| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 124 |
| Tarih: | 09.08.2026 |
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partili hatibi dinledik. Benim biraz önce de konuşmamda bahsettiğim üzere, on dokuz ay önce, ismini zikrettiğim siyasi partilerin Sayın Genel Başkanları ve parti sözcüleri "terörsüz Türkiye" diye bir süreç başlattılar. "Terörsüz Türkiye" dediğiniz zaman bu ülkede terörün devam etmesini talep edecek hiç kimse yoktur. Terörün bu ülkede, bu topraklarda sökülüp atılması konusunda 86 milyonun tamamı da hemfikirdir. "Terörsüz Türkiye" diye bahsedip, getirip getirip sonunda PKK ve KCK mensubu, kurucusu ve yöneticilerine infaz indirimi ve af getirildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şimdi, dolayısıyla, burada öncelikle, Sayın Çelebi'nin hem bir eski asker olması, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olması hem de bir milletvekili olması sebebiyle hitaplarında bir yalan olduğu iddiasında bulunmam bana da yakışmaz, bu Parlamento açısından hiçbir milletvekiline yakışmaz ama burada iradelerde bir sakatlanma durumu söz konusu çünkü bu insanlara dendi ki "Terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir Türkiye." Bu insanlara "Terör örgütünden bu ülkeye namlu doğrultmuşlara, evlatlarınızı vurmuşlara ya da onları azmettirmişlere infaz indirimiyle bunlara af getireceğiz." denmedi. Dolayısıyla bu bahsettiği açıklamalarla ilgili, sanıyorum, bütün o açıklamaların, bütün o beyanların sahiplerinin ve bütün o derneklerin her bir üyesinin -yönetimlerinin değil- beyanlarını yeniden almak durumundalar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum.
Biraz önce milletvekilimiz ifade etti, 600-700 metre mesafede, insanlar oradalar, onlar da başka bir şey söylüyor Sayın Çelebi, başka bir şey söylüyor ve siz bir Parlamenter olarak, bir eski asker olarak hukuksuzluğun, haksızlığın ne olduğunu yaşayarak yirmi beş yıllık bir iktidarda "Bu ülkenin gazisinin, şehidinin şartlarını daha da iyileştireceğiz." diyemezsiniz. Bugün en iyi şekilde olmak zorunda, dahası yok bunun; canını vermiş, bedenini vermiş; bedenini bırak, içi yaralanmış; daha iyisi olmaz. Büyük devlet, büyük Parlamento bunu çözmek zorundaydı bugüne kadar. O yüzden şimdi burada kimse "Daha da iyisini yapacağız." diyemez.
Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)