GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

"Terörsüz Türkiye" güzel bir ifade. Evet, Türkiye terörsüz olmalı ama Türkiye, aynı zamanda teröristsiz olmalı, ihanetsiz olmalı ve hainsiz olmalı. Teröre destek olan, terörün arkasında duran, terörden medet uman ve terörle arasına mesafe koyamayan herkesi, bütün yapıları, bütün anlayışları, bütün tutum ve davranışları Gazi Meclisin çatısı altında kınıyorum. "Barış" dünyanın en güzel kavramı. Kimse itiraz etmemeli fakat "barış" kavramını istismar edenleri buradan kınıyorum. Barış ne zaman olur? Devletler arasında olacaksa barış, iki devlet savaştıysa sulh ilan edildiyse o zaman barış olur ve devletler arasında imzalanır. Ancak yıllardır, aylardır bu güzel kavram özellikle seçilerek istismar ediliyor. "Barış" kavramını istismar ederek ihanetin arkasında her kim duruyorsa, her kim bu güzel kavramın arkasına saklanıp hain emellerini hayata geçirmek istiyorsa onları da açıkça bu Gazi Meclisin çatısı altından eleştiriyorum, kınıyorum ve lanetliyorum. Bu güzel ülkede herkesin dostça, kardeşçe, birbiriyle kucaklaşmış şekilde yaşayacağı bir atmosferi temin etmek için, herkesin refah, huzur ve güven içerisinde yaşayacağı bir atmosferi temin etmek için biz İYİ Parti olarak elimizden geleni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.

Sayın AKP yetkilileri, yirmi dört yıl önce iktidara geldiniz. İktidara geldiğiniz zaman bu ülkede terör neredeyse sıfır mesabesindeydi ve sizin iktidarınız döneminde terör yavaş yavaş tırmanmaya başladı. Peki, terörü bitirmek için yirmi dört yıldan beri ne yaptınız? Yani terörü bitirebilmek için mesela hangi demokratik adımları attınız, hangi hukuki adımları attınız, hangi ekonomik adımları attınız, hangi kültürel adımları attınız, hangi istihbari, askerî ve hangi diplomatik adımları attınız? Terörün arkasındaki hain şebekeleri çökertmek için hangi adımları attınız? Ve attıysanız neden başarılı olamadınız? Olamadıysanız bugün sizi hangi şeydir ki bu noktaya getirmiştir terörle pazarlık yapan, terörün karşısında diz çökmüş bir noktaya getiren sebep nedir?

2014 yılında bu Gazi Meclisin çatısı altında bir yasa çıktı. Bu çıkan yasa size, Sayın Cumhurbaşkanına ve Kabine üyelerine, Bakanlar Kuruluna tam bir yetki veriyordu. 2014'ten beri bu yasanın size verdiği yetki ve salahiyeti kullandınız mı? Kullanmadıysanız neden kullanmadınız ve terör neden bu noktaya geldi? Ne diyordu İçişleri Bakanınız? Hâlâ, hâlâ kendisinin resmî "web" sitesinde duruyor. Diyordu ki: "Cumhuriyetin 100'üncü yılında dağlarda bir tek terörist kalmayacak." Bunu sizin İçişleri Bakanınız söyledi. Ne oldu da, ne oldu da "Dağlarda bir tek terörist kalmayacak." diyen İçişleri Bakanının partisi bugün terörle pazarlık yapar ve onunla oturup bir masa etrafında ülkenin kaderiyle ilgili pazarlık yapar hâle gelmiştir? Sayın Erdoğan'ın konuşması burada, bundan iki yıl önce diyordu ki Sayın Erdoğan "Operasyonlar sayesinde PKK'nın ülke içinde eylem yapamaz, sınırlara da yaklaşamaz hâle getirildiğini görüyoruz ve biliyoruz." Buradan sesleniyorum: Ülke içinde eylem yapamayan, sınırlara yaklaşamayan PKK'nın ele başlarıyla, Kandil'deki terör baronlarıyla, onların İmralı'daki uzantılarıyla ve cani başıyla sizi hangi şeydir ki pazarlık masasına oturtturmuştur ve neden onlarla bu noktaya gelmişsinizdir? Neden bir kere çıkıp da biz bu işi beceremedik, yirmi dört yıldan beri biz bu noktada hiçbir adım atmadık, atamadık dediniz. Yine, sizin İçişleri Bakanınız çıktı, dedi ki: "86 tane terörist kalmış, Türkiye'de adım atamıyorlar. Neyini bırakacaklar? Meclise gelirler belki silah bırakacaklarını söylerler, topu topu 86 terörist kalmış, neyini bırakacaklar?" Biz bu ülkenin İçişleri Bakanına güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz? Koskoca İçişleri Bakanınız "86 tane terörist kalmış, neyi bırakacaklar?" demiş ve ardından siz teröristlerle, Kandil'deki terör baronlarıyla bir araya gelmişsiniz ve bu ülkenin istikbali için pazarlık yapar hâle gelmişsiniz.

