| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kırk yılı aşkın süredir terörün açtığı yaraları taşıyoruz, bu acıları ne unutabiliriz ne de çocuklarımıza miras bırakabiliriz. Bir askerimizin, bir polisimizin, ülkemizin doğusunda batısında, herhangi bir ilinde tek bir vatandaşımızın dahi ne şehit ne de gazi olmadığı bir Türkiye'yi tüm kalbimizle istiyoruz. Silahların on yıllardır çözemediğini Mecliste istişareyle çözme iradesi elbette kıymetli. Bu imkâna alan açmak, korumak hepimizin; süreci hukuk sınırları içinde şeffaf ve güvenilir yürütmek ise öncelikle iktidarın sorumluluğudur. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda başta Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere güçlü bir irade ve büyük bir sorumluluk alınmıştır. Bu çok önemli bir adım ancak burada bitmiyor. Uygulamalar ve kararlar verilirken, süreç yol alırken bu sorumluluk ve irade sağlam devam etmek zorunda ve vatanın, vatandaşımızın güvencesi olmak zorunda. Toplumda da ciddi endişeler mevcut. Geçiş süreciyle birlikte terör örgütü üyelerinin toplumsal uyumu aynı anda ilerlemezse bugün var olan çete, mafya, uyuşturucu bataklığının daha da derinleşerek zarar verme riskinden korkuyorlar. Biz muhalefetin sorumluluğu ise vatandaşlarımızın bu endişelerini, gördüğümüz eksiklikleri ve hukuki sakıncaları etkili bir şekilde yüce Meclisin çatısı altında bu kürsü korumasında dile getirmektir. Türklerle Kürtlerin bu topraklardaki hikâyesi dün başlamadı. Malazgirt'ten Çanakkale'ye aynı devletleri, şehirleri, cepheleri ve medeniyet havzasını paylaştık. Selahattin Eyyubi'nin mirası da farklı toplulukların ortak bir hedef etrafında birleşebileceğini gösterdi bize tarihimizde. Biz birbirine sonradan eklenmiş topluluklar değiliz, yüzyıllar boyunca birbirinin kaderini paylaşmış insanlarız. Kürt vatandaşlarımız bu ülkenin eşit, onurlu ve asli vatandaşlarıdır. Hiçbir terör örgütü onların iradesinin sahibi ya da temsilcisi de değildir. Kalıcı barış bir örgütün taleplerini bütün bir halkın talebi gibi göstermekle değil, eşit vatandaşlığı ve demokratik siyaseti güçlendirmekle kurulabilir ancak. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın ifade ettiği gibi toplumsal meşruiyet ancak şeffaf uygulama, istişare ve Meclis iradesine, dahası devlete güvenle başlar.
10'uncu maddenin birinci fıkrası bu kanun kapsamında verilen görevlerin kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilmesini, ikinci fıkrası ise bu görevleri yerine getiren kişilerin görevleri nedeniyle hukuki, idari ya da cezai sorumluluğunun doğmayacağını söylüyor. Devlet bir insana "Bu görevi yap." diyorsa o insanın yarın "Bu görevi neden yaptın?" sorusuyla karşı karşıya kalmayacağından emin olması gerekir. Aynen askerî liselerde okuyan, hiçbir yeri işgal etmeyen, hiç kimseye silah doğrultmayan ve bugün cezaevlerinde olan binlerce gencimizin, emir erlerinin yaptığı gibi. Gözü yaşlı anaların göz yaşları on yılı devirdi, dinmedi. Sapla samanı, yaşlı kuruyu ayırmak çok zordur bazı durumlarda. İşte, burada çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: Bu güvenceyi kim ve nasıl garanti edecek? Çünkü hukuk devletinde güvence sadece kanun maddesine bir cümle yazmakla geçmez, o cümlenin uygulamada da aynı anlamı taşıması gerekir. Görevini yerine getiren kişi daha sonra başka bir makam, başka bir siyasi iktidar tarafından farklı bir yorumla soruşturma konusu yapılırsa ne olacaktır?
Bir önceki akşam Mecliste yaşadıklarımız bizlerin ve toplumun endişelerini haklı çıkaran, artıran bir hamleydi. Sayın Turhan Çömez'in, bir milletvekilinin Meclis kürsü dokunulmazlığının delinmesi bir milletvekilinin bile Meclis kürsü garantörlüğündeki sözlerinin soruşturma konusu yapılabilmesi keyfî uygulamaların geldiği cüreti gösterdi bizlere.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ELİF ESEN (Devamla) - Üstelik böyle hassas bir dönemde yaşanması umutları, güvenleri toplum açısından zedeleyen, soru işaretlerini zihinlerde artıran bir hamle olmuştur, üzgünüm. İyi dünya örnekleri de açık şartların önemini gösteriyor. Kuzey İrlanda'da IRA'nın silahsızlanması bağımsız bir komisyonca şeffaf şartlarda izlendi, doğrulandı, hızlandırılmış tahliyeler tam ateşkes şartına bağlandı, silah teslimi için tanınan bağışıklık bile yalnızca belirli silah suçlarıyla ve sınırlı süreyle uygulandı.
Değerli milletvekilleri, biz toplumsal barış, huzur umuduyla hukuki kaygılarımızı birlikte taşıyoruz. Yaklaşımımız barış ihtimalini koruyan fakat hukukun sınırlarını da terk etmeyen temkinli bir iyimserliktir. İktidara çağrımız net, yapıcı itirazları dikkate alın, görevini yapanı korurken ağır kusuru, kötü niyeti ve yetki aşımını güvence dışında bırakın, barışı hukukla, kardeşliği eşit vatandaşlıkla, millî birliğimizi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ELİF ESEN (Devamla) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)