| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
SADULLAH ERGİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün, Türkiye açısından son derece önemli bir kanun teklifini görüşüyoruz. Sözlerime başlarken şunun altını çizmek istiyorum: Ekim 2024 tarihinde Sayın Devlet Bahçeli'nin gündeme taşıdığı bu konuya ilk desteği veren DEVA Partisi ve onun Genel Başkanı Sayın Ali Babacan oldu. O günden bugüne kadar bu sürece yapıcı katkı sunmaya devam ediyoruz. Hatırlayınız, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başkanlığında kurulan Komisyona da YENİ YOL Grubu olarak hem üye verdik hem de Komisyon çalışmalarına önemli ve nitelikli katkılar sunduk. Sayın Kurtulmuş'un riyasetinde yapılan çalışmalar hem katılımcı ve uzlaşmacı bir metotla verimli bir çalışma yapmış hem de 86 milyon ülke insanının hissiyatını en geniş şekilde ifade edebilmesine zemin hazırlamıştı. Bu açıdan, örnek bir uzlaşı komisyonu olarak bundan sonra da anılacaktır.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi ise maalesef istihbarat birimleri ile sadece 3 siyasi partinin kendi arasında görüşerek hazırlayıp önümüze getirdiği bir metin. Keşke bu hazırlıkta daha katılımcı ve uzlaşmacı bir çalışma yapılabilseydi. Bu nedenle, teklifin hazırlanış yöntemiyle ilgili eleştirimizi ve usule dair çekincemizi ifade ediyorum. Ancak bu eleştirilerimiz Türkiye'nin bu kadim sorununu çözme irademizi ortadan kaldırmaz, tam tersine, biz bu sorunun çözülmesini güçlü bir şekilde istiyor ve destekliyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hatırlanacağı üzere, Türkiye 2009'da da bir açılım süreci yaşamıştı. 2009'da AK PARTİ tek başına bu süreci gündeme getirdi. O tarihte Cumhuriyet Halk Partisi ve MHP muhalif kaldı. Güvenlik bürokrasisi ve yargı organları zihnen bu sürece hazır değildi, STK ve kamuoyunu etkilemeye dönük özel bir çaba olmadı maalesef, medya desteği zayıftı, yasal altyapının yetersiz olması nedeniyle de 2009 açılım süreci netice alamadı. Daha sonra 2013'te yeni bir süreç başladı. 2013 sürecinde de Parlamentoda AK PARTİ tek başınaydı, CHP ve MHP sürece karşıydı, HDP dışında sürece destek veren bir parti yoktu. Ancak 2013 sürecinde farklı olarak akil insanlar heyetinin çalışması olumlu yansısa da siyasi destek yeterli olmadığı için o girişim de netice alamadı. Bugünümüze geldiğimizde bugün önemli avantajlara sahip bu süreç; Parlamentoda geniş bir siyasi destek var, güvenlik ve yargı bürokrasisinin geçmiş dönemdeki gibi olumsuz bir tutumu yok. Milliyetçi Hareket Partisinin sürecin başat aktörü olması toplumsal muhalefetin daha da genişlemesini önleyen önemli bir faktör oldu. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi de yasal altyapı açısından önceki dönemlere göre olumlu bir imkân sunuyor. Bu nedenlerle, bu dönem önceki dönemlere göre daha müsait bir zemin var. Şartların bu kadar müsait olduğu bir zeminde bu sürecin olumlu bir şekilde sonuçlanması samimi arzumuz. Şayet bu süreçte netice alınabilirse Türkiye bulunduğu coğrafyada daha güvenli ve huzurlu bir ülke konumuna gelecektir. Bu sürecin en güçlü tarafı Türkiye Büyük Millet Meclisinde oluşan destek tablosunun genişliği ile sürece dair yasa altyapısının oluşturulma girişimidir.
Değerli milletvekilleri, bu süreç yalnızca bir siyasi partinin veya bir siyasi ittifakın projesi olarak görülmemelidir. Bu, Türkiye'nin meselesidir, bu 86 milyonun meselesidir. Tüm bu hazırlık ve çalışmalar ülkemizin orta, uzun vadede toplumsal barışını güçlendirmek, iç ve dış güvenlik endişelerini gidermek ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmek için yapılmalıdır. Toplumsal barış sadece silahların susmasıyla elde edilemez, toplumsal barış için Türkiye'nin eksiksiz bir hukuk devleti olması gerekir, toplumsal barış için güven veren bir adalet sisteminin inşa edilmesi gerekir, toplumsal barış için farklı düşünen vatandaşlarımızın kendisini güvende hissetmesi gerekir, toplumsal barış temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olmasını gerektirir. Dolayısıyla keşke bu çalışmayla birlikte toplumun diğer kesimlerinin birikmiş sorunlarına adil çözümler getirecek ve somut adımların atılacağı bir takvim de ortaya konulabilseydi, keşke bu teklifin devamında Türkiye'de hukuk güvenliğini, demokratik standartları, temel hak ve özgürlükleri güçlendirecek adımların yol haritası ve buna dair eylem planları işlemeye başlasaydı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SADULLAH ERGİN (Devamla) - Çünkü kalıcı barış, yalnızca çatışmanın sona ermesiyle değil, insanların adalete ve devlete güven duymasıyla ve aidiyet duygusunun güçlenmesiyle mümkün olur. DEVA Partisinin sürece bakış açısı budur. Beraberce bu coğrafyada daha mutlu, daha özgür, daha huzurlu olabiliriz, birlikte kazanabiliriz. Bu ülke kazanır, insanlık kazanır, Türkiye'nin hasımları kaybeder; isteğimiz budur. Bizler bu sürecin netice alması için olumlu katkı sunmaya devam edeceğiz.
Değerli milletvekilleri, yaşamayı ve yaşatmayı kutsayalım diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)