GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:123
Tarih:08.08.2026

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle şunu baştan ifade etmek istiyorum: Türkiye'de çocuklara dair ciddi olarak çözülmesi gereken meseleler var, çok ciddi bir gençlik meselesi var Türkiye'nin. Türkiye'nin bir gelecek meselesi var. Bugün suça sürüklenen çocuklara dair öneriyi konuşuyoruz. Öncelikle şunu ifade edelim: Bir bebekten bir katil yaratan karanlık söz konusudur bu ülkede. Bugün yeni nesil çetelerin palazlanmasına dair çok ciddi içsel sorunlar da mevcuttur. Bunlar sosyal ve ekonomik sorunlardır aynı zamanda.

Derin yoksulluk gerçeğini eğer algılayamaz inkâr ederseniz işte bu karanlığı beslersiniz. "Okullarda ücretsiz yemek verilsin, buna ihtiyaç var." dendiğinde bunu duymazsanız gene bu karanlığı beslersiniz. Televizyonlarda gösterdiğiniz dizilerle, programlarla çocuklarımızı suça özendirirseniz bu karanlığı beslersiniz. Çocuğu suçtan koruyacak, muhafaza edecek olan ilk zırh, birinci zırh olan aile eğer açlık sınırının altındaysa elbette ki bu karanlığı siz de beslemiş olursunuz.

Tabii, bütün bunların hiçbiri hayatının baharına bile gelememiş çocuklarımızın katledilmesini, katillerin masumlaştırılmasını, faillerin de mağdurmuş gibi sunulmasını ve en nihayetinde cezasızlık algısının pekişmesini de meşru kılmaz.

Arkadaşlar, bu konular çok hassas konular. Ben acılı bir anneye, Yasemin Minguzzi'ye sosyal medyadan yapılan yorumları takip ediyorum, inanın kanım donuyor. Okuduğunuz zaman, gördüğünüz zaman tahammül edemeyeceğiniz yorumlar var. Kimse kusura bakmasın ama Mattia Ahmet Minguzzi'nin katledilmesinden sonra bu konu Türkiye'nin gerçekten tam anlamıyla gündemine oturdu ve Yasemin Minguzzi'nin çabası da bunda çok ama çok etkili oldu. Hepimiz bunu, bu gerçeği kabul etmek durumundayız. Devlet bu konuda çözüm odaklı olmazsa büyük bir tehlikedir bu, vatandaş da gider o zaman çözümü alternatif başka yerlerde aramaya kalkar.

Bu sebeple, en büyük görevi devlete ve iktidara düşmektedir. Mattia Ahmet hayatının baharına varamadan maalesef onu kaybettik ama başka Mattia Ahmetler olmasın diye verilen çabaya da herkes saygı duymak zorundadır. Aileler şunu söylüyor, diyorlar ki: "Ben üzerine titrediğim, yetiştirdiğim evladımı kurban vermek istemiyorum." Daha da önemlisi, haklı olarak diyorlar ki: "Faillerin âdeta mağdur gibi meşrulaştırılmasını da istemiyorum." Hakan Çakır'ın, Atlas Çağlayan'ın, Mattia Ahmet'in, Berkay Melikoğlu'nun aileleri de elbette ki istemezdi. Bu sebeple konuya dair ciddi önlemler şart. En başta cezasızlık algısıyla mücadele şart. Öyle sekiz dokuz suç kaydınız bulunacak, sonra da kalkıp diyeceksiniz ki: "Benim çocuğum aslında mağdur." Böyle bir dünya yok arkadaşlar. Yani ,sekiz dokuz kaydı olacak, defalarca suç işlemiş olacak, artık suç makinesi hâline gelmiş olacak, sonra da "Benim çocuğum mağdur." edebiyatı yapacaksınız. Bu, kabul edilebilir bir durum değil. Bu sebeple, aslında sorunları daha geniş çerçeveden konuşmamız lazım.

Evet, bir çocuktan bir katil yaratan şartlarla elbette ki en güçlü şekilde mücadele edelim. Maalesef, bu suçlarda cinayet sadece bir sonuç; öncesinde uyuşturucu var, sanal bahis var, şiddet var yani bir suç ekosistemi var. Ancak bütün bunlar failleri meşrulaştırmak, korumak için de kullanılmasın, kimsenin de bunu kullanmaya hakkı yok. Artık meşrulaştırmayı geçtim, mağdur ilan edilecek hâle getirdiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (Devamla) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Sayın Kavuncu, bitirin lütfen.

Bundan sonra konuşmacılara ek süre vermeyeceğim, herkesin bilgisi olsun.

Buyurun.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

İddia edilen mağdurların cezaevindeki fotoğraflarını da çok net olarak görüyoruz; hiçbir pişmanlık yok, hiçbir ıslah belirtisi yok. "Tersine cezaevinden çıkayım ve istediğim suçu bir nişan gibi göğsümde taşıyayım." gibi bir tavır var.

Bu ülkede mağdurların değil, faillerin önceliklendirildiği çok ilginç bir süreçten geçiyoruz. Katledilen çocukların değil, suç kayıtlarıyla gurur duyan failler âdeta önceliklendirilir hâle getirildi.

Ve her şeyden önce bir vicdan ve adalet meselesidir bu; Allah hiç kimseyi, hiçbirimizi evlat acısıyla sınamasın diyoruz.

Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)