GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:124
Tarih:09.08.2026

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Doğrusu, dün görüşmeleri tamamlanan çocuklarla ilgili yasa, bugün gazi ve şehit ailelerimiz, keza yarın gelecek olan ve inşallah başarılı bir şekilde neticelenmesini umduğumuz sürece dair yasa ve son olarak da Sasonlu hemşehrim Aram Tigran hakkında üçer beşer cümle bir şeyler söylemeyi düşünüyordum ama dün akşam saatlerinde yaşadığımız bir gelişme, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünün kürsü masumiyetinin, söz söyleme hakkının tamamen ortadan kaldırılmasına dair kabul edilemez bir durumu işaret ediyor. Dün gece saat 23.41 sıralarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İYİ Parti Grup Başkan Vekili Sayın Turhan Çömez'in bir konuşmasında ifade ettiği birkaç cümle nedeniyle halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan resen soruşturma başlatıldığını duyurmuş oldu. Bu duyuru için de sabahı bekleyememesi, gece 23.41'de Genel Kurul çalışmalarının devam ederken yapılmış olması da Genel Kurulun şahsımanevisine ve buradaki konuşmacılara yönelik açık bir saygısızlık ve tehdit olduğu açıktır. Turhan Bey'in ne deyip demediğine aslında hiç girmeye gerek yok. Yasama dokunulmazlığı, Anayasa'mızın 83'üncü maddesinde düzenlenmiştir: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar." Bu herkes için sağlanmış bir güvencedir ve tarih boyunca korunmuş bir güvencedir.

Kıymetli arkadaşlar, bu kürsü devletin kürsüsü değildir, bu kürsü muktedirin, otoritenin kürsüsü değildir; bu kürsü milletin kürsüsüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalarına göre yeterli bir oyu alan ve buraya gelen her milletvekili bu kürsüde özgürce konuşma hakkına sahiptir. Konuştuklarından dolayı özellikle maddi tazminat boyutuyla hukuki sorumluluğu olabilir ama ceza sorumluluğundan bahsedilemez. Sayın Turhan Çömez'in ne dediğini burada ifade etmenin bile kendi tezimiz açısından bir çelişki ve tutarsızlık oluşturacağını düşünüyorum çünkü ne dediğinin hiçbir önemi yok. Burada konuşulmuş ise bu, kürsü masumiyetine ilişkindir ancak yine de dayanamıyorum, bu yargı devletinin ne hâle geldiğine emsal olsun diye... Sincan Cezaevi'ndeki bir iddiayı buraya taşıyor. Adalet Bakanlığının yapacağı şey, Meclis Başkanlığını ve nöbetçi AK PARTİ Grup Başkan Vekilini aramak ve bilgilendirmek suretiyle Turhan Bey'in kullandığı iddianın doğruluğa aykırı olduğunu ifade etmektir. Başka bir iddia varsa bu devam eder gider ama gece 23.41'de yazılı bir açıklamayla bunun yapılması akla ziyan bir tutumdur. Daha önce biz hep hukuk devletinden bahsettik, maalesef bu özelliklerimizi yitirdik; anayasal devletten bahsettik, bu önceliklerimizi de getirdik. Kanun devleti olmaya razı hâle gelmiştik yani kanunlarda yer alan haklar Anayasa, hukuk, ahlak, vicdan, uluslararası sözleşmelerin altında dahi bir seviyede uygulansın. Son iki yıldır ceza soruşturmalarında kanun devleti olma vasfımızı da yitirdik. Zannediyorum, iki ay önce Sayın Cumhurbaşkanı bir soru üzerine "Biz yargı devletiyiz." dedi, bu kullandığı cümlenin ne anlama geldiğinin ne kadar farkındaydı ben bilmiyorum ama dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yapmış olduğu işlem ve yapmış olduğu açıklama Türkiye'nin anayasal hukuk devleti olma vasfının tamamen ortadan kalkıp yargı devletine dönüştüğünün bir işaretidir. Biz burada birbirimizin sözlerine katılmak zorunda değiliz, çoğu kez de işin doğası gereği aykırı ve farklı fikirleri ifade ediyoruz ama bu fikirlerden dolayı böyle bir soruşturmanın böyle de bir tehdit ya da övünç vesilesi kılınarak yazılı bir duyuru yoluyla yapılmış olmasının hiçbir izahı olamaz.

Sayın Başkan, siz burada Meclis Başkanlığını temsil ediyorsunuz. Dün 23.41'de bu bildiri yayınlandı, şu anda saat 15.08; tam olarak on altı saat geçti. Meclis Başkanlığı, Anayasa’nın bu açık ihlal girişimine ve belki de gerçek bir hukuk devleti olsak Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin bir açıklama yapmış değildir. Lütfen, Sayın Numan Kurtulmuş'a bu görüşmeler devam ederken bu girişim karşısında Meclis Başkanlığının tutumunu sorunuz ve Genel Kurulumuzu bilgilendiriniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, birçok konu var ama ben, burada söz söyleme hürriyetinin olmadığı bir ortamda herhangi bir konunun ifadesinin anlamsız olduğunu düşünüyorum, kalan süremi de bir protesto olarak sessizlikle geçirmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

(Hatibin yerinde susarak beklemesi)

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkanım, özü itibarıyla, sizin ara verip bu konuyu mutlaka netliğe kavuşturmanız gerekiyor.

BAŞKAN - Şu an protesto var biliyorsunuz, bekliyoruz.

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Bundan sonrası için söylüyorum.

BAŞKAN - Süreniz doldu Sayın Ekmen.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Teşekkür ederim.