GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada sıradan bir kanun teklifini görüşmüyoruz, bugün vereceğimiz kararın sonuçları yalnızca bugünü değil, yarını, bizden sonraki nesilleri de ilgilendirecektir çünkü önümüze getirilen bu çerçeve yasa birkaç maddeden ve birkaç hukuki düzenlemeden ibaret değildir. Bu, bir süreçtir ve Büyük Orta Doğu Projesi vasıtasıyla devletimizin bölünme sürecinin parçasıdır. Bu yasa tasarısı Türkiye üzerinde oynanan bölünme senaryolarının önemli bir kilometre taşıdır. Umarım ne yaptığınızı biliyorsunuzdur. Bu devlet masa başında kurulmadı, bu devletin her karış toprağında şehit kanı var. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş senedi bellidir, devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü bellidir, başkenti, bayrağı, resmî dili bellidir, Türk milletinin egemenlik kaynağı bellidir. Bunlar pazarlık konusu yapılamaz, bunlar müzakere konusu değildir, bunlar herhangi bir siyasi sürecin karşılığında yeniden tarif edilecek meseleler hiç değildir.

Bugün bu yasaya "çerçeve yasa" deniliyor. Peki, soruyorum: Bu sürecin çerçevesini kim çizdi? Bu sürecin başrolünde neden yıllarca bu devlete silah doğrultan bir terör örgütünün elebaşısı var? Bu milletin kaderi ne zamandan beri İmralı'dan gelecek mesajlara göre şekillendiriliyor? Terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ı siyasi bir sürecin merkezine yerleştirmek, ona Türkiye'nin geleceği hakkında söz söyleme zemini açmak vatana ihanetin en bariz örneğidir. Böyle devlet anlayışı olmaz, devlet kendisine silah doğrultana teslim olmaz. Devlet teröristle pazarlık etmez, hukukunu uygular, milletinin güvenliğini sağlar ve egemenliğinden asla taviz vermez. Devletler bir sabah uyandıklarında parçalanmış olmaz çünkü devletler bir gecede de bölünmez. Önce kavramlar değiştirilir, sonra terörist ile siyasetçi arasındaki sınırlar bulanıklaştırılır, sonra "Bir kereden ne olur?" denilir, daha sonra "Bunu da konuşabilmeliyiz." denilir, sonra dün "kırmızı çizgi" denilen şeyler bugün tartışmaya, yarın müzakereye, öbür gün de tavize dönüşür ve bir gün bakarsınız ki mesele terörün bitirilmesi olmaktan çıkmış, cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışıldığı bir noktaya gelmiştir. Biz buna izin vermeyeceğiz. Bu milletin cumhuriyeti bir terör örgütünün taleplerine göre yeniden dizayn edilemez.

Bir başka meseleyi de açıkça ifade etmek zorundayız: Toplumun rızası nerede, millete sordunuz mu? Devletin geleceğini ilgilendiren böylesine büyük bir mesele kapalı kapılar ardındaki temaslarla, milletten ve hatta Meclisten gizlenerek belirsiz mutabakatlarla ve oldubittilerle yürütülemez. Milletin kabul etmediği bir şeyi millete "tarihî fırsat" diye kabul ettiremezsiniz. Silah bırakmak bir pazarlık unsuru değildir. Terör örgütünün silah bırakması zaten hukuk devletinin ve millet iradesinin doğal beklentisidir. Bunun karşılığında cumhuriyetin temel ilkeleri, vatandaşlık anlayışı veya devletin üniter yapısı üzerinde pazarlık yapılamaz. Terörün sona ermesi için teröriste siyasi ödül verilemez.

Sayın milletvekilleri, bugün bu salonda tarihî bir oturum gerçekleştiriyoruz. Yarın çocuklarımız bize "O gün Meclisteydiniz, ne yaptınız?" diye soracaklar; ne diyeceksiniz, vicdanınız sızlamayacak mı? Ben bu cumhuriyetin bir ferdi olarak "Tehlikeyi gördük ama sustuk." demek istemiyorum. Onun için bugün biz susmayacağız, İYİ Parti susmayacak. Buradan iktidar sıralarına sesleniyorum: Günü kurtarmak uğruna devletin yarınını riske atmayın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUSTAFA CİHAN PAÇACI (Devamla) - Siyasi hesaplar uğruna milletin sinir uçlarıyla oynamayın. Terör örgütü ele başlarını bu ülkenin geleceğinin belirleyicilerinden biri hâline getirmeyin. Bu devletin kuruluş felsefesini tartışmaya açmayın. Biz barışa, biz kardeşliğe karşı değiliz fakat kardeşliğin yolu terör örgütünden geçmez, kardeşliğin adresi İmralı değildir. Kardeşliğin teminatı terör örgütü ele başı değil, Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Bu yüzden, bugün burada İYİ Parti olarak yalnızca bir kanun teklifine "hayır" demiyoruz, milletin iradesinin üzerinde başka bir irade kurulmasına "hayır" diyoruz. Yüz yıl önce olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla söylüyoruz. Bu vatan bölünmez, bu millet parçalanmaz. İkinci bir ulus oluşturularak bu devleti bölmek isteyenler, şunu iyi bilsin ki bu devletin adı Türk devletidir, bu milletin adı Türk milletidir, al bayrağımızın adı Türk Bayrağı'dır, bu değerler her zaman ve her zeminde ilelebet böyle kalacaktır.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)