Ne demişti yine sizin İçişleri Bakanınız hem de Gara şehitlerinin olduğu gün...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Gara şehitlerinin olduğu gün ne demişti? "Murat Karayılan'ı bin parçaya bölmezsem suratıma tükürün, şehitler suratıma tükürsün." Şimdi, "Suratıma tükürün eğer parçalayamazsak bin parçaya." dediğiniz adamla aynı masanın etrafında toplandınız ve pazarlık yapıyorsunuz. Hâlâ bu ifadesi sizin Bakanınızın resmî sayfasında duruyor. Soruyorum şimdi: Sizi bu noktaya ne getirdi? Siz neden bu hâle geldiniz? Ne oldu? Nereden talimat geldi? Niye bu hâle düştünüz? "Yok." dediğiniz terörle nasıl oldu da oturdunuz, pazarlık yapıyorsunuz? Şimdi yola çıkarken "Hiçbir pazarlık yok, kayıtsız şartsız silah bırakacaklar." dediniz ve ondan sonra Kandil'in eteklerinde bir mağaranın önünde bir tiyatro sergilediniz. 30 tane Irak pazarında 10 dolara satılan Keleşleri orada yaktırdınız, "Hadi bakalım, bu iş bitti." dediniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Ve "Bu iş bitti." dediğiniz o seremoniden sonra bu alçaklar otomatik silahlarla basın toplantısı düzenlediler ve size meydan okudular ve meydan okurken de dediler ki "Biz Sevr'i geri getirmek için kurulduk. Biz Lozan'ı ortadan kaldırmak için kurulduk. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmak için, ulus devleti yok etmek için kurulduk." Bunlar bu terör örgütünün sözümona düzenledikleri Kandil'de bir kongreden sonra aldıkları karar ve siz bunlara bir tek kelime laf etmediniz ve geçtiğimiz günlerde Parlamentoya bir önerge getirdiniz sözüm ona teröristlerin bağışlanacağı, affedileceği bu yasa teklifinin görüşülmesi için, işte Sevr'in imzalandığı günü tercih ettiniz. Neden salı günü çalışmıyorsunuz? Neden rutin günlerde çalışmıyorsunuz da bugüne getirdiniz bunu? Çünkü hain terör örgütünün savunduğu şekliyle "Sevr'i geri getireceğiz." diyenlerle aynı masaya oturdunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.

Buyurun.

TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bu bir utanç vesikasıdır, sizin için tarihin kara sayfalarına yazılacak bir utanç günüdür. Böylesine bir ihanet projesinin yasalaşacağı günü özel önerge getirerek getirdiniz, Sevr'in imzalandığı güne ve pazartesiye getirdiniz. Niye pazartesiye getirdiniz? Çünkü Meclis pazartesi günleri canlı yayın yapmıyor. Niye utanıyorsunuz? Niye korkuyorsunuz? Niye burada konuşulanların millet tarafından görülmesini ve bilinmesini istemiyorsunuz? Ama şunu sakın unutmayın: Aziz Türk milleti kimin, neyi, ne zaman, ne amaçla nasıl yaptığını gayet iyi görüyor ve biliyor. Günü geldiğinde hem size sandıkta hesap soracak ve günü geldiğinde tarihin kara sayfalarında bu ihanet projesinin arkasında kim durduysa, kim buna onay verdiyse, kim alkış tuttuysa, kim yanında olduysa, kim destek verdiyse tarihin kara sayfalarında yerini alacaktır.

Saygılar sunuyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)