GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:123
Tarih:08.08.2026

CHP GRUBU ADINA ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım stratejik bir alan, millî güvenlik kadar da önemli. Verilerle baktığımız zaman tarımda çalışan sayısı 2002 yılında nüfusumuz 69 milyon iken 7 milyon 400 bin kişiydi, 2025 yılında nüfusumuz 86 milyon kişi oldu, tarımda çalışan ise 4 milyon 560 bin kişi; buradan baktığımızda yüzde 10,7'lik oranın yüzde 5,23'e gerilediğini görüyoruz. Bunun yanı sıra ziraat odalarında kayıtlı olan üye sayısı 5 milyon civarında, ÇKS dediğimiz Çiftçi Kayıt Sistemi'ne dâhil olan çiftçi sayısı da 2 milyon 300 bin civarında. Bunun yanı sıra sigortalı işçi ve çiftçi sayısı da on yedi yılda önemli ölçüde gerilemiş. 2009 yılında 1 milyon 14 bin olan sigortalı çiftçi sayımız şu anda 562 bin 120'ye düşmüş durumda. Bu durumda veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanda, üretende bir gerileme var. Bunlar neden oluyor? Çiftçilik kişi başı yapılan bir iş. Üretici, çiftçi kazanırsa işini sürdürüyor, kazanamazsa büyük kentlere gelip orada daha zor koşullarda maaşla çalışmak için iş arıyor. Girdi maliyetleri yüksek, ürettiği ürünü pazarlamada sorunu var, kendisine sağlanan destekler yetersiz, bunun yanı sıra da ürettiği üründen kendisi para kazanamazken aracının, ithalatçının para kazandığını görünce doğal olarak kırgınlıklar da yaşıyor. Diyor ki: "Ben bir yılda ürünü üretiyorum, benden alıp giden para kazanıyor, ben kazanamıyor." Bugün fındığın fiyatı açıklandı, alım fiyatı düşük, çayda fiyat düşük, buğdayda fiyat düşük. Düşük alım fiyat politikasıyla oluşturulan sonuç da o üretimi yapanların o işten uzaklaşmasını getiriyor. E, Türkiye bir de ithalatçı bir anlayışla yönetiliyor. Tarım politikalarıyla üreticiyi, çiftçiyi, besiciyi desteklemek yerine çözüm ithalatta aranıyor. Görünürde rafta ürün var- gerçi vatandaşın alım gücü düşük olduğu için de istediği her ürünü alamıyor- cepteki para raftaki ürünü almaya yetmediği için dolaylı bir kıtlık da gerçekleşiyor. Ette, sütte, meyvede, sebzede vatandaşın alım gücü bunu almaya yetmiyor ama üreten de ürettiği ürün tarlada kaldığı için ikinci yıl desen değiştiriyor. Ürün deseni değiştirince ürün az oluyor. Bu kere de raftaki ürünün fiyatı farklılaşıyor. Doğru bir tarım politikasının temeli; üretim planlaması, üreticinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, subvanse desteklerinin verilmesi, mazotta ÖTV'nin, KDV'nin kaldırılması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrasını doğru planlayarak hem üretenin zarar etmeyeceği hem tüketenin uygun fiyatla ürün alabileceği bir sistemin oluşturulması gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları döneminde planlamadan çok söz edilmezken son yıllarda planlamadan söz edilmeye başlandı ama buna rağmen hâlâ patatesi, soğanı yönetemez noktada olan bir tarım politikası var. Bu süreç eğer bu şekilde götürülürse, yaş ortalaması 58 olan çiftçilerimiz de bu işten soğur, kenara çekilirse ileriki süreçte gıdada yaşanabilecek sorunlar daha da katlayacaktır. Bunun temelinde kamucu bir anlayışla, planlamayı da öne alan ve bununla ilgili sorunları tüm kesimleri kapsayacak bir çalışmayla çözen anlayışa ihtiyaç var diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)