| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 3 |
| Tarih: | 07.10.2026 |
YENİ PARTİ GRUBU ADINA ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız; hepinizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlıyorum.
Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı buraya geldi, Meclisi bilgilendiriyor, aslında toplumu ve milleti bilgilendiriyor. Bunun herhâlde birinci amacı insanlara, halka, piyasaya bir güven vermek ama Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, siz konuşmaya başladınız, ben borsaya baktım, siz saat 14.00'te konuşmaya başladınız, 14.40'a kadar borsa düştü. Bakın, kıpkırmızı! (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Güven vermiyorsunuz ama şahsınız değil bakın, bu sistem güven vermiyor, bu yaratılan kara düzen güven vermiyor.
Şimdi, aslında konuşmanızda bir cümleyle her şeyi özetlediniz; asrın yolsuzluğu olmuş, binlerce mağdur var, milyarlarca parayı birileri cebine, bankaya, yurt dışına götürmüş, koymuş ve parti sözcümüz bu rezaleti ortaya çıkardıktan sonra da yargı, sizler harekete geçtiniz ama bir şey söylediniz bakın, beni çok üzdü: "Cumhurbaşkanımızın talimatıyla..." Bir hukuk devletinde böyle bir cümle olabilir mi? Asrın dolandırıcılığı olur, adımı Cumhurbaşkanımızın talimatıyla atarız, Cumhurbaşkanı talimat vermeseydi Fatma Betül Sayın Kaya'nın bankada bu parası kalacak mıydı? Muğla'da yangın çıkar, İbrahim Kalın "Cumhurbaşkanımızın talimatıyla söndürdük." der, vermeseydi Sayın Cumhurbaşkanı yangını söndürmeyecek miydik ya? (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Ya, böyle bir sistem olabilir mi!
Şimdi, gerçekten, burada gelip konuştunuz, sizi dinledik ama sizin anlattıklarınızı her gün televizyonda ekonomistler, borsa uzmanları anlatıyor zaten, bize bilgi veriyor zaten; ne olacağını, ne olması gerektiğini Ümit Hoca her gün söylüyor. Biz sizden burada ne bekliyorduk? Siyaset töhmet altında, AK PARTİ'nin milletvekilleri, diğer milletvekilleri töhmet altında; şu anda sizin, buraya para yatıranlarla, bu parayı çekenlerle, bu parayı yurt dışına kaçıranlarla ilgili elinizde net bilgi var. Neden efendim, Meclise söylemiyorsunuz; bir parayı kim aldı, kim kullandı, kim yurt dışına götürdü? (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Ya, bunu bilmek istiyoruz biz. Sizin vereceğiniz bu bilgiler bu Meclise ışık olacak, delil olacak, araştırma komisyonu kurulacak, o komisyon bu insanlara gidecek.
Bakın, sistemi tek adam üzerine kurmuşsunuz, MASAK bağımsız mı? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bağımsız mı? Soru soruyorum, borsa, bunun denetimini kim yapıyor? Ya, Allah aşkına, bakın, 2018'de SPK'nin başına getirdiğiniz isim Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu'nun kardeşi Ali Fuat Taşkesenlioğlu ya. O gün yolsuzluklar başladı, dört yıl sabrettiniz, sonra görevden aldınız, akıllandınız sandık, kimi getirdiniz? Vecdi Gönül'ün oğlu İbrahim Ömer Gönül'ü getirdiniz. Neden, neden, neden; sizin içinizden başka insan yok mu bu ülkede? (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Sonra Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, eski AK PARTİ milletvekilini getirmişsiniz, o dönem izin verilmiş bunlara. Ya, bir örgüt gibi yönetiyorsunuz. Bakıyorum, Fatma Betül Sayan Kaya, kardeşi Ayşe Sayan Büyükelçi, Fatih Sayan Ulaştırma Bakan Yardımcısı, Sümeyye Sayan meclis üyesi; aileye bak, Allah aşkına aileye bak! Şimdi, bir ülke düşünün, değerli arkadaşlar, hafta sonu Mersin'de bir soruşturma oldu, Bedri Albay var Daire Başkanı, MASAK tespit etmiş, her hafta, aynı gün şoförüne 2.500 lira para yatırıyormuş Bedri Albay. Sormuş savcı: "Bu parayı niye yatırıyorsun?" Eey! Demiş ki: "Her hafta eve temizlik geliyor, onun parasını yatırıyorum." Bedri Albay'ın 2.500 lirasını soran MASAK, Fatma Betül'ün 2,2 milyarını sormuyor mu ya! Sormuyor mu! Burada neyi konuşuyoruz biz! (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Bu Mecliste hesabına 200 bin lira geldiği için dört aydır yatan bir danışman var, 200 bin lira arkadaşlar. Şimdi soruyorum: Fatma Hanım davetiyeyle çağrılıyor, peki, Mersin'i 2 dönem yöneten, 2 dönem sizinle aynı Komisyonda bulunan Vahap Seçer neden sabah altıda alınıyor? Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım, bakın, şahsınıza değil, sisteme haykırıyorum bunları, gerçekten artık dolduk. Bu MASAK'ın görevi bizi mi izlemek? İzlesin ama bakın, şu rezalete bakın, Allah aşkına! Şimdi, size bir daha soruyorum buradan efendim: 16 Eylül-17 Eylül arasında fondan para çıkaranları açıklayınız. 600 kişi parayı çalmış, 227 milyar göz göre göre gitmiş, kim bunlar? Neymiş? "Ticari sır." Dolandırıcının ticari sırrı mı olur ya! Hırsızın, vurguncunun ticari sırrı olur mu ya! (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Dolandırıcının milyarları ticari sır, Mersin'de bir annenin gecelikli görüntüleri ifşa ediliyor. Ya, ben soruyorum, bu benim içimi yakıyor, yakıyor, yakıyor, benim içimi yakıyor o anneye yapılanlar. O anneyi teşhir edenler bir ailenin milyarlarını koruyor efendim. Fatma Hanım tutuklansın demiyorum, bakın, ben tutuklamaya karşıyım, Feti Abi bilir, en son uygulanacak tedbirdir ama neden, neden, neden hep bizim insanlar sabah altıda alınıyor, Fatma Hanım eşiyle kol kola davetiye üzerine adliyeye gidiyor, neden efendim?
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sakız çiğneyerek gidenler var.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Onun da çocukları var, o gecelikli annenin de çocuğu var, 2 yaşında. Belki yirmi yıl sonra üniversiteye gittiğinde annesini konuşacaklar. Olmaz, olmaz, bakın, buradaki sorun, Türkiye'de denetim sistemi ortadan kalkmıştır, bağımsız hiçbir denetim kurulu yoktur. Bağımsız dediğimiz Bankacılık Denetleme Kurumuna, SPK'ye eski milletvekilinizi atamışsınız ve böyle bir olayda bile "Cumhurbaşkanının talimatıyla adım attık." diyorsunuz. Bir hukuk devletinde bu söylenemez, Cumhurbaşkanının talimatına bakılmaz, yargı gereğini yapar, SPK gereğini yapar, MASAK gereğini yapar. Türkiye'deki sorun denetimdir, bağımsız hiçbir kurul kalmamış. Ve ne güzel ya, "Borsayı temizliyoruz." Güzel. "Muhsin Yazıcıoğlu'nun katillerini buluyoruz." Güzel. "Kaşif Kozinoğlu'nun katillerini buluyoruz." Güzel. "Hakemleri temizliyoruz." Kim kirletti ya bunları, kimin döneminde oldu? (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Sanki 1970'lerde olmuş olayları konuşuyorsunuz. Kim kirletti arkadaşlar? "Futbolu temizliyoruz." Futbolu mu temizliyorsunuz? Son 5 Futbol Federasyonu Başkanı müteahhit arkadaşlar, müteahhit; orada bile yandaş müteahhitleri futbolun başına getiriyorsunuz.
Ondan sonra, liyakat... Liyakat yok, yandaşlık var, taraf tutma var, hukuk, adalet yok. Bu ülkenin yargısı ve bu ülkenin bürokratları muhalefeti takip etmekten büyük soygunu görememiş, milyarlar uçup gitmiş. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)
Şimdi, "Yurt dışından parayı getireceğiz." Hangi giden paramız gelmiş ki bugüne kadar? Bakın, 1980'de -Kastelli- o büyük finans vurgunu olduğunda -Cengiz Abi, Sayın Cengiz Çandar bilir- patladığında istifa etmişti değil mi Sayın Turgut Özal? Çünkü o kurumun başındaydı. Belki o duruşu onu Başbakan yaptı. Şimdi istifa eden yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Şimdi istifa eden yok, hesap veren yok, hesap soran yok ve bunu haber yapan sosyal medya kanalları, haber kanalları kapatılıyor.
Son olarak bir şey söyleyeceğim: Bakın, Fatma Hanım 2,2 milyarı bir zahmet iade edecekmiş ama "Faizini alırım." diyor ha, helal! Helal faiz çünkü. "Ya Rabb'im, helal!" diyor.
Savcılık bir yazı yazıyor, bakın: "...dilekçeleri gönderilen Fatma Betül Sayan Kaya'nın, İlyas Kaya'nın." diye devam ediyor. Bakın, savcılık yazısında Fatma Betül Sayan Kaya'ya "şüpheli" yazmaktan bile imtina ediyorlar arkadaşlar ya.
TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Nefsine uymuş.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Peki, Fatma Hanım nedir? Şüpheli değil. Nedir efendim? Mağdur mu?
TURAN TAŞKIN ÖZER (İstanbul) - Şeytana uymuş.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - İki şey vardır; ya mağdur olur ya şüpheli olur.
HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - İfade sahibi.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Evet, evet, evet.
Olmaz, olmaz, olmaz.
Teşekkür ediyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)