GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; evet, bugün 10 Ağustos, Sevr'in 106'ncı yıl dönümü. Peki, biz bugün ne yapıyoruz? Bugün ikinci ihanet açılım sürecini başlatıyoruz. Niye ikinci ihanet açılım süreci? Çünkü birincisini 2012 yılında yapmıştınız. O zaman adına demiştiniz ki: "Analar ağlamasın." Hatta biz o zamanlar birçok arkadaşımla beraber Milliyetçi Hareket Partisinde bulunurken karşı çıktığımızda dediniz ki: "Siz anaların ağlamasını mı istiyorsunuz?" Bugün de diyorsunuz ki: "Terörsüz Türkiye" Şimdi aynı şeyi hep birlikte diyorsunuz ki: "Siz terörün bitmesini istemiyor musunuz?" Terörün bitmesini istemeyen herkes vatan hainidir, hepimiz terörün bitmesini isteriz ancak bu yolla değil, teröre teslim olarak değil, teröre taviz vererek değil. Bakınız arkadaşlar, bugün bizim önümüze getirdiğiniz yasada ne var? Şu var: Türkiye sınırları içerisinde 4.043 teröriste af getiriyorsunuz. Bu, yurt dışındakilerle beraber 9 bin terörist ediyor. Peki, bu affı getirirken nasıl yapıyorsunuz, biliyor musunuz? Yani bu hainler pişman olduğu için kendilerine affedildi demek istemiyorlar, af da dilemiyorlar. Siz şunu yapıyorsunuz, aslında tehlikeli bir şey de yapıyorsunuz: On beş yılının altındakilerin beş yıl süreyle infazını erteliyorsunuz, on beş yılın üstündekilerin ise on yıl süreyle infazını erteliyorsunuz. Burada asıl tehlikeli konu nedir, biliyor musunuz? Ertelediğiniz bu infazı ise sadece ve sadece terör suçuyla sınırlandırıyorsunuz. Bakınız, basit bir adli davada dahi hükmün açıklanıp geri bırakılmasında dahi o kişi herhangi bir suç işlediğinde ne yapıyorsunuz? Tecili yakıyorsunuz, suçunu tekrar çekiyor ancak siz bu hain çapulcuları ne yapıyorsunuz? Sadece terör suçlarıyla sınırlıyorsunuz. Peki, ne olacak şimdi? Bu 9 bin hain, bu 9 bin cani; tek bildikleri şey silah kullanmak, cinayet işlemek, hainlik yapmak, adam öldürmek! Yarın ne yapacak bunlar biliyor musunuz? Bunların her biri yarın Türkiye sınırlarında mafyacılık yapacak, vatandaşa çökecek, esnafa çökecek, iş adamımıza çökecek; yarın bu caniler sizin bizim çocuklarımızla aynı restoranda, aynı kafede oturup aynı otobüse, aynı belediye otobüsüne binecek. Peki, bunun caydırıcılığı nerede? Yok. Niye yok? Çünkü sadece terör suçuyla sınırlı tutmuşsunuz. Şimdi, neden korkacak bunlar? Hiçbir şeyden korkmayacak, her biri mafya olacak! Şimdi, arkadaşlar, siz neyi affediyorsunuz? Zaten PKK bitmişti. Hep söylerim, iktidarın yaptığı doğru işlerden bir tanesi, terörle mücadeleyi ülke sınırları dışına taşıyarak Pençe-Kilit Harekâtı ve benzeri harekâtlarla PKK artık bitmişti, YPG, PYD'ye evrilmişti. Siz, biten çapulcu şerefsizleri bugün affediyorsunuz! Arkadaşlar, bakınız, kainatın yaratıcısı, Allahutaala bile diyor ki: "Bana kul hakkıyla gelmeyin çünkü ben ancak bana karşı işlenen günahları affederim." Siz ne yapıyorsunuz? Benim askerimi, polisimi, vatandaşımı katleden, Kürt vatandaşını, Türk vatandaşını, herkesi katleden bu canileri affediyorsunuz. Madem affedeceksiniz, madem af çıkarılacak o zaman şunu yapmanız lazım: Bunun bedelini ödeyen vatandaş, maddi, manevi bunun bedelini ödeyen vatandaş; vatandaşa soracaksınız. Neden korkuyorsunuz? Affedecekse vatandaş affetsin. Allah'ın yapmadığını siz hangi hakla yapıyorsunuz, nasıl cesaret ediyorsunuz buna? (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖMER KARAKAŞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bugün sizlerin önünde iki yol var: Vereceğiniz bu kararla ya torunlarınız sizinle gurur duyacak ya da onları ömür boyu taşıyacakları bir utançla yaşatacaksınız; ya Şeyh Sait ve Seyit Rıza'nın uzantılarını affedeceksiniz ya da Topal Osman'ın, Diyap Ağa'nın, Kâzım Karabekir'in ve Fevzi Çakmak'ın yaptıklarını yapacaksınız; ya Sevr'e boyun eğen Damat Ferit gibi tarihin utanç sayfasında anılacaksınız ya da ihanete karşı dimdik durup "Ya istiklal ya ölüm!" diyerek Millî Mücadele'yi başlatan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları gibi kahraman olarak anılacaksınız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)