GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:123
Tarih:08.08.2026

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Değerli milletvekilleri, bugün sizlere Aydın'da bir esnafın bana verdiği bu kilidin hikâyesini anlatacağım. Bu kilit bana kilitlenen kepenkleri ve tükenen umutları bu kürsüde anlatmam için verildi çünkü artık Türkiye'de esnafın önündeki en büyük engel piyasa değil, devletin koyduğu engellerdir. Ben bu kürsüye masa başında yazılmış rakamlarla değil, Aydın'ın çarsısından geliyorum, Söke'nin esnafından, Nazilli'nin çiftçisinden, Köşk'ün sanayicisinden her dükkânda aynı cümle, her kahvehanede aynı dert: "Borçluyuz, çark dönmüyor, krediye ulaşamıyoruz." İşte, Türkiye'nin acı özeti bu. Borç yükü altında ezilen ve borcunu çeviremeyen insanlar.

Sayın milletvekilleri, burada birkaç esnafın derdini değil, üretimin nefesini kesen yanlış ekonomi anlayışını konuşuyorum. İktidar çıkıyor "Esnafımıza destek oluyoruz." diyor, "Hazine destekli kredilerin faizini yüzde 20'ye indirdik." diyor. Peki, soruyorum: Devlet kredi verirken yüzde 20, kendi alacağını tahsil ederkense yüzde 29 uyguluyor. Bu nasıl bir ekonomik yöntemdir? Devlet vatandaşını ayağa kaldırmak için vardır, vatandaşından faiz geliri elde etmek için değil.

Bakınız, şu fotoğrafta sahadan gelen gerçek bir ödeme planı var. Yaklaşık 200 bin lira borcu olan, SGK ve BAĞ-KUR borcu olan bir vatandaşın zamlarla, yapılandırmayla ve taksitlerle kaç lira oluyor biliyor musunuz bu 200 bin liralık borcu? 800 bin lira oluyor. Yahu, vatandaş zaten 200 bin lirayı ödeyecek olsa öderdi. Ya, 200 bin lira nasıl 800 bin lira olur? Ya, tefecilik mi yapıyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar? Şimdi, esnaf borcundan kaçmıyor. Borcu ödeyebilir ama borç ödenebilir olmalı.

Sayın milletvekilleri, yetmiş iki aya kadar uzayan ödeme planlarında esnaf artık anaparayı değil, faiz yükünü konuşuyor. Bir taraftan SGK borcu, diğer tarafta krediye ulaşma mücadelesi, ortada sıkışıp kalan ise sabah dükkânını açıp akşam evine ekmek götürmeye çalışan esnaf oluyor.

Çiftçinin durumu da farklı değil. Mazotu, gübreyi, ilacı borçla alıyor. Hasat geliyor, borç bitmiyor. Üretmeye devam etmek için kredi arıyor ama borç yükü kredinin önünde önemli bir engel oluyor. İşte, üreticinin nefesini kesen anlayışsa budur.

Sayın milletvekilleri, esnafımızın istediği aslında çok basit. Borcunu ödeyebileceği bir yol açın, "Beni faiz altında ezmeyin." diyor. Buradan iktidara çağrımız şudur: BAĞ-KUR ve SGK prim borçlarında uygulanan yıllık yüzde 29 tecil faizini yeniden değerlendirip yeniden gözden geçirmeniz gerekiyor çünkü vatandaşa bu çok ağır geliyor.

Esnaf Kefalet Kooperatiflerinde sağladığınız uygun finansman anlayışını BAĞ-KUR ve SGK borçlarının tecil ve taksitlendirilmesinde de yansıtmanız gerekiyor. Esnaf borcunu ödesin, kredisine ulaşsın, dükkânını kapatmasın; çiftçi üretmeye devam etsin çünkü esnaf kaybederse şehirler kaybeder, çiftçi kaybederse sofralar kaybeder, üretici kaybederse Türkiye kaybeder.

Gelin, hep birlikte çiftçimize, esnafımıza destek olalım; tüm Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)