GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:124
Tarih:09.08.2026

UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyetimizin ve vatanımızın asli teminatı olan aziz şehitlerimizi saygıyla minnetle anarak, onların aileleriyle kahraman gazilerimizi şükranla selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Bedenini bu millet için siper eden kahramanlarımızın ve ailelerinin ertelenemez haklarının artık verilmesi gerektiğini haykırmak için karşınızdayım. Şunu net olarak bilinmesini isterim: Şehit yakınları ve gazilerimizin meselesi dönemsel lütuflarla veya geçici çözümlerle geçiştirilecek bir mesele asla değildir, dar siyasi hesaplara veya yüzeysel tedbirlere sıkıştırılamayacak kadar hayati ve millî bir meseledir.

Değerli arkadaşlar, gölge millî savunma bakanımız emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu ve arkadaşlarımız 170'ten fazla il ve ilçede 270'in üzerinde şehit ve gazi derneğiyle görüştü, onların dertlerini, taleplerini birinci ağızdan dinledi. Genel Başkanımız Özgür Özel'in de katılımıyla "Kahramanlara Vefa Çalıştayı" düzenledik ve sonrasında, şehit yakınlarımızın, gazilerimizin ve terörle mücadelede yaralanıp sistemin dışına itilmiş kahramanlarımızın tüm sorunlarını kökten çözecek 18 kanun içeren bütüncül teklif paketimizi Meclise sunduk, tarih Ağustos 2024 idi. Şimdi, Yeni Parti olarak TBMM'de grubumuzu kurar kurmaz bu 18 kanunluk bütüncül teklifi aynen yeniden verdik, hem de ilk kanun teklifimiz olarak. Peki, bu iktidar ne yaptı? Bu önümüze getirdiğiniz eksik, yetersiz teklif hazırlanırken bile tek bir er şehit ailesine, tek bir er gaziye, er, erbaş derneğine sordunuz mu? Hayır. Daha da acısı ise Komisyon görüşmelerinin yapıldığı gün, bu vatan için gözünü kırpmadan ölüme yürümüş şehitlerimizin yakınları ile kahraman gazilerimize milletin Meclisinin, Gazi Meclisin kapılarını kapattınız, içeriye âdeta bir lütufmuş gibi sadece tek bir temsilci alındı, onun da süresi kısılarak sesi bastırıldı. Yine de hatırlayın, ne diyordu şehit aileleri ve gazileri adına konuşan Erdem Çerçioğlu? "Millî Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken hiçbir problem yok; iş, sosyal haklarımızı vermeye geldiğinde bizleri çöp gibi kenara fırlatıyorsunuz. Biz para değil insan yerine konulmak istiyoruz." Değerli arkadaşlar, bu feryada kulak vermelisiniz, hepimiz vermeliyiz. Buradan Güvenpark'ta adalet ve eşitlik nöbetini yirmi sekiz gündür kararlılıkla sürdüren şehit yakınları ve kahraman gazilerimizi selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, AKP böylesine eksik, güdük, sorunu çözmeyen bir teklifle milletin önüne çıkmışken biz Yeni Parti olarak yine yapıcıyız, çözüm üretiyoruz. İşte, Komisyon aşamasında yapıcı önergeler verdik, hepsini ama hepsini gerekçesiz reddettiniz. Şehit anne ve babalarına bağlanan aylığı en azından iki net asgari ücret yapalım dedik, reddettiniz. Başkasının desteği olmadan yaşayamayan malul gazilerimize verilen ek ödemeyi 3 katına çıkaralım dedik, reddettiniz. Vücudunda mermiyle, şarapnelle yaşayan ama 1953 tarihli eski Nizamname yüzünden gazi sayılmayan binlerce kahramanımıza amasız, fakatsız "onur gazisi" unvanı verelim, 15 Temmuz gazilerine verilen hakları, terörle mücadele gazilerimize de tanıyalım dedik; reddettiniz. Elli yıl önce Kıbrıs'ta destan yazan Kıbrıs gazilerimize Kıbrıs Harekâtı Şeref Madalyası verelim dedik, reddettiniz. Er şehit ve er gazilerimizi rütbeli personelin gerisinde bırakan özlük hakkı adaletsizliğini giderelim, emsal maaş verelim dedik; reddettiniz. Evli şehitlerimizin anne babalarına ve muharip gazilerimize TOKİ faizsiz konut kredisi verelim, şehit ve gazi çocuklarımızın hepsine, evlatları arasında ayrım yapmadan kamuda istihdam sağlayalım dedik; reddettiniz. Temel askerlik eğitimini almış, atanamayan uzman çavuşlarımızı ve gazilerimizi Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde okullara güvenlik görevlisi olarak atayalım, hem okulları koruyalım hem istihdam sağlayalım dedik; onu da reddettiniz. Memura verilen seyyanen zammı, şehit ailelerimize ve gazilerimize de yansıtalım, 18 Mart Şehitler Günü'nde, 19 Eylül Gaziler Günü'nde birer maaş ikramiye verelim dedik; reddettiniz. Vukuatlı nüfus kayıt örneğindeki o soğuk "ölü" ibaresini kaldırıp yerine "şehit" veya "şehadet" yazalım dedik, onu bile reddettiniz. Gazilerimiz Ankara Bilkent'teki Gaziler Rehabilitasyon Hastanesine gitmek için 81 ilden yollara düşüyor, protez, ortez çilesi çekiyor, buna, onların kendi illerinde çözüm getirelim dedik; oralı bile olmadınız.

Sayın milletvekilleri, biz, Yeni Parti olarak "-mış" gibi yapan şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin sorunlarını halı altına süren bu anlayışı kabul etmiyoruz. Vatan savunması parçalı olmadığı gibi vatan evlatlarına verilecek haklar da parçalı ve lütuf gibi sunulamaz. Şehitlik ve gazilik, dar bütçe hesaplarına, dostlar alışverişte görsün mantığıyla hazırlanmış pansuman tedbirlere, yama düzenlemelere kurban edilecek bir konu değildir. Şehidimizin emaneti olan annesi, babası, eşi, evladı bizim öz ailemizdir. Bu ülkede huzur içinde oturuyorsak, bu kürsülerde konuşabiliyorsak, bayrağımız gururla dalgalanıyorsa bu, bedenini, canını, uzvunu bu vatan toprağına siper eden kahramanlarımız sayesindedir. Siz bu kanun teklifiyle sorunları çözmüyorsunuz, sorunların üstünü örtüyorsunuz. Muhataplarının yani şehit ve gazi derneklerinin, er, erbaş temsilcilerinin dinlenmediği, muhalefetin yapıcı önergelerinin yok sayıldığı bu teklif son derece eksiktir, yetersizdir, güdüktür. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Güvenpark'taki şehit yakınları ve gazilerimizin haklı eylemine 2 kez katılarak tam destek verdi. Orada da net biçimde söylediği gibi biz, bütün şehit yakınları ve gazilerimiz eşit özlük ve sosyal haklarını alana kadar, "Ben bu düzenlemeden razıyım." diyene kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz. Az sonra, kanunun maddelerini tek tek görüşmeye başlayacağız. Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz: Şehit ve gazilerimiz üzerinden siyasi hesap yapmayı bir kenara bırakın. Bizim sunduğumuz 18 kanun içeren, kapsamlı, bütünleşik teklifimizi esas alalım ya da önümüzdeki teklifi önergelerimizle genişleterek kapsamlı ve hakkaniyetli olacak şekilde düzeltelim. Kahramanlarımızın ve emanetlerinin yüzünü gerçekten güldürecek, Anayasa’nın 61'inci maddesindeki sosyal devlet ilkesini tam anlamıyla hayata geçirecek kanunu hep birlikte bu Meclisten çıkaralım diyoruz.

Sayın milletvekilleri, şehit ailelerimizin ve kahraman gazilerimizin hakkını teslim etmek Gazi Meclis olarak bir görevimizse bir diğer asli görevimiz de Türk Silahlı Kuvvetlerimizi, kahraman Mehmetçik'imizi gereksiz risk ve maceralardan uzak tutmak olmalıdır. Bakın Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Mekke'de bir savunma anlaşması imzaladı ancak içeriğini burada aramızda bilen tek kişi yok. Tek duyduğumuz birine yönelik saldırının 3'üne birden yapılmış sayılacağı. Gerek Suudi Arabistan gerek Pakistan Türkiye için önemlidir. Onlarla da diğer bölge ülkeleriyle de iş birliğinin her alanda, özellikle de savunma sanayisi alanında geliştirilmesi muhakkak ülkemizin yararınadır. Ancak bu anlaşmanın ülkemizi Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bizim hiç tarafı olmadığımız ihtilaflarının, savaşlarının tarafı hâline getirmesi, otomatik askerî yükümlülüğe sürüklemesi ihtimalinin dahi olması fevkalade kaygı vericidir.

Değerli arkadaşlarım, bu 3 ülkenin güvenlik öncelikleri birbirinden çok farklıdır. Mesela Suudi Arabistan'a İran ya da Yemen kaynaklı saldırı olduğunda ki işte gördünüz bugün Yemen'den Suudi Arabistan'a saldırılar oldu. Türkiye bunun tarafı olacak mıdır? Pakistan'ın Afganistan ile, Hindistan ile ihtilaf ve çatışmalarında Türkiye'den ne tür bir yükümlülük, ne tür bir sorumluluk beklenecektir? Bunlar ulusal çıkarlarımız açısından konuşulması gereken hayati sorulardır. Evet, dost ve ortaklarımızın sayısını artıralım ama tek kişilik, maceracı diplomasiyle başka ülkelerin güvenlik sorunlarını kendi güvenlik sorunumuz hâline getirmekten de şiddetle kaçınmalıyız. Kahraman Mehmetçik'imizin asli görevi vatanımızı ve cumhuriyetimizi korumak olmalıdır, uzak diyarlarda macera peşinde koşturulmamalıdır

Bu nedenle -daha önce de ifade etti Grup Başkan Vekilimiz, önceki günlerde- ben de buradan bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum: Mekke Savunma Anlaşması'nın bir an önce bu Meclise getirilmesini ve içerdiği risklerin hesabının milletimiz önünde verilmesini biz Yeni Parti olarak bir kez daha talep ediyoruz.

Bu duygularla yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)