GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:124
Tarih:09.08.2026

ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Günlerdir, hatta artık bir ayı bulan bir eylemle Güvenpark'ta hak mücadelesi veren Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu Başkanı Gazi Erdem Çerçioğlu'na sorun ve ihtiyaçlarını aktarmak üzere Millî Savunma Komisyonunda sadece üç dakika söz verildi. O üç dakikada söylediği bir cümle aslında yaşadıkları sorunları, ruh hâlini, neden onlarca insanın bu yaz sıcağının zor şartlarında eylem yaptığını ve bu teklifin neden eksik kaldığını çok açık biçimde anlatıyor bizlere. "Bizim parasal hiçbir sorunumuz yok, biz insan yerine konulmak istiyoruz." diyor. 6'ncı maddeyi de bu sözün ışığında değerlendirmemiz gerekir. Bu düzenlemeye göre, vazife malulü er ve erbaşların yeniden muayene isteme hakkı askerlik çağının sona erdiği 41 yaşında bitmeyecek, 55 yaşına kadar devam edecek. Bu değişikliği doğru buluyoruz ancak yine eksik, çok yaşanan bir örnekle açıklamak istiyorum sizlere: Bir patlamanın sesi olay yerinde kalmıyor, yıllar sonra insanın kulağında, uykusunda, omurgasında yaşamaya, eziyet vermeye devam ediyor. Bu insanlar görev sırasında aldıkları yaranın fiziksel ve ruhsal sonuçlarıyla bir ömür boyu yaşıyorlar. İlk muayenede tam olarak görülemeyen işitme kaybı zamanla ilerliyor, omurga ve eklem hasarları ilerleyen yıllarda daha da ağırlaşıyor hatta bazen yaşanan travmanın farklı etkileri yıllar sonra bile ortaya çıkabiliyor. Genç, 20 yaşında, sağlıklı biçimde askere gidiyor, görev sırasında bir patlamada yaralanıyor, ilk raporda o günkü sağlık durumuna göre bir maluliyet derecesi belirleniyor. Aradan yirmi yıl geçmiş, otuz yıl geçmiş, ağrıları artıyor, işitmesi azalıyor, çalışma hayatında kalabilmesi ve günlük hayatını sürdürmesi neredeyse imkânsız hâle geliyor. Böyle bir insana yalnızca 55 yaşını doldurduğu için "Artık seni yeniden muayene edemeyiz." denilebilir mi sayın milletvekilleri? Soruyorum size. Devlet, görev sırasında yaralanmış bir insana böyle bir cevap veremez. Basında bu düzenleme "Yaş sınırı 41'den 55'e çıkarılıyor." diye anlatılıyor. Evet, yeniden muayene hakkı on dört yıl uzatılıyor ve bu birçok insanın var olan hak kaybını önleyecek ancak 54 yaşına gelen ve muayene için başvuran bir kişi 55 yaşını doldurduktan sonra bu başvuru hakkını kaybedecekse, gazi bu haktan yararlanamayacaksa bu nasıl bir hak değerli milletvekilleri? O bir yıl içinde yaranın görevle bağlantısı değişmiyor ya da ortadan kalkmıyor, yalnızca nüfus kağıdındaki yaşı değişiyor. Burada dikkate alınması gereken şey kişinin yaşı değil sağlık durumundaki ağırlaşmanın askerlik hizmetiyle bağlantısıdır. Ve şimdi sizlere yine soruyorum: Bu güvencede 55'e yükseltilmiş olsa da sonrası ne olacak, yaşamayacak mı gazimiz? Yaşayacak hem de muhtemelen sıkıntıları artarak yaşlanacak.

Bir başka çelişki daha var: Teklif sahipleri bu maddeyle er ve erbaşları kamu görevlileriyle aynı yaş sınırına getirdiklerini söylüyorlar; demek ki er ve erbaşlar için emsal alınabiliyor. O hâlde bu eşitlik neden yalnızca yeniden muayene yaşında kuruluyor? Aylıkta, tedavide, protezde, kira yardımında, istihdamda ve diğer özlük haklarında neden aynı emsal uygulanmıyor? Soruyorum sizlere. İşte Güvenpark'taki gaziler haftalardır tam olarak bunu anlatmak istiyorlar. Vatanları için canlarını ortaya koyan bu gaziler, üniformayla görev yapan, aynı mayınla ya da aynı kurşunla yaralanan insanlar Ankara'ya geldiklerinde rütbelerine ve statülerine göre ayrılmak istemiyorlar.

YENİ YOL Grubu olarak ek görüşte belirttiğimiz gibi maddenin uygulanmasına ilişkin önemli belirsizlikler bulunuyor. Bu nedenle 55 yaş sınırı kaldırılmalı, yeniden muayene hakkı hizmete bağlı sağlık durumunda ağırlaşma tespit edildiği sürece kullanılabilmeli, mevcut aylığın yeniden muayene nedeniyle azaltılamayacağı güvence altına alınmalı, sağlık kuruluşu kararına karşı ikinci değerlendirme ve itiraz yolu açıkça düzenlenmelidir. Devletin kendi gazisine karşı sorumluluğunu ömür boyu taşıması gerekmektedir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)