarı hem yerli hem de uluslararası ekonomi çevrelerinde takdir toplamakta ve finans kuruluşlarının raporlarına pozitif yansımaktadır. Türkiye ekonomisinin krizler karşısındaki direncinin ana nedeni olarak siyasi istikrar, güçlü kamu maliyesi ve bankacılık sistemimizin ve sermaye piyasalarımızın altyapısının birçok gelişmiş ülkeden çok daha iyi durumda olması gösterilmiştir. Türkiye, AK PARTİ iktidarı döneminde kurmuş olduğu güçlü finansal altyapı sayesinde küresel ekonomik sarsıntıları fırsata çevirmesini bilmiştir, bu sayede Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda sağlam ve kararlı adımlarla ilerlemektedir. Türkiye, 1,7 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü olan, altı yıldır kesintisiz büyüyen, makroekonomik göstergeleri sağlam, güçlü bir ekonomiye sahiptir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaklaşık çeyrek asırlık AK PARTİ iktidarı döneminde, birçok alanda olduğu gibi sermaye piyasalarında da ciddi değişim, dönüşüm ve atılımlar yapılmıştır. AK PARTİ'den önceki dönemde, ağırlıklı olarak banka kökenli, sabit getirili, pasif fonlar sığ bir piyasada işlem görmüştür. Sınırlı sayıdaki banka fonu üzerinden hazineye kaynak sağlanmaya çalışıldığı bu dönemde yatırımcı sayısında da hedeflenen artışlar olmamıştır. Ancak AK PARTİ hükûmetleri tarafından yapılan reformlarla birlikte sermaye piyasalarının ürün çeşitliliği ve derinliği artmış, pasif fonlar dışında menkul kıymet fonları, tematik fonlar, eurobondlar faizsiz yatırım ürünlerine dayalı fonlar, bireysel emeklilik fonları sisteme girmiş, yatırımcı sayısındaki artışla birlikte sermaye piyasalarındaki büyüme büyük bir ivme kazanmıştır. Bugün sermaye piyasaları türev araçları, kurumsal fonları, borçlanma araçları ve milyonlarca yatırımcıyla makroekonomik istikrarın en stratejik dayanaklarından biri hâline gelmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son günlerde gündemde yer alan fon piyasasında yaşanan durumla alakalı bahse konu sıkıntılar sermaye piyasalarındaki yapısal bir sorundan kaynaklanmamaktadır. Yaşanan sorun, az sayıda fonun, işlem hacmi sığ olan belirli hisse senetlerinin fiyatlarını suni olarak yükseltmesinden, dolayısıyla fon değerini artırmasından ve değeri olağan dışı artmış bu fonların yatırımcılara satılması nedeniyle yaşanmıştır. Bunun önüne geçmek için 28 Ağustosta Sermaye Piyasası Kurulu tarafından fon mevcut yatırım rehberi yeniden düzenlenmiştir; fon yatırımlarının çeşitlendirilmesi zorunlu kılınmış ve fon yatırımlarının belli bir hisse senedinde yoğunlaşması engellenmiştir. Yapılan mevzuat değişikliği sonrasında değeri suni olarak yükseltilen hisse senetlerinden, dolayısıyla fonlardan çıkış başlamış, bu olaya neden olan fonlar temerrüde düşmüş ve tasfiyesine karar verilmiştir. Sermaye piyasalarında sınırlı sayıda portföy yönetim şirketi nezdinde gündeme gelen fon tasfiye sürecinde devletimiz sistemin istikrarına kasteden şirketleri ayıklayarak daha sağlıklı bir sermaye piyasası kurma yönündeki iradesini ortaya koymuştur.

Bugün yaşadığımız sorun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimizi olumsuz etkileyecek bir risk mevzubahis değildir. Olaya bu açıdan baktığımızda, yanlış işlere bulaşanlar temizlendiğinde ve ihtiyaç görülen düzenlemeler yapıldığında sermaye piyasaları büyük bir ivme yakalayacaktır; sermaye piyasalarında gelecek, dün ve bugünden daha iyi olacaktır ancak yaşanan sorun önemlidir: Hisse senedi ve fon manipülasyonlarıyla vatandaşlarımızın birikimi hedef alınmış ve sermaye piyasalarına olan güveni olumsuz etkilemiştir. Sermaye piyasalarında yaşanan bu süreç kuralların eksiksiz işletilmesi, şeffaflığın sağlanması ve yatırımcı güveninin kurumsal temellerde sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için de bir fırsat sunmaktadır. Sermaye piyasalarında atılacak yeni adımlar, tasarruf sahiplerinin sermaye piyasalarına olan güvenini tazeleyen, şeffaflığı artıran ve ekonomiye uzun vadeli ve kaliteli finansman sağlayan yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır. Ayrıca bu adımlar, yabancı ve kurumsal yatırımcıların sermaye piyasalarına duyduğu güveni de artıracaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili çalışmaların titizlikle sürdürülmesi, sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yatırımcıların haklarının korunması, ödemelerin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yapılması temel öncelikli hedefimiz olacaktır. Bu kapsamda, tasfiye sürecinin yatırımcıların hakları gözetilerek, hakkaniyete uygun çözüm üretilerek, kamu kaynakları kullanılmadan, hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla genel koordinasyonu sağlamak üzere, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın Başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. Süreç içinde yaşanabilecek mağduriyetlerin hızlı bir şekilde bertaraf edilmesini teminen, işleme kapatılan fonlarda ara ödeme yapılacağı açıklanmıştır. Bu düzenleme, vatandaşımızın nihai tasfiye sonucunu beklerken yaşadığı güçlüğü azaltmaya yönelik somut bir adımdır. Piyasadaki nakit sıkışıklığını çözmek ve bankacılık sistemi üzerindeki fonlama baskısını hafifletmek amacıyla Merkez Bankası da önemli kararlar almıştır. Finansal sistemin sağlığı için sorunlu portföy yönetim şirketleri ve ilgili fonlar hemen karantinaya alınmıştır, risklerin diğer portföy yönetim şirketlerine bulaşması engellenmiştir. Diğer taraftan, bu olayın piyasalar üzerinde sınırlı da olsa olumsuz bir etkisi olmuştur, bunu göz ardı etmiyoruz ancak sistemik bir problemden bahsetmiyoruz. Fon Koordinasyon Kurulu ve ekonomi yönetimimiz tarafından konu dikkatle izlenmekte, gerekli kararlar ivedilikle alınmaktadır. Gelinen aşamada piyasadaki dengeler yeniden sağlanmakta ve daha sağlam bir sermaye piyasası inşa edilmektedir. Diğer taraftan, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yanlış yapan kim olursa olsun hesap sorulacaktır." talimatı esas alınarak konuyla ilgili tüm bakanlarımız ve kurumlarımız meselenin üzerinde titizlikle çalışmaktadır. Konuyla ilgili adli süreç hızlı bir şekilde başlatılmış, sermaye piyasası mevzuatına aykırı işlem yapan, buna bağlı olarak haksız kazanç elde eden, vatandaşımızın güvenini sarsan sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmaktadır. Suç işleyen cezasını çekecek, masum olan ise hukuk tarafından sonuna kadar korunacaktır. Milletimiz müsterih olsun, bu devlet sahipsiz değildir, bu piyasalar vurguncuların oyun alanı hiç değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken güvenilir, şeffaf ve güçlü sermaye piyasalarında bu hedefin önemli bir unsuru olarak gördüğümüzü tekrar ifade ederek tasarrufun üretime, yatırıma ve istihdama dönüşebilmesi için vatandaşlarımızın sermaye piyasalarına güvenini daha güçlü olarak tesis edecek adımları atacağımızı belirterek milletimizin bize yüklediği sorumlulukların bilinciyle bu süreci hakkaniyete uygun olarak kararlılıkla takip edeceğimize söz verir, Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlarım. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)