| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 124 |
| Tarih: | 09.08.2026 |
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; evet, 1 Ekim 2025 tarihinde başlayan 28'inci Dönem Dördüncü Yasama Yılının artık sonuna geliyoruz, on buçuk aylık bir çalışma dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisinde tamamlanıyor. Peki, ne yapmışız? Bir özeti hak ediyor herhâlde yaptıklarımız, yapamadıklarımız. Kanun tekliflerine baktım, bugüne kadar yani 1 Ekim 2025'ten bu yana AKP 33 kanun teklifi vermiş, bunlardan 29'u kanunlaşmış; diğerleri ise 459 kanun teklifi vermiş, kanunlaşan sıfır. "Diğerleri" parantezine kimleri alıyoruz, bir bakalım: DEM, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, YENİ YOL Partisi, bağımsız milletvekilleri, Hür Dava Partisi, Yeniden Refah Partisi, Emek Partisi, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokratik Bölgeler Partisi ve böylece devam ediyor. Şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunsun bulunmasın tüm siyasal partilerin verdiği 459 kanun teklifinden kanunlaşan bir tane bile yok, AKP Grubunun da 33 tanesinin 29'u kanunlaşmış; biz buraya demokratik Meclis diyoruz, öyle mi? Diyebilirsiniz ki: "Çoğunluk bizde." Çoğunluk başka, çoğulculuk başka. Siz diyorsanız ki: "Her şeyi biz doğru getiririz, muhalefetin getirdiği hiçbir şey doğru değildir." Sokaklar ve millet böyle demiyor çünkü millet diyor ki: "Bizim ihtiyacımız olan kanunlar geçmiyor, orada bürokratik işlemlerle uğraşıyorsunuz." İşte, bu bizim size tuttuğumuz aynadır, sadece bizim değil milletin de size tuttuğu aynadır.
Nasıl getirdiniz kanunları? Bir kanun yapma tekniğine aykırı olan ne varsa aynı yöntemleri sonuna kadar ve tüm ikazlara rağmen kullanarak getirdiniz. Torba kanunların içerisine bütün kanunları doldurdunuz. Türkiye'nin en deneyimli hukukçuları hangi kanunda hangi değişiklik yapıldığını torbaların içine geçerek süzüp onları kendi kanunlarına işleme konusunda çok büyük sıkıntı yaşıyorlar. Kanunları âdeta basılamaz, dijital ortamda özgün olarak halka sunulamaz hâle getirdiniz; bu da sizin başarınızdır.
Peki, biz 28'inci Dönem boyunca yani dört yıl boyunca Anayasa Mahkemesine kaç başvuru yapmışız? 101 başvuru yapmışız. Yani, çıkardığınız 101 kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünerek Anayasa Mahkemesine götürmüşüz. Bunlardan 29'unda AYM ret vermiş, 4'ünda iptal vermiş, 23'ünde kısmi iptal vermiş, 43'ü henüz yanıtlanmamış. Yani görülüyor ki Anayasa Mahkemesi de çıkardığınız her 2 yasadan en azından 1'ine yakınının Anayasa'ya aykırı olduğunu saptamış ve ortaya koymuş. Yasama boyutu böyle.
Peki, Meclisin bir de denetleme işlevi var, değil mi? Denetleme işlevini araştırma önergeleriyle, soru önergeleriyle ortaya koyuyoruz. AKP'nin 2 tane araştırma önergesi var, geride bıraktığımız dönemde. Bunlardan bir tanesi okul saldırısı, bir tanesi de suça sürüklenen çocuklar. Bu ikisini biz, komisyona çevirmişiz çünkü artık öyle büyük bir infial oluşmuş ki toplumda "Bunun da araştırılmaması kabul edilebilir bir şey olmaz, toplum bizi acayip ayıplar." diye zorunda kaldığınız için 2 tane komisyon kurmuşsunuz. Peki, geriye kalan partiler ne yapmış? DEM PARTİ 413, MHP 5, CHP 541, İYİ PARTİ 178, YENİ YOL 58 olmak üzere toplam 1.195 araştırma önergesi vermişiz. Bunlardan kabul edilen var mı? Elbette yok. Sürpriz var mı? Elbette yok. İşte sizin demokrasi karneniz, işte size tuttuğumuz ayna.
Soru önergeleri, başka bir önemli denetleme mekanizması Meclisin. AKP'li 3 milletvekili soru önergesi vermiş. Niye vermiş bilmiyorum; vermişler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Diğerleri, artık yeniden saymıyorum; 12.347 soru önergesi vermiş, süresi içinde yanıtlanan yalnızca yüzde 5; 652 tanesini süresinde yanıtlamışsınız. Henüz hiç cevaplanmayan, süresi geçmiş, geçmemiş, hiç cevaplanmamış; 7.131. Yani yüzde 58'ini hiç yanıtlamamışsınız. Bu nasıl bir bakanlık teşkilatı ki Meclisten gelen soru önergesini cevaplama ihtiyacı duymuyor? Bu nasıl bir Meclis Başkanlığı ki asıl önemli olan bu, dönüp bakanlığa "Sen kimsin ki Meclisten gelen bir soru önergesini yanıtlamama hadsizliğine kendini sahip buluyorsun?" diye soru soramıyor.
Şimdi, fezlekeler var, burada oturuyoruz. Yeni Parti Grubuna ait 91 milletvekiline yasama dönemi içerisinde 282 fezleke gelmiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bu 282 fezlekeden 62'si yalnızca bir tek kişiye; Yeni Partinin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel'e. 62 fezleke! Bu 62 fezlekenin içerisinde ne yapmaya çalıştığınızı biliyoruz, artık siz bunu öyle bir boyuta getirdiniz ki buraya memleketin barışı ve demokrasisi için bir kanun getirdiğinizi iddia ettiğiniz gün Özgür Özel hakkındaki fezlekenin içeriğini cumhuriyet savcısı basın açıklamasıyla duyuruyor. Arkadaşlar bu 1930'lar Almanyası'nda olmadı, kendinize gelin. Bu memleket bir muz cumhuriyeti değil. Bu memleketin kuralları var, anayasal bir düzeni var. Siz yok saysanız da o düzen işlemeye ve kendini tamir ederek varlığını sürdürmeye devam edecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Şimdi, Sayın Turhan Çömez İYİ Partinin Grup Başkan Vekili. Anayasa’nın 83'üncü maddesi burada değil mi, burada. Hepimizin şu sıra kapaklarını açtığımız zaman elinin altında Anayasa var. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Anayasa koyucu bunu o kadar ileriye götürmüş ki haklı olarak "Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca yasama dokunulmazlığıyla ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz." diyor. Burada Sayın Turhan Çömez bir görüşünü, bir ifadesini açığa koyuyor. Beğenirsiniz beğenmezsiniz,
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Beğenirsiniz beğenmezsiniz, doğru bulursunuz bulmazsınız, o Cumhuriyet Başsavcılığının ne haddine ki Anayasa’nın 83'üncü maddesi buradayken bir grup başkan vekili hakkında Meclisteki açıklamalarından dolayı fezleke düzenleyebiliyor. Diyebilirsiniz ki "Yasama ayrı, yürütme ayrı." falan filan, öyle mi? Adalet Bakanınız ve İçişleri Bakanınız daha bu hafta sonu Esenyurt'ta Kaymakamlığı ziyaret etmiş. Sonra nereye ziyarete gitmiş? AKP Esenyurt İlçe Başkanlığına. Biz şimdi bu Adalet Bakanının, HSK Başkanının atadığı Cumhuriyet Başsavcısının yaptığı işin Anayasa'ya aykırı olduğunu söylüyoruz. Ey, bir ayna daha tutuyorum size; bu sizi rahatsız ediyor mu yoksa "Bu bizim partimiz, söylenilen her şey bir kulağımızdan girer, bir kulağımızdan çıkar." mı diyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Arkadaşlar, dün Yozgat'taydım, dün gece Yozgat'ın Saraykent ilçesine gittim. Yozgat bu memleketin yeşil mercimeğinin önemli bir bölümünü üretir -aranızda Yozgat Milletvekili vardır AKP'den- size de böyle, tren dolusu, katar dolusu oy veriyorlar. Yeşil mercimek değil mi, üretiliyor? Türkiye şu anda yeşil mercimeği Hindistan'dan ithal ediyor. Mesela, 2025 yılında, geçen sene 29 bin ton üretim olmuş, 28 bin tonu ithal etmişsiniz. Döneminizin toplamında, başlarken, 2003'te 55 bin ton üretim varmış, 17 bin ton da ithalat varmış; bugün siz bunu 29 bin ton üretime düşürmüşsünüz, ithalatı da 28 bin tona çıkartmışsınız. Bugüne kadar yalnızca yeşil mercimek ithalatına 448 milyon dolar para ödemişsiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Adamlar diyorlar ki; Yozgatlılar, Yozgatlılar: "1'e 5 mercimekte ancak para alabiliyoruz, ancak verim alabiliyoruz. Geçen sene 40 liraya sattığımız yeşil mercimeği bu sene 25 liraya satamıyoruz, Toprak Mahsulleri Ofisi de mercimeğimizi almıyor." Ya, arkadaşlar, Hindistan'dan mercimek alacağınıza Yozgat'taki çiftçinin mercimeğini TMO'yu görevlendirerek niye almıyorsunuz? Orada da mı bir ithalat lobiniz var be kardeşim! Yani bütün bunlar bir grubun kendisine tutulan ayna karşısında utanması ve bir öz eleştiri yapması için yeterli nedendir. Yozgatlılara söz verdim, bir AKP milletvekili Yozgat'tan bunu dile getirmez ama ben yarın Mecliste dile getireceğim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - İzliyorlar bizi, bakalım TMO'ya bir görev verebilecek misiniz?
Evet, bu düşüncelerle ben ekranları başından bizi izleyen aziz halkımızı, milletimizi saygıyla ve büyük bir sevgiyle selamlıyorum.
Teşekkür ederim. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)