| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
ALİ FAZIL KASAP (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
"Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir? Bir çocuk belki en büyük bir şeydir." Abdülhak Hamit Tarhan'ın sözü bence çok önemli burada.
Şimdi, çocuklar yalındır -ben bir çocuk hekimi olarak belki milyona yakın çocuk görmüşümdür- onlar hayatı maskelerden uzak, olduğu gibi, gerçek yüzüyle değerlendirirler ve görürler; öyle bir yetenekleri vardır, yalınlıkları vardır ama bizdeki yapılanma şöyle: Bir bataklık var aslında, toplumda bir uçurum var, Jack London'ın kitabı "Uçurum İnsanları"ndaki gibi toplumun en alt kesimini oluşturan bir kesim var, arada uçurum var. En üstte yüzde 10'luk kaymaklı dilim var. Ekonomik şeyler etkiliyor mu? Etkiliyor. Aile ortamı etkiliyor. Siz, 20 bin lira emekli maaşı alan, 29 bin lira asgari ücret alan bir ailede çocuğun nasıl bir yaşam sürdürebileceğini tahmin edebiliyor musunuz? Okul gereken imkânları sağlayabilecek mi? Sosyal medyanın ve televizyonların baskısı, o parıltılı dünya varken, yargılama usulümüz henüz lekelenmeyi ortadan kaldıramamışken... Suça itilme değil suça sürüklenme de dâhil hepsi var. Değer yargılarının erozyona uğradığı bir toplumdayız ve bakın, şu anda Türkiye'de suça sürüklenen çocukların yüzde 36'sı madde bağımlısı ve burada devlet yok, devletin sorumluluğu yok, Millî Eğitim Bakanlığının sorumluluğu yok, Sağlık Bakanlığının yok; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının yükümlülükleri var, yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar. Bakın, Türkiye'de bu ortamlarda suça itilen çocukları, sürüklenen çocukları kurtarmak için, rehabilite etmek için ne gerekiyor? Psikolog gerekiyor, psikiyatrist gerekiyor. Çocuk ve ergen psikiyatristi Türkiye'de 600 kişi var, 100 bin çocuğa 6 psikiyatrist düşüyor ve dünya ortalaması şöyle: Çocuk ve ergen psikiyatrisinde günde bakmaları gereken hasta sayısı 6-7 iken bizde 50, on katı. Siz buradan hangi verimi alacaksınız? Çocuğu hangi şekilde olumlu şekilde yönlendireceksiniz? "Bir okulun yapılması bir hapishanenin kapanması demektir." diyor Victor Hugo. Bizde ise tam tersi, bu okul kapasiteleri, köy okullarının kapatılması, 40 kişilik, 50 kişilik sınıflar, birleştirilmiş sınıflar, rehberlik öğretmenlerinin yeterli düzeyde sayısal olarak olmaması ve koskoca okulda bir rehberlik hocasının bulunması, dışarıda bekleyen, atamayı bekleyen öğretmenler, rehberlikçiler varken siz burada suça itilmeyle ilgili, sürüklenmeyle ilgili önyargıyı ve mevcut durumu nasıl engelleyebileceksiniz? Bakın, psikolojik ve psikiyatrik tedaviye ihtiyacı olan çocukların ulaşması imkânsız. Sayın milletvekilimiz, bir milletvekilimiz, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili de bahsetmişti. Bakın, bir çocuğa siz bir damgayı nasıl vuruyorsunuz biliyor musunuz? Bir psikiyatriste veya hastaneye gittiğinde -epilepsi veya psikiyatrik rahatsızlık, psikolojik- bir ilaç verildiğinde o ilacın bıraktığı leke bile 30-40 yaşına kadar çıkmıyor; sistemden gördükleri anda o çocuk bazı okullara gidemiyor, işe giremiyor, askerî okula gidemiyor, polis olamıyor, güvenlik görevlisi olamıyor, hatta bazıları da ehliyet alamıyor. Bu çocukların suça itilmesiyle ilgili temel olarak çok geniş kapsamlı olan tüm bataklıkları temizlemeden, ekonomik imkânsızlıkları ortadan kaldırmadan, sonuçta, endüstri meslek lisesi gibi bir yere gidemeyen çocukların, okulların rehabilite edilmeden bu kanun teklifinin vermiş olduğu, ön açtığı yerler bence yetersizdir. Çok daha geniş kapsamlı bir kanun ve rehabilite edilmiş bir kanunla gelseydiniz keşke. Ben hep onu söylüyorum bazen, diyorum ki hazırlayabileceğiniz en iyi kanun bu olmamalıydı.
Yine de düzenleme yetersiz olmasına rağmen "evet" diyeceğiz ama burada devletin sorumluluğu çok büyük, kombine bir tedavi ve rehabilitasyon gerekirken bir kanun teklifi yani gelmiş olması için getirilmiş gibi bir algı oluşturuyor.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
En son umutlar ölür diyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)