| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 126 |
| Tarih: | 22.09.2026 |
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Sizi ve hazırunu saygıyla selamlıyorum.
Yeni bir yasama yılının ilk toplantısındayız. Kırk beş gündür yoktuk ve gönül isterdi ki kırk beş gün sonra buraya geldiğimizde birbirimize duyduğumuz özlem gibi memleket hakkında da bu kırk beş gün içerisinde yaşanan iyi ve güzel olayları paylaşıp gerçekten geleceğe dair umut taşıyan bir konuşma yapalım.
Birçok başlık var ama bunların en önünde, bugün bir okulumuzda yaşanan saldırıda yaralanan 5 öğrencimizden 1'i hayatını kaybetti; kendisine başsağlığı diliyoruz.
Şurada Meclis tutanaklarına bakılsa son üç yıl boyunca kendim de dâhil olmak üzere birçok muhalefet partisi milletvekilinin okulların güvenliği; okullarda sosyolog, psikolog, pedagog ve rehber öğretmenlik hizmetlerinin yetersizliği üzerine yaptığı onlarca konuşma tespit edilebilir. Maalesef, birçok konuda olduğu gibi, az sonra dile getirilecek fon dolandırıcılığında da gözüktüğü üzere muhalefetin sesine kulak kapayan iktidar milletimizi çok büyük bedellerle karşı karşıya bırakmaktadır.
Şimdi "Hangi gündemden başlayalım? Doğrusu, şöyle bir hazırlık yapalım." dediğimizde, arkadaşlar, burada sekiz-on dakikalık değil, belki onlarca dakikalık bir konuşmaya ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Devletin bütün kurumlarıyla çöktüğü fon dolandırıcılığını mı konuşacağız, yüzlerce kişinin sadece itiraz ettiği ve bir dolandırıcılığı ifşa etmeye çalıştığı için yasaklarla karşılaştığı sosyal medya hesaplarına getirilen erişim yasaklarını mı? Güvenli aile adına operasyonlar yapılıyorken, aile festivalleri düzenleniyorken ailenin çöküşünü ve rezaletin bininin bir para olduğu gündüz kuşağı programlarının iktidar eliyle yayınlarını sürdürmesini ve RTÜK'ün buna karşı çaresizliğini mi konuşacağız? Sadece son kırk beş gün içerisinde 25 kadın cinayetinin ve bu faillerin caydırıcı olmayan bir infaz sisteminden ve caydırıcı olmayan güvenlik hizmetlerinden aldığı gücü mü konuşacağız?
Yine, geçtiğimiz hafta yaşanan maden cinayetlerini, iş güvenliği tedbirlerinin yeterince alınmaması nedeniyle madencilerin yaşadığı yıkım, kayıplar ve bugüne kadar hiçbir maden sahibinin sağlıklı bir soruşturmaya maruz kalmadığı gibi, caydırıcı bir cezayla da karşılaşmamış olmasını mı savunacağız?
Yaşanan intiharlar, tefecilik, bahis, kumar ve daha birçok devletin engellemekle mükellef olduğu ama bir düğmeye basmakla engellemekten imtina ettiği sorunlar nedeniyle karşılaştığımız intiharları mı konuşacağız?
Elde edemediği belediyeleri önce ikna etmeye çalışan, ikna edemeyince soruşturan, soruşturmalardan da yeterli sonuç alamayınca sandık manipülasyonuyla -ki en çarpıcısı Adalar'da yaşandı- bu harama göz koyan, tamah eden iktidar pratiği hakkında mı konuşacağız?
Yoksa üç yıl sonra enflasyonu 30'un altına düşürdük diye sevinip bunu bir iyi habermiş gibi paylaşan ekonomi yönetiminin bir yandan tavukçulardan, öbür taraftan meyve, sebzecilere kadar sürdürülen operasyonlarla kamuoyuna âdeta enflasyonun sorumlusu bu tüccarlardır imajının verilmeye çalışılmasını mı konuşacağız? Doğrusu bilemiyorum ama burada birkaç konuyu kısaca değerlendirmek istiyorum:
Ne Türkiye'de ne dünyada para piyasalarında, borsalarda, fonlarda karşılaştığımız ilk dolandırıcılık vakası değil bu arkadaşlar. Bunun birçok örneği var; bilgi sızma yoluyla yaşanan örnekleri var, halka arzda fiyat şişirme yoluyla yapılanı var ve piyasa manipülasyonu yoluyla var veyahut da fonları şişirip türev kâğıtlar üreterek önce hisse senedi kâğıdı fiyatını şişirip sonra fonları şişkin fiyattan kamuoyuna sunan dolandırıcılar var ama arkadaşlar, ilk defa bir siyasi habitat, ilk defa bir devlet bütün kurumlarıyla böyle bir dolandırıcılığın paydaşı olarak önümüze çıkıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Eğer biz AK PARTİ'den Cumhurbaşkanlığı külliyesine kadar bir çizgi çizecek olsak bu çizgi üzerindeki siyasi kurumlardan, medya organlarından, sivil toplum görünümlü iktidara angaje kuruluşlardan ve devlet kurumlarından hiçbirinin bu dolandırıcılığın aktif paydaşlığından azade olmadığını görürüz. Bakın, görevine göz yummak demiyoruz, aktif olarak bunun bir parçası olmuşlardır ve bu dolandırıcılar TÜGVA tarafından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde özel konuk olarak ağırlanmıştır. Bu dolandırıcılar fon yönetimlerine Cumhurbaşkanlığı kurul üyelerini, Cumhurbaşkanlığı danışmanlarını, eski Başbakanlık danışmanlarını, görevdeki kurul üyelerinin oğullarını, görevdeki Bakan Yardımcılarının damatlarını koymuşlardır, görevdeki siyasilerin yakınlarını doldurmaktan çekinmemişlerdir. Anadolu Ajansı onlarca haber yapmıştır, A Haber günlerce yayın yapmıştır, Sermaye Piyasası Kurulu bütün uyarılara gözünü kapatmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - İstanbul Borsası yönetimi görevini yapmamıştır, BDDK bunlara banka kurma izni vermiştir yani sistem hep birlikte çökmüştür.
Sayın Başkanım, böyle bir tabloda biz buna arızi ve tekil bir olay olarak yaklaşamayız. Bu sistemik çürümenin ve yıkılmanın altında küçük yatırımcı kalmıştır, milletimiz kalmıştır. İnşallah bunları enine boyuna tartışacağız.
Sayın Başkanım, bugün ilk gün. Birkaç dakika da tolerans göstereceğiniz ümidiyle bir konuya daha değinip sözlerimi toparlayacağım. Belediyelere yönelik operasyonların hangi siyasi ajandayla yürütüldüğünü hepimiz görüyoruz ve bu operasyonlarda, bırakınız hukuka, kanuna dahi uyulmadığını defalarca kez burada ifade ettik ama kanuni minimum haklara riayet edilmediği gibi şimdi de açık bir manipülasyon ve dezenformasyon üretilen örneklerle karşılaşıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, son dakika, toparlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Efendim, iki dakika daha rica edeceğim, toparlayacağım.
Son operasyonlardan biri Mersin Büyükşehir Belediyesine yapıldı. Ben Sayın Vahap Seçer'in başarılı bir siyasetçi olduğunu düşünüyorum; kendi ilçesinde her kesimden, Büyükşehrin de ama her kesimden oy almıştır. Biz Büyükşehir Belediyesinde sistematik ve göz yumulan bir yolsuzluk zinciri olduğunu düşünmüyoruz ama buna rağmen yaklaşık bir yıl önce bir soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma boyunca belediyeden istenen bütün belgeler belediyeye teslim edildiği hâlde, bir sabah saat altıda Sayın Seçer ve diğer belediye başkanları ile diğer görevliler gözaltına alınmıştır. Peki, siz, sağlam bir operasyon yapıldığını düşünüyorsanız, Sayın Başkanım, kamuoyunu manipüle etmeyi düşünür müsünüz? 2 video servise konuldu; biri açık bir manipülasyondu, ikincisi büyük bir utanç vesilesiydi. Açık manipülasyon, altı ay önce Yenişehir Belediyesi operasyonunda ele geçirilen altın ve paraların videosu o gün yakalanmış gibi yayınlanmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son dakikayı veriyoruz.
Buyurun.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Oysa, altı ay önce o video çekilmişti ve o kişinin şu anda tutuksuz soruşturması devam etmektedir ama Sayın Başkanım, Özlem Hanım, buraya dikkatinizi çekiyorum, siz de bir hanımefendisiniz, hepimizin anası var, bacısı var: Sabahın bir saatinde, bir kadıncağız yataktan kalktığı kıyafetiyle kapıyı açtı ve uyarmasına rağmen o video servis edildi. Böyle bir namussuzluk, böyle bir ahlaksızlık, böyle bir iffetsizlik söz konusu olabilir mi Allah aşkına! (YENİ YOL, YENİ PARTİ, DEM PARTİ, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Olmaz, olmaz, doğru.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bunun neresini, nasıl konuşabiliriz Allah aşkına! İçişleri Bakanlığı bilgi sızdırıyor... "Bu biz değiliz." Eğer Adalet Bakanlığıysa, bunu yapan kimdir? Sayın Bakan her gün her konu hakkında açıklama yapıyorken bu konu hakkında bir cümle dahi söyleme tenezzülünde bulunmuyor. Sayın Başkan, bu iffetsizlik hepimizin ailesine yönelik yapılmış bir saldırıdır ve bu konu behemehâl açıklanıp, o videonun...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, çok özür diliyorum, bitireceğim vallahi, çok özür diliyorum. Yarın bir dakika kısa konuşacağım.
GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Bugün ilk gün Başkanım, ilk günün hatırı var.
MURAT EMİR (Ankara) - Bugün bir jestiniz olsun Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Çok özür diliyorum Başkanım.
Bu videoyu kimin çektiği, kimin servis ettiği ve bunların kimler tarafından yayınlandığı ortada. Böyle bir tabloda, henüz biz tek bir sorumlunun ismini bilmiyorken nasıl "ailem güvende" diyebiliriz, nasıl "Aile Yılı" diyebiliriz, nasıl "Aile On Yılı" diyebiliriz? Allah aşkına, siz dâhil Özlem Hanım, şu ana kadar bu konuda konuşan bir AK PARTİ'li arkadaşımız var mı?
RUKEN KİLERCİ (Ağrı) - Daha yeni oldu.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Bir arkadaşımızın gayreti tuttu, konuştu, ona da yirmi dört saat sonra özür dilettirildi. Bu, kabul edilebilir bir tablo değil.
Aynı mevzuda, bir genel sekreterin itirafçı olduğuna dair henüz genel sekreter savunmasını veriyorken bilgi servisi yapılıyor ve daha sonra o tutanaklar okunduğunda, bu genel sekreterin Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında tek cümle söylemediği ortaya çıkıyor. Belediye içerisinde eleştirdiği başka kişiler var, "Ben de bu konudan rahatsızdım." diyor ama manşet şu: "Büyükşehrin Genel Sekreteri itirafçı oldu." Allah aşkına, devlet elinizde, yargı elinizde, zaten istediğinizi yapıyorsunuz, bu bataklığa girmeden de bu işleri yapabilirsiniz diyorum, saygılar sunuyorum